TAVŞANLIYA GÜZELLEME

TAVŞANLIYA GÜZELLEME
  Esma CANIAZ - EĞİTİMCİ -
  5 Ekim 2021 Salı
YAZAR'A AİT DİĞER YAZILAR
ARİF AĞA CAMİİ
27 Ekim 2022 Perşembe
Tavşanlı'nın Mana Sultanları
17 Eylül 2022 Cumartesi
Utanmak
22 Ağustos 2022 Pazartesi
OKUMA ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANILIR
13 Ağustos 2022 Cumartesi
Atasözlerimiz
30 Temmuz 2022 Cumartesi
Gönül Sohbetleri
10 Mayıs 2022 Salı
HOCANIN EMEKLİSİ OLMAZ
14 Nisan 2022 Perşembe
ARKADAŞLIK
17 Aralık 2021 Cuma
İnsan ve Zaman
14 Aralık 2021 Salı
ATALAR MİRASI
7 Aralık 2021 Salı
ÖĞRETMENLİK PEYGAMBER MESLEĞİDİR
24 Kasım 2021 Çarşamba
TAVŞANLIDA TARİH
18 Kasım 2021 Perşembe
Gönülden Gönüle
26 Ekim 2021 Salı
OKULLAR AÇILIRKEN
22 Eylül 2021 Çarşamba
LEVHALARIMIZ
16 Eylül 2021 Perşembe
TELEFON KULLANMAZSANIZ NOBEL ÖDÜLÜ ALABİLRSİNİZ
11 Ağustos 2021 Çarşamba
KİTAPLARIMIZ
3 Ağustos 2021 Salı
TAVŞANLILI GENÇLERE MEKTUP
7 Temmuz 2021 Çarşamba
TARİH TOHUMDUR, TOHUMLAR ÖLMEZ
29 Haziran 2021 Salı
LEVHALARIMIZ
13 Haziran 2021 Pazar
Anneler ve Çocukları
10 Haziran 2021 Perşembe
ÇOCUKLARA EVİ SEVDİRELİM
26 Mayıs 2021 Çarşamba
TAVŞANLI`YA GÜZELLEME
19 Mayıs 2021 Çarşamba
HER GECEYİ KADİR HER GELENİ HIZIR BELLE
27 Nisan 2021 Salı
EL ELE EL HAKK’A
8 Nisan 2021 Perşembe
MİLLİ İFTİHARLARIMIZ
2 Nisan 2021 Cuma
DEDE KORKUT KİTABI
19 Ekim 2020 Pazartesi
HAYAL GÜCÜ
13 Ekim 2020 Salı
ÖLÜMSÜZ SULTANLAR
1 Ekim 2020 Perşembe
TARİHTE TÜRKLER
25 Eylül 2020 Cuma
VAKİT DAR OLSA GEREK
21 Eylül 2020 Pazartesi
ŞARKILAR SENİ SÖYLER
14 Eylül 2020 Pazartesi
TAVŞANLI ORTAOKULU (1957-1960’lı yıllarda)
11 Eylül 2020 Cuma
Gönülden Gönüle
5 Eylül 2020 Cumartesi
Eğitim Üzerine
1 Eylül 2020 Salı
KENDİNE YARDIM
25 Ağustos 2020 Salı
Gönülden Gönüle
18 Ağustos 2020 Salı
Öğretmen ve Kültür
18 Ağustos 2020 Salı
Ya Hayır Söyle ,Ya sus
18 Ağustos 2020 Salı
Güzele Bakmak
18 Ağustos 2020 Salı
KALABALIK - MİLLET
18 Ağustos 2020 Salı
Bayram Etmek
18 Ağustos 2020 Salı
Gönülden Gönüle Hayat Başarısı
18 Ağustos 2020 Salı
Gönülden Gönüle -1
18 Ağustos 2020 Salı
Müfide İskit Hanımefendi
18 Ağustos 2010 Çarşamba

Tavşanlı’ya gelen ya eğlenir de kalır ya evlenir de kalır, derlermiş. Bu tabiri bilmiyordum yeni öğrendim. Mülayim suyundan içenler Tavşanlı’dan ayrılamaz denildiğini hatırlıyorum. Neticede gelen kalıyormuş, dedim. Demek ki Tavşanlı’dan bir memnuniyet söz konusu. İlçemize gelen rahat ediyor, dersek yanlış bir hüküm vermiş olmayız. Gerçekten Tavşanlı büyük şehrin sıkıntılarını küçük şehrin mahrumiyetlerini yaşatmaz. Büyük merkezlerdeki trafik sorunu, hayat pahalılığı, kaybolmuşluk duygusu ilçemizde yaşanmaz. Ayrıca çarşıda pazarda aradığınızı rahatlıkla bulursunuz.Esnafımız hangi dalda çalışıyorsa sektörü iyi takip eder en son ürünleri vitrinlerde hemen görme şansımız vardır. Tavşanlı’da eskiler derler ki: “ Bir yerin ab u havası hoş ise / Oranın insanları da iyi huylu olur. Tavşanlı’mızın havası da mutedildir. İnsanımız- Mülayim Dede torunları olarak-mülayim- meşreptir. Halkımızın kapısı, sofrası, gönlü açıktır. Misafirlerimizi bırakmak istemez” akşam edelim” diye ısrar ederiz. İzmirli bir öğretmen arkadaşım bu , “akşam edelim” arzusuna önce anlam verememiş akşam yemeğine davet edildiğini anlayınca büyük şaşkınlık yaşadığını anlatmıştı. Zannederim bizim yöremize ait bir incelikti bu tavır. “Allah ne verdiyse” diye buyur eder ama misafirimize imkanlar çerçevesinde bir sofra donatırız.

Germiyan konaklarının ihtişamından Tavşanlı da nasibini almıştır. Zengin merasim kıyafeti şalvarlarımız, dillere destan düğünlerimiz görülmeye değerdir.

Rahmetli Babam: “Tavşanlı’yı kuranlar akıllı insanlarmış. Yer seçimi ne kadar isabetli yapılmış. Deprem, sel gibi felaketler yakın çevremizde büyük yıkımlara yol açarken Tavşanlı bu gibi afetlerle karşılaşmaz” derdi.

Halkımız üsluplu bir toplumdur. “Haziran, hazırlan” demektir denir. Kış hazırlıkları ihmal edilmez. Yazın balkon ve pencerelerde ne kadar çok biber kurutulur. Gazel tarhana, güzel tarhana” denir. Sonbaharda tarhana kokusu boydan boya sokakları kaplar. 1970’li yıllarda Regaip kandillerinde buram buram gözleme kokladığımız gibi. Hele Ramazan ayı orta temcitleri, teravih namazları, susamlı helvaları, sakal-ı şerif ziyaretleriyle doya doya yaşanır Tavşanlımızda.

İyiliksever halkımızın bu özelliği de “hayırcı” kelimesinde görülür. Şehrimizde yardıma muhtaç olup kapımızı çalan, bize el açan insanlara “hayırcı” deriz. Hayırcı, hayrı iş edinen hayır alıp hayır satan kişidir. Bu isimlendirme Tavşanlı’ya mı özgüdür, başka yerlerde de kullanılır mı bilmiyorum. Hayırcı adının insanları hayra teşvik eden güzel bir isimlendirme olduğu muhakkak.

Görmüş geçirmiş halkımızın daha nice güzellikler gizlediğini biliyoruz. Sultan Velet “Cennet Kütahya’nın ya altında ya üstündedir” buyurur. Bu sözden Tavşanlı’da nasibini almıştır, dersek yanılmış olmayız.

Arşivden : 4.04.2014 



Paylaş: 

Okur Yorumları

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz