...

2.11.2020
5197

Mösyö Macron unutma; ``Rüzgâr eken fırtına biçer``

Fransa’da bir yanda yaşanan ekonomik sıkıntılar, Korona salgınında hükümetin başarısızlığı, iki yıl boyunca sokakları dolduran ‘sarı yelekliler’in bitmek bilmeyen protesto eylemleri, diğer yandan muhalefet cephesinin becerisizlik suçlamaları karşısında bunalıma giren Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, çareyi Türkiye karşıtlığı politikalarının devamında İslam ve Müslümanları hedef göstermekte buldu.

Macron, ülkesi adına etkin politikalar üretememe acziyetini gizleyebilmek için girdiği bu yanlış yolda, klinik vaka olarak değerlendirilecek derecede küstahlaşmaktadır.

Hedefi, Türk ve İslam düşmanlığı üzerinden gündem değiştirmekti, ancak Macro’un planı tek kelimeyle elinde patladı.

Çünkü söylem ve girişimleriyle ülkesini zor duruma düşürmüş olduğu gibi vatandaşların güvenliğini tehlikeye atmıştır.

Macron, iktidara geldikten 18 ay sonra, 2 Ekim 2020’de İslam ve Müslümanları hedef alan planını açıkladığı basın açıklamasında “İslam bütün dünyada kriz yaşayan bir din, Müslümanlar barışa uyumsuz” suçlamalarında bulunmuştu.

Macron, tepkiler karşısında daha da ileri giderek“İslam dinine ve Müslümanlara hakaretleri fikir özgürlüğü” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmesi ise ahlak ve sabır sınırlarını zorlayan bir düşmanlık beyanıydı.

Bütün bu seviyesiz küstahça yorumlu açıklamaları ve girişimleri yetmezmiş gibi MacronFransa’da resmi binalara Charlie Hebdo adlı mizah dergisinde yayımlanan Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in karikatürlerinin devlet binalarına yansıtılması emrini vermesi ise bardağı taşıran son damla oldu. 

Pakistan ve Mısır’dan Endonezya’ya, İran›dan Malezya’ya, Libya’dan Türkiye’ye ve daha birçok ülkedeki protestolarda İslam ve Müslümanları hedef alan, hakarete varan açıklamalarda bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un fotoğraflarını yakılıyor, meydanlarda ise ‘Kahrolsun Macron’ sloganları yükseliyor.

İslam dünyasında Başkan Erdoğan’ın çağrıları karşılık buldu ve patlayan boykot fırtınası, dünyanın dört bir yanına yayılmaya devam ediyor.

Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak anlamına da gelebileceği gibi aslında “Acemi avcılar, ava giden avlanır” atasözü, Macron’un içine düştüğü durumu özetleyen bana göre en doğru sözlerden biridir.

Elbette Macron, bunları hesap etmemiştir. 

Çünkü o, siyasi bilinç ve bilgi birikimi potansiyeline sahip olmadığı gibi devlet yönetme kabiliyeti bağlamında stratejik öngörüye sahip değil.

FRANSA’DAKİ CİNAYETLERİN 

SORUMLUSU MACRON’DUR

Macron “Rüzgâr eken fırtına biçer” atasözünde karşılığını bulan kin, nefret ve öfkeyi kışkırttı. Şimdi ise ülkesini dış dünyada protestolar, boykotlarla zorda bıraktığı gibi ülke içinde de birbirini izleyen cinayetlere sebep olmuştur.

16 Ekim 2020 tarihinde Fransa’da sınıfta Peygamberimizi aşağılayan karikatürleri gösteren ve İslami çağdışı, Müslümanları ise potansiyel suçlu gösteren ifadeler kullanan öğretmen Samuel Paty’nin öldürülmesinden sonra alevlenen İslam karşıtlığı tartışmalarına paralel olarak bir gizli el devreye girdi ve cinayetler birbirini takip etti.

Fransa’nın güney şehri Nice’te Notre-Dame Kilisesinde düzenlenen bıçaklı saldırıda üç kişi öldü ve saldırıda çok sayıda kişinin de yaralandığı açıklandı. 

Fransa’nın Cidde Konsolosluğunda ise bir görevliye bıçaklı saldırı düzenlendiği duyuruldu.

Biz Müslümanlar, bu cinayetleri asla kabul etmemiz mümkün değil. Ancak, “suçu işleyen kadar işlenmesine sebep olan da aynı derecede suçludur” gerçeğini yeri gelmişken hatırlatmak isterim.

Tüm bu olumsuz gelişmelerin ve cinayetlerin müsebbibi olan Macron, özür dileyerek yanlış girişimlerine son vermeli.

Aksi halde; şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada yaşanacak olumsuzlukların ve cinayetlerin sorumlusu olacaktır. 


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz