MUTLULUK NE PARADA NE HAVADA

MUTLULUK NE PARADA NE HAVADA
  F. Selma KOCABAŞ AYDIN
  29 Eylül 2022 Perşembe
YAZAR'A AİT DİĞER YAZILAR
Mehmet'e Yetişemiyoruz
28 Eylül 2022 Çarşamba
Hayat Seçimlerle Kolaylaşır
21 Eylül 2022 Çarşamba
KÜTAHYA'DA KOBİFİN DESTEĞİNİ KAÇIRDI
26 Temmuz 2022 Salı
Kardeş macaristanla iş birliği gelişecek mi?
19 Mayıs 2022 Perşembe
GURURLU MAHSUN BİR ANA: KÜTAHYA
11 Nisan 2022 Pazartesi
Okullarda Öğretilmeyen Dönüm Noktaları
24 Ocak 2022 Pazartesi
2022’ye Merhaba
31 Aralık 2021 Cuma
SİYASETİ BUGÜNE BIRAKTIM
30 Eylül 2021 Perşembe
“POLİTİKA” VE “MUHALEFET” İ BIRAKALIM
28 Eylül 2021 Salı
Kütahya’nın Neyi Fazla?
29 Temmuz 2021 Perşembe
Kuruluşun Toprağı Devlet Eliyle Canlanacak
20 Mayıs 2021 Perşembe
Çiftçinin Gözü Toprakta, Dünyanın Gözü Gıdada
8 Mart 2021 Pazartesi
YALANCI ÇOBAN HİKAYESİNİ YENİDEN CANLANDIRALIM
12 Şubat 2021 Cuma
Kütahya Yeni Kıtlığa Susuzluğa Hazır mı?
28 Ocak 2021 Perşembe
Biden Değişti mi?
19 Ocak 2021 Salı
Kurulusun ve Kurtulusun topragi olmak kolay degil.
30 Ekim 2020 Cuma
Simdi Farabi`yi Tanima Zamani
28 Ekim 2020 Çarşamba
Kütahya Tarimi Nasil Gelisebilir ?
20 Ekim 2020 Salı
Ciftci Kadinlarimizin Herbiri SÜPERKADiN dır
17 Ekim 2020 Cumartesi
Kütahya’da FAO Uygulamali ciftci Okulu Acacak
13 Ekim 2020 Salı
DİJİTALLEŞEN YAŞAMDA KÜTAHYA NE YAPACAK?
5 Ekim 2020 Pazartesi
Dünyada Kim Ne Bırakacak?
1 Ekim 2020 Perşembe
Mıstık
23 Eylül 2020 Çarşamba
Tavşanlı Sofralarında``İiçli Köfte``Yarışı
19 Eylül 2020 Cumartesi
İÇİMİZDEN GEÇENLERİ AHİRETE Mİ SAKLAYACAĞIZ ?
15 Eylül 2020 Salı
Hergün Yeni Bir Gün İse, Yeni Bir Başlangıçtır
10 Eylül 2020 Perşembe
Kütahya Kabuğunu Kırabilecek mi?
9 Eylül 2020 Çarşamba
Gözlemledi,Tahlil Etti,Reçeteyi Yazdı Sıra Bizde
7 Eylül 2020 Pazartesi
Adım Adım“KÜTAHYA”Ortak Paydası
5 Eylül 2020 Cumartesi
Kurtuluş’un Anlamını Yaşayanlar Yaşattılar
4 Eylül 2020 Cuma
“Bir Nefes Bir Lokma Bir hırkanın bedeli nedir
1 Eylül 2020 Salı
Dumlupınar ve Dumlupınar
31 Ağustos 2020 Pazartesi
TARIM İLÇEMİZDE NEDEN GELİŞEMİYOR
28 Ağustos 2020 Cuma
Kütahya İçin Ne Yapmalı ?
27 Ağustos 2020 Perşembe
Ne Güzel Anne’ydin ANNEM
26 Ağustos 2020 Çarşamba
Evliya Çelebi Kütahya’lımı ?
24 Ağustos 2020 Pazartesi
Üniversiteler Şehirle Bütünleşince.
21 Ağustos 2020 Cuma
Kütahya İlçelerle Bütünleşecek mi?
20 Ağustos 2020 Perşembe
Amerikan Desteğiyle İktidarı Kim İster?
19 Ağustos 2020 Çarşamba
Avrupa Kültürü
18 Ağustos 2020 Salı
Gelecek Daha Güzel Olacak
17 Ağustos 2020 Pazartesi
Sıradışı
12 Ağustos 2020 Çarşamba
Geçmişi Yargılamak Bir Yarar Getirmez Ama……..
11 Ağustos 2020 Salı
Bir ve Beraber Güzel bir geleceğe
10 Ağustos 2020 Pazartesi
Kütahya Şanslı mı? Sanşsız mı?
8 Ağustos 2020 Cumartesi
Tedbirlere Devam
7 Ağustos 2020 Cuma
Mesafeli Günler sürüyor
6 Ağustos 2020 Perşembe
Bence Gelecek 5N1K
5 Haziran 2020 Cuma
Bayramda Sokaklar
28 Mayıs 2020 Perşembe
“At Üstünde Köpek Dalar mı? “
14 Mayıs 2020 Perşembe
Zamanın Ölçüsü Nedir?
8 Mayıs 2020 Cuma
Hoş Geldin Ramazan
23 Nisan 2020 Perşembe
Böyle Gelsin Geçsin
20 Nisan 2020 Pazartesi
EVDEYİZ!
10 Nisan 2020 Cuma
KORONAVİRÜS ÖNLEMLERİ İLE HAYAT ORUCUNDAYIZ
3 Nisan 2020 Cuma
Suyu Tahlil Ediyorlardı
6 Nisan 2019 Cumartesi
Tren Gelir Hoş Gelir
26 Mart 2018 Pazartesi
Önce Kütahya’ya “UFUK” Lazım
20 Ocak 2018 Cumartesi
Gençlere “ Pazarlama”Zoka’sı
28 Eylül 2017 Perşembe
Tavşanlı’da ,Türkiye de Hepimizin
17 Ağustos 2017 Perşembe
Kim Başkan Olmasın
26 Temmuz 2017 Çarşamba
Fark Yaratanları Farkedebilirmiyiz
26 Temmuz 2017 Çarşamba
On Kişiden Biri Memur Olmak İstiyor
22 Kasım 2016 Salı
Kim Mağdur?
13 Ekim 2016 Perşembe
Ayarlarımıza Geri Dönelim
5 Ekim 2016 Çarşamba
“OKU”MUYORUZ…..
21 Eylül 2016 Çarşamba
Sevelim Sevilelim, Dünya Kimseye Kalmaz
1 Nisan 2014 Salı
TARİHİMLE BARIŞMAK
5 Mart 2012 Pazartesi
Hakkım Varsa …
16 Kasım 2011 Çarşamba
Güzel memleketimin güzel insanları, dünya mutluluk sıralamasında 146 ülke içinde 112. Sıraya düşmüş. Bu araştırma nasıl hangi ölçütlerle yapıldı? Bilmiyoruz. Haberde ayrıntı yok. “Ancak bence, bu sonuç çok da elle tutulur sayılmaz. “ diyeceğim.  Bu görüşüme kimi, dudak bükecek, kimi belki “ senin tuzun kuru” diyecek, kimi “mutsuz edecek çok sıkıntı var” diyecek……..
Ama ; Bir söz var aklımda kaynağını bilmiyorum ama çok güzel bir söz ; Herşey misafirdir; keder de, sevinç de, hastalık da, sağlık da, varlık da…….. 

Mutluluk, TDK sözlüğünde “Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik” diye  tanımlanıyor. 

Bence mutluluk tamamen algı ve bakış açısına bağlı yaşama sevinci, elindekilerin kıymetini bilmek ve hergün yeni bir hayat sayfası açmak. 

Hayat da, zaman da, yaşama biçimimiz de,  insan ilişkilerimiz de, hobilerimiz ve ilgi alanlarımız da, okuduklarımız da, inançlarımız da…… herşey,  dersler yüklü ve sanki her biri de birer terapi gibi. 

Benim milletim neden mutsuz olsun ki; 
Müslümanız, namaz kılan kılmayan, ateist olanlar dışında herkes, hergün; Fatiha  okuyor. Yani hergün şükrediyor. Şükretmek, elimizdekilerin kıymetini bilmek, hayatın kıymetini bilmek değil mi? 

Yaşamda sıkıntılarla ferahlıklar, zorluklarla  kolaylıklar, darlıklarla bolluklar ; içiçe bu ve ardısıra gelir geçer. Fakat, insani algılarımızla, her iki durum da “geçmeyecekmiş”,  “bitmeyecekmiş “ gibi, hissedilir.
Oysa tıpkı atalarımızdan bize aktarılan, pek çok eski evin kapısında yazılan, evlerin duvarında hatları asılan “BU DA GEÇER YA HU” herşeyin geçiciliğini hatırlatır. 
Hayat bir dere gibi durmaksızın akarken, herşey geçer gider. Bazen sular durulur, bazen bulanır, bazen sel olur, bazen de dibe vurur. 
Herkes hayatı boyunca bunu yaşar. Yine de; bazı anlar çok uzun, bazı anlar bir solukta geçiyor gibi hisseder. 
Her anın sona doğru ilerlettiğini bilse de; Tıpkı ayetteki   “insanoğlu acelecidir” (Enbiya 37), yaradılışıyla herşeyi biran önce ister. 
Tıpkı gece ile gündüz gibi, karanlıktan aydınlık, aydınlıktan karanlık doğar. 
Hayatın 
Hz. Mevlana ; “Her şey üzerine gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme; çünkü orası gidişatın, kaderinin değişeceği yerdir.’’
İnşirah
5: Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
6: Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
7: Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.

Stres,madde bağımlılığı ,özgüven gibi çeşitli konularda altmışın üzerinde kitabı bulunan; Abraham J. Twerski’nin bir diş hekiminin muayenesinde, beklerken tesadüfen okuduğu istakozların kabuk hikayesi onun konferanslarının ana konularından biri olmuştur. 
Stresin ve zorlukların, gelişim açısından oldukça önemli bir etken olduğunu ıstakoz örneği ile açıklar. Peki bizi zorlayan durumları nasıl avantaja çevirebiliriz?

“Istakozun büyümesine imkan sağlayan en büyük tetikleyici, kabuğunun onu rahatsız etmesidir. Stresli zamanlar, aynı ıstakoz örneğindeki gibi insanlar için de büyümenin bir işaretidir. Kendimizi rahatsız hissetmezsek, yerimizi değiştiremeyiz ve büyüyemeyiz. 
Istakozlar, kabukları içerisinde zaman içerisinde büyüdükçe bu kabuğa sığmamaya başlarlar. Kabuğun içinde sıkışan ıstakoz yoğun bir stres ve acı içindedir. Sonunda denizcilerden ve denizdeki diğer tehlikeli canlılardan korunmak için bir kayanın altına geçerek saklanır ve orada kabuğundan kurtulur sonra yeniden kabuk üretmeye başlar. Bir süre sonra bu kabukta ona dar ve sıkışık gelmeye başlayınca, bu kabuktan kurtulmak içinde yine aynı şekilde bir kayanın arkadasında ondan kurtulur ve yeniden bir kabuk üretir. Istakozlar bu şekilde yaşamlarını devam ettirmektedir. Istakoz, kabuğundan kurtulma isteği sayesinde büyür ve gelişir, her kabuk değiştirdiğinde biraz daha büyümüştür artık. Onun kabuğundan kurtulmak istemesi tamamen stres altında gelişmiştir. Eğer kabuğundan rahatsızlık duymasaydı ve tüm sıkıntılarına rağmen hiç kabuğunu değiştirmeseydi asla büyüyemeyecekti. Kabuğundan duyduğu rahatsızlık onun değişimi için tetikleyicisi oldu. 

Eğer ıstakozların doktorları olsaydı hiçbir zaman büyüyemezlerdi. Çünkü ıstakoz rahatsız hisseder hissetmez doktora giderdi ve doktor ona antidepresan verirdi, ıstakoz iyi hissederdi. Ancak kabuğunu hiçbir zaman çıkarıp atamazdı.”


Paylaş: 

Okur Yorumları

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz