Gülmek mi Somurtmak mı ?

Gülmek mi Somurtmak mı ?
  Halil ORAL
  19 Eylül 2022 Pazartesi
YAZAR'A AİT DİĞER YAZILAR
DÜŞÜN-GEÇ!
14 Mart 2022 Pazartesi
OSMANLI ÇAMI ve NECATİ ÜNAL
7 Mart 2022 Pazartesi
BAHÇELERDE BÖRÜLCE
14 Şubat 2022 Pazartesi
SU VE TOPRAK
9 Şubat 2022 Çarşamba
DERNEKLER ve SEVGİ
31 Ocak 2022 Pazartesi
TEREDDÜTSÜZ IŞILTI
26 Ocak 2022 Çarşamba
ÇIKRIK SESİ
25 Ocak 2022 Salı
BİR FİKRİM VAR!
17 Ocak 2022 Pazartesi
AN MI,SON MU?
13 Ocak 2022 Perşembe
BENİ DÖVÜN!
11 Ocak 2022 Salı
G-A-G-A!
10 Ocak 2022 Pazartesi
HESAPSIZ HAYALLER
4 Ocak 2022 Salı
GÜLMEK Mİ, SOMURTMAK MI?
3 Ocak 2022 Pazartesi
HİŞTT!
1 Aralık 2021 Çarşamba
AKORT
22 Kasım 2021 Pazartesi
ŞAPŞART!
11 Ekim 2021 Pazartesi
MASAL DEĞİL, GERÇEK
8 Ekim 2021 Cuma
TARLA KUŞUNUN İÇ SESİ
14 Eylül 2021 Salı
ZURNANIN DELİĞİ
1 Ağustos 2021 Pazar
KOYUNUN BACAĞI
29 Haziran 2021 Salı
BAKLAYA GEL BAKLAYA!
15 Haziran 2021 Salı
KUŞLAR ÂLEMİ ve İMECE
10 Haziran 2021 Perşembe
SEYRE DEVAM
12 Nisan 2021 Pazartesi
BİZİM KÖYÜN MEŞHURU
22 Mart 2021 Pazartesi
BEN AŞIĞIM ARKADAŞ!
15 Mart 2021 Pazartesi
YAĞ SATARIM BAL SATARIM
8 Mart 2021 Pazartesi
GECELERİN KİBARLIĞI
12 Şubat 2021 Cuma
KUŞLAR ÂLEMİ ve İMECE
22 Ocak 2021 Cuma
TARIMDA MARKA OLMAK
8 Kasım 2020 Pazar
SÖZLEŞME!
6 Ekim 2020 Salı
LAF OLSUN TORBA DOLSUN
28 Eylül 2020 Pazartesi
HESAP GÜNÜ
16 Eylül 2020 Çarşamba
UZAK KÖYLER
14 Mart 2017 Salı
ISPANAKLI BÖREK
22 Şubat 2017 Çarşamba
ŞİMDİ OKULLU OLDUK!
14 Şubat 2017 Salı
OYUNLARI BOZMAK
7 Şubat 2017 Salı
DİLSİZ DİNLERKEN
19 Kasım 2016 Cumartesi
FASULYE SIRIĞI
25 Ekim 2016 Salı
Temmuzun Ortası
9 Ekim 2016 Pazar
TIK TIK!
28 Eylül 2016 Çarşamba
RÜZGÂRDAN SONRA
19 Mart 2013 Salı
YAĞSIZ ÇORBA
7 Eylül 2012 Cuma
ATIK!
6 Haziran 2012 Çarşamba
ATIK!
6 Haziran 2012 Çarşamba
KIRMIZI GÜL AL SEVDA ÜZERİNE
15 Mayıs 2012 Salı
"Kırmızı Gül Al Sevda" Üzerine
15 Mayıs 2012 Salı
ACİL Mİ DEĞİL Mİ?
9 Şubat 2012 Perşembe
TOP KAFALIYIM!
12 Aralık 2011 Pazartesi
ÇALAR SAATİN TINISI
16 Kasım 2011 Çarşamba
ANAMIN GÖVELESİ VE KEŞKEK
16 Kasım 2011 Çarşamba


Halil Oral /Tavşanlı 

Gülmekten, gülümsemekten, tebessüm etmekten daha çok yakışan bir şey var mı insana. Iıh! Somurtacaksın kardeşim. Ya öyle mi? Somurtmakla hangi sosyal ilişki oluşur. Çocukların sevimli olmalarının tek sebebi çokça gülmeleridir. Onların gülüşü mutlu eder bizi öyle değil mi? Sevilmek için gülümsemeyi bilmek lazım.

Sıkça rastladığımız olaylardan örnek vermek ne kadar yerinde olur bilmem ki? Hastaneye gidiyorsun hemşire, somurtuyor, sıhhiye somurtuyor, doktor somurtuyor, görevli somurtuyor. Hadi gel de mutlu ol. Birazcık gülümsese, karşısındaki şımarıyor tepesine çıkmaya kalkıyor. Önceki yıllarda gülümseyen görevliler için üst makamlarına teşekkür yazıları yazmışlığım vardır.  İlçemizde özelinde çalışan bir doktor “amcacığım- teyzeciğimle” karşılardı hastalarını. Hasta sayısı gün gün artardı. Paraları bavulla götürürdü evine.  Güler yüz yetip artıyor kazanmak için cancağızım. O somurtsun sen somurt! Her şey karşılıklı gelişiyor be ya! Sonuç hüsran, sonuç el birlik kaybetmek birader.  Özel hastaneler dolup taşıyor. Neden sorusunu sormak lazım ilk başta kendimize.

Örneği hastaneden vermemizin hiçbir özel nedeni yok aslında. Somurtkan insan modeli içimizde yer etmiş birazda. Nasılsınız diyerek tebessümle karşılamak o kadar güzel ki. Herkes resmiyete bürünüp kök söktürmeyi güç sanıyor.Kendi yaşadığım bir olayı anlatayım. Karşılama memuru o birime ömründe birkaç defa işi düşen insanlara surat asıp duruyor. Sırf azar işitmemek için sormam gereken soruları müdüre sormak zorunda kalmıştım. Karşındakinde somurtkanlığı, asabi tavrı görünce gönülde huzur kalmıyor yiğidim. Birileri illaki mesafe koymak için özel çaba sarf ediyor. Oldu mu ya… 

Kurum adına görev yapanlar gülmesini bilmeli. Gülen yüzü gören vatandaşta şımarıp ahkâm kesmeyecek. Kurumlar halkla ne zaman bu anlamda doğru iletişim kurarsa ilerlememiz hızlanır. Kurumlarda gülümseme yasaktır demiyor kimse. Gülümseyin kardeşim gülümseyin! Karşılıklı gülümsedikçe toplumsal motivasyonumuz artacak. Yoksa iflas ederiz.Bazen karşımdakine nasılsınız, kolay gelsin desem, “bu da nerden çıktı” gibicesine bön bön bakıyor kimileri. Sen de “ sen nasılsın” deyiver be kardeşim. Sanki cebinden parasını alacağız adamın. Iıh! İllaki somurtacak. Kazanmanın yolu gülümsemekten geçer. Kurumlar için bu böyle, özeli için bu böyle, ticareti için bu böyle, sanayici için bu böyle hatta uluslar arası ilişkiler için bu böyle.“Suratından düşen bin parça”,  “Suratı sirke satıyor” deyimlerini düşünün ve hayal edin. Somurtan hangi kurum, hangi meslek, hangi esnaf, hangi kişi olursa olsun bir kere yaklaşsan ikinciye uğramak istemezsin yanına.Demek istediğim odur ki, gülümseme zenginliğimiz olacaktır kardeşler. Kim somurtuyorsa kaybetmeye mahkumdur. Bu mahkumiyeti yaşamamak için mesafe koyma somurtkanlığından vazgeçmeliyiz.

Bursa’ya her gidişimde Nilüfer Belediyesinin  İzmir yolu üzerindeki “Nilüferdesiniz, Gülümseyin” tabelasını sevinçle karşılarım. Gönlüm genişler, gerçekten gülümserim. Doğru tespit ve en doğru yaklaşım. Kim akıl edip yazdırdıysa helal olsun. İki kelime kazanmaya yetip artıyor. Bu tabelayı daha ilk görüşte olumlu yönde öngörü oluşuyor.

Dini öğretilerimizde “Gülümsemek sadakadır” da dendiğine göre hadi hep birlikte gülümseyelim. Gülmek size yakışıyor… 

Sağlıcakla


Paylaş: 

Okur Yorumları

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz