TAVŞANLIDA TARİH

TAVŞANLIDA TARİH
  Esma CANIAZ - EĞİTİMCİ -
  18 Kasım 2021 Perşembe
YAZAR'A AİT DİĞER YAZILAR
Tavşanlı'nın Mana Sultanları
17 Eylül 2022 Cumartesi
Utanmak
22 Ağustos 2022 Pazartesi
OKUMA ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANILIR
13 Ağustos 2022 Cumartesi
Atasözlerimiz
30 Temmuz 2022 Cumartesi
Gönül Sohbetleri
10 Mayıs 2022 Salı
HOCANIN EMEKLİSİ OLMAZ
14 Nisan 2022 Perşembe
ARKADAŞLIK
17 Aralık 2021 Cuma
İnsan ve Zaman
14 Aralık 2021 Salı
ATALAR MİRASI
7 Aralık 2021 Salı
ÖĞRETMENLİK PEYGAMBER MESLEĞİDİR
24 Kasım 2021 Çarşamba
Gönülden Gönüle
26 Ekim 2021 Salı
TAVŞANLIYA GÜZELLEME
5 Ekim 2021 Salı
OKULLAR AÇILIRKEN
22 Eylül 2021 Çarşamba
LEVHALARIMIZ
16 Eylül 2021 Perşembe
TELEFON KULLANMAZSANIZ NOBEL ÖDÜLÜ ALABİLRSİNİZ
11 Ağustos 2021 Çarşamba
KİTAPLARIMIZ
3 Ağustos 2021 Salı
TAVŞANLILI GENÇLERE MEKTUP
7 Temmuz 2021 Çarşamba
TARİH TOHUMDUR, TOHUMLAR ÖLMEZ
29 Haziran 2021 Salı
LEVHALARIMIZ
13 Haziran 2021 Pazar
Anneler ve Çocukları
10 Haziran 2021 Perşembe
ÇOCUKLARA EVİ SEVDİRELİM
26 Mayıs 2021 Çarşamba
TAVŞANLI`YA GÜZELLEME
19 Mayıs 2021 Çarşamba
HER GECEYİ KADİR HER GELENİ HIZIR BELLE
27 Nisan 2021 Salı
EL ELE EL HAKK’A
8 Nisan 2021 Perşembe
MİLLİ İFTİHARLARIMIZ
2 Nisan 2021 Cuma
DEDE KORKUT KİTABI
19 Ekim 2020 Pazartesi
HAYAL GÜCÜ
13 Ekim 2020 Salı
ÖLÜMSÜZ SULTANLAR
1 Ekim 2020 Perşembe
TARİHTE TÜRKLER
25 Eylül 2020 Cuma
VAKİT DAR OLSA GEREK
21 Eylül 2020 Pazartesi
ŞARKILAR SENİ SÖYLER
14 Eylül 2020 Pazartesi
TAVŞANLI ORTAOKULU (1957-1960’lı yıllarda)
11 Eylül 2020 Cuma
Gönülden Gönüle
5 Eylül 2020 Cumartesi
Eğitim Üzerine
1 Eylül 2020 Salı
KENDİNE YARDIM
25 Ağustos 2020 Salı
Gönülden Gönüle
18 Ağustos 2020 Salı
Öğretmen ve Kültür
18 Ağustos 2020 Salı
Ya Hayır Söyle ,Ya sus
18 Ağustos 2020 Salı
Güzele Bakmak
18 Ağustos 2020 Salı
KALABALIK - MİLLET
18 Ağustos 2020 Salı
Bayram Etmek
18 Ağustos 2020 Salı
Gönülden Gönüle Hayat Başarısı
18 Ağustos 2020 Salı
Gönülden Gönüle -1
18 Ağustos 2020 Salı
Müfide İskit Hanımefendi
18 Ağustos 2010 Çarşamba

Bütün cisimler üç boyutlu insan ise dört boyutludur.Dördüncü boyutu geçmişidir.Bu hikmetli söz insan için olduğu gibi şehirler ve milletler için de doğrudur.

Ben şu andaün hayalen Tavşanlı sokaklarını dolaşıyorum ve arıyorum bizim tarihi bir hatıra olarak geçmişten sakladığımız ne kalmıştır ? Camilerimiz ve türbelerimizden başka asar-ı atika “ eski eser “ diye tanımlanan evlerimiz dışında çocuklarımıza tanıtacak , ilçemize gelen misafirlerimizi gezdirecek onlar gururla gösterecek eser bulamıyorum.Oysa Tavşanlı çok eski bir yerleşim yeridir.Çardaklı köyü cıvarında milattan önceki döneme ait batmış bir şehrin kalıntıları hep anlatılır.

Bugün için elimizde kalan en önemli mirasımız eski evler . Ne yazık ki onlar da yıkılmaya terk edilmiş gibi .. Ayakta kalanlara sahip çıkmak için akılları birleştirmeli onları yarınlara taşımalıyız.Kütahya da  Germiyan sokak ,Eskişehir Odunpazarı evlerinde görüldüğü gibi bir sokak ele alınabilir.O evler bugünün ihtiyaçlarına göre dizayn edilerek kullanıma da açılabilir.Geniş avluları , fırınları , çamaşır taşları bahçeleri ile içine girince insanı ferahlatan evlerimiz.Biliriz geniş ev mutluluk nedenidir.Geniş salonların etrafına dizilen odalar .. o odaların her biri bir ailenin bütün ihtiyaçları düşünülerek inşa edilmiştir.Yüksek tavanları ,ocak başları , banyoları , dolapları , yüklükleri , çiçekleri , musandıraları ,sedirleri ile her ihtiyacımıza cevap vermeye hazırdır.Varlıklı ailelerin evleri ise evden çok konak diye anılabilir.Bu konaklar başlıbaşına bir müzedir.Havuzları,şadırvanları,çok geniş bahçeleri fırınları,eşmelerı,çamaşirhaneleri,samanlıkları,ahırları,kümeslerıle o konaklar Tavşanlının ziynetıdır

 Tavan süslemeleriyle sanat eserı diye tanımlanabılecek  evler hatırlıyorum Bugün o evler  ne durumdadır ,bılemıyorum . Yaşayanın mevcudun  elde kalabıldığı kadariyla  eldekının kıymetını bılmek lazım.

Istanbul Tıp Fakültesi  eski hocalarından  Merhum Ord. Prof. Süheyl Ünver Beyle  Ulucami önünden Uzun Çarşıya inerken yürüdüğümüz osokağa hayran kaldıklarını  hatırlıyorum Herhalde bugün o çarşıda  40 yıl öncekı varlığını koruyan bir dükkan bıle kalmadı Elbette zaman ıçınde bir değişım yaşanaçak  ama değişirken korunması gerekenler üzerinde  hassasiyetle durmalıyız.

Bız maalesef tarihi yapıları korumaktan çok yıkıp yenisini yapmayı tercih ediyoruz . Atalarımızın bize yadıgar olarak bıraktıkları eserlerı  yaşatmak , gerekiyorsa tamir ettirmek  bizden sonrakı  nesillere aktarmak  boynumuza borçtur Batı dünyasının  tarıhı dokuyu korumadakı tıtızlığını düşünelım    Bu konuda güzel bır örnek olan Boyacılar Konağındakı  restarasyonun  diğer evlerımıze de örnek olmasını diliyoruz

Bugünün şehırlerı bırbırıne benzeyen apartıman yığınlarından ibarettır.Her şey taklit ve ruhsuzdur Yenı mimari eskiden kalma binlerce eserı  yok ettiği gibi  kalanları da boğmuştur

Eğri büğrü dar sokakların , çıkmaz sokakların, sokak çeşmelerinin , anıt ağaçların  üzerine titreyelim  ve unutmayalım ki  şehirlerimizin imar ve ihyasile gönüllerin imar ihyası arasında sıkı bır bağ vardır.


Paylaş: 

Okur Yorumları

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz