...

21.9.2020
1914

ÖFKEMİ NASIL KONTROL EDEBİLİRİM ?

Eğitimci-Yazar- Uzman İsmail Başbunar

Bu hafta sizlere farklı bir yazı kaleme almak istedim. Çevremize baktığımızda öfkeyle yaşayan insanlar dediğimizde, hepimizin aklına farklı kişiler ya da kişilikler gelmektedir.

Öfkenin içinde onlarca duygu barınmaktadır. Öfke dışa vurulmaya başladığında temel olarak kızgınlıkla başlar. Öyle ise, kızmak doğal ve sağlıklıdır. Ancak kızgın kalmak ya da kızgınlığını birden bire patlayarak dışa vurmak sağlıklı değildir. Denetim altında tutulamayan öfke birçok yol ile kişiyi, çevresindekileri ve çevreyle kurduğu ilişkileri yaralayabilir. Fakat öfke ile daha olumlu bir biçimde baş etmek elbette ki mümkün. Birkaç başlık altında öfkenin nasıl kontrol edileceğine söyle bir bakalım. Öfkenizi tetikleyen etkenleri tanıyın. Eğer bir arkadaşınız ile buluşmanıza geç kalmak sizi geriyorsa buluşmak için yola erken çıkın.

Öfkenizi gösteren bulguları tanıyın. Vücudunuzun öfke anında verdiği sinyallere temel alarak önlemler alın. Düşüncelerinizi değiştirmeye çalışın.

Sakinleşmek için kendinize zaman tanıyın. Sakinleşene dek öfkelenmenizi sağlayan ortamdan uzaklaşabilirsiniz. İçinizden öfkeye sebep olan düşüncelere dur diyerek derin derin soluk alabilirsiniz hatta bunu yaparken mutlu hissettiğiniz hayaller kurarak sizi rahatlatıcı birsahneyi düşünebilirsiniz. Yalnız kalmak isteyebilirsiniz ya da farklı şeylere odağınızı çevirerek arkadaşlarınızla buluşup başka şeylerden konuşarak konuyu değiştirmek isteyebilirsiniz.

Sakinleşmenize yardımcı olacak şekli siz seçin. Kızgınlığınıza uygun fakat dışarıya ve iç dünyanıza saldırgan olmayan bir tutum oluşturabilirsiniz.

Öfkenin boşalmasını sağlayacak yollar keşfedin. Öfke, içimizde büyük bir enerji yaratır bunu yanardağa benzetebiliriz. Yanardağın patlamasını önlemek için o büyük enerjiyi kendinize iyi gelen hobilere çevirebilirsiniz. Yazı yazabilir, müzik dinleyebilir, dans edebilirsiniz.

Öfkenizi ‘’tasmasız’’ bırakmayın. Kavga ortamı yaratıp sözel olarak saldırıda bulunmak yerine, kızgınlığınızı sakin bir biçimde dışa vurun. Sen dilindense ben dilini tercih edebilirsiniz. ‘’ Ne kadar kırıcısın’’ demek yerine ‘’ bu söylediklerin beni çok kırıyor’’ diyerek daha iyi sonuç alabilirsiniz.

Kızgınlığınızı boşaltın. Kızgınlığın çok doğal olduğunu unutmayın. Fakat o kızgınlığın kölesi olmayı kabul etmeyin. Kızgınlığınıza sebep olan mantıksız düşüncelerden arının ‘’ her şey berbat oldu, bu çok korkunç’’ demektense ‘’ bu konuya çok sinirlendim ama dünyanın sonu da değil ya’’ demek daha iyi hissettirir.

Dayatmalarınızı bırakın. Olayları yönetme arzusunda olmayın çünkü olaylar sizin istediğiniz gibi gerçekleşmek zorunda değil. Bazen akışın size değil sizin akışa uyup kendinizi rahatlatmanız gerekebilir bunu anlayın ve ona göre davranın.

Şunu unutmamanızı tavsiye ederim, aslında bizi öfkelendiren yaşadığımız olay değildir, o olay hakkında düşüncelerimiz, olaya ve o duyguyu deneyimlemeye yüklediğimiz anlamdır.

Yani düşünceler ve duygular iyi yönde kontrol altında tutulursa, davranışlar ve ağızdan çıkan cümleleri de kontrol altında tutmak elbette ki mümkündür. Yazıma katkısından dolayı

Psikolog Şiba Çınar’a teşekkür ederim.

“Doğru müdahale doğru zamanda ve doğru kişi ile yapılmalıdır...”

Tel: 0 546 633 56 50 Instagram 

adresimiz: psikocanakademi

mail: psikocan43@gmail.com


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz