...

10.3.2021
1980

ZULÜM

Sevgili okurlarım merhaba,

Geçen hafta sizlere Doğu Türkistanlı Türk kardeşlerimizden bahsetmiştim. Gerçekten de orada işlenen bu dehşet verici zulmü konuşmamız gerekiyor. Bir soykırıma daha şahit oluyor insanlık…

Neden insanoğlu böylesine zalim diye de soramadan edemiyoruz kendimize. Hep daha fazlasında gözümüz. Bu kapitalist devletlerde de böyle, komünist rejim ile yönetilen SSCB Rusya’sında da böyleydi. Onlar da Afgan halkına zulüm yapmıştı sırf emelleri uğruna. O günlerden bu günlere Afgan halkının durumu ortada… Cehalet kol geziyor sokaklarda hem de İslam adı altında. Kadınların Afgan halkı arasında yeri yok. Sokaklara kocaları olmadan tek başlarına çıkamıyorlar. “Pervane” filmi ile “Uçurtma Avcısı” filmi bu konuda güzel örnek teşkil ediyor.

Peki sizce bunun böyle olmasının nedeni ne? Neden güçlü toplumlar zayıf toplumları sömürüyor. Güçlü insanlar zayıf insanları eziyor? Güçlü sırf güçlü olduğu için kendisinde bu hakkı görüyor elbette. Oysaki bütün güç ve kuvvet Allah’ındır, bilmiyor…

İnsan zalim bir varlık. Kendi kötü arzusu uğrunda karşısındakini ezip geçiveriyor. Belki de böyle yaparak kendisini iyi hissedeceğini düşünüyor. Ancak yanılıyor. Karanlıklar içinde daha da karanlığa gömülüyor.

Devletler bazında da bu işler böyle yürüyor. Sırf daha çok para kazanmak adına silah satan şirketler dünyayı altüst ediyor. O coğrafyaların cahil halklarını birbirine düşman ederek savaş başlatıp, onlara silah satıyor. Böylelikle para kazanıyor. Sonra o birbirine kırdırdığı halka eğitim ve demokrasi götürüyor ki bir daha savaşsız sömürebilsin… Götürdüğü eğitim ise kendi ideolojisini dikte etmeye yönelik oluyor…

İşte bu azılı düşmanlara karşı bizim en büyük eksikliğimiz kendimizi eğitemeyişimiz. Öyle bir cahillik, öyle bir yoldan çıkmışlık ki neredeyse Anadolu’yu bile kaybedecektik.

Bu nedenle İnsanlarımızın eğitilmesi ve aydın düşüncenin bu topraklara geri dönmesi şart. Yoksa bizler de yavaş yavaş çiğnenip yutulan bir halk haline geliriz.

Eğitimin en büyüğü ise vicdanımıza yapılan eğitimdir. Üniversite bitirmekle eğitimli olmuyoruz ne yazık ki. Savaşın en büyüğü ise nefsimize karşı yapılan savaştır.

Bütün bu anlattıklarımız bir ortak payda da buluşuyor. İyilik ve kötülük paydasında. İyi olabilmek için eğitilmeli, iyi kalabilmek için savaşmalıyız. Kötülük ile külliyen savaşmalı, onu gördüğümüz yerde durdurmalıyız. Gücümüzün yettiği kadar!

Zira;

“Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.” (Hud Suresi, 115. Ayet )

Bu ayette de görüldüğü üzere, Sabır en büyük yardımcımız. Bir günde bahar gelmiyor. Önce kara kışa, kara cahilliğe sabretmemiz gerekiyor. İyilik sobasının ayaklarımızı ısıtması gerekiyor. Bu kara günler böyle böyle aydınlanacak. Ta ki bahar gelsin…

Herkese iyi haftalar dilerim.



Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz
park hayat