Gönülden Gönüle Hayat Başarısı

Gönülden Gönüle Hayat Başarısı
  Esma CANIAZ - EĞİTİMCİ -
  18 Ağustos 2020 Salı
YAZAR'A AİT DİĞER YAZILAR
ARİF AĞA CAMİİ
27 Ekim 2022 Perşembe
Tavşanlı'nın Mana Sultanları
17 Eylül 2022 Cumartesi
Utanmak
22 Ağustos 2022 Pazartesi
OKUMA ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANILIR
13 Ağustos 2022 Cumartesi
Atasözlerimiz
30 Temmuz 2022 Cumartesi
Gönül Sohbetleri
10 Mayıs 2022 Salı
HOCANIN EMEKLİSİ OLMAZ
14 Nisan 2022 Perşembe
ARKADAŞLIK
17 Aralık 2021 Cuma
İnsan ve Zaman
14 Aralık 2021 Salı
ATALAR MİRASI
7 Aralık 2021 Salı
ÖĞRETMENLİK PEYGAMBER MESLEĞİDİR
24 Kasım 2021 Çarşamba
TAVŞANLIDA TARİH
18 Kasım 2021 Perşembe
Gönülden Gönüle
26 Ekim 2021 Salı
TAVŞANLIYA GÜZELLEME
5 Ekim 2021 Salı
OKULLAR AÇILIRKEN
22 Eylül 2021 Çarşamba
LEVHALARIMIZ
16 Eylül 2021 Perşembe
TELEFON KULLANMAZSANIZ NOBEL ÖDÜLÜ ALABİLRSİNİZ
11 Ağustos 2021 Çarşamba
KİTAPLARIMIZ
3 Ağustos 2021 Salı
TAVŞANLILI GENÇLERE MEKTUP
7 Temmuz 2021 Çarşamba
TARİH TOHUMDUR, TOHUMLAR ÖLMEZ
29 Haziran 2021 Salı
LEVHALARIMIZ
13 Haziran 2021 Pazar
Anneler ve Çocukları
10 Haziran 2021 Perşembe
ÇOCUKLARA EVİ SEVDİRELİM
26 Mayıs 2021 Çarşamba
TAVŞANLI`YA GÜZELLEME
19 Mayıs 2021 Çarşamba
HER GECEYİ KADİR HER GELENİ HIZIR BELLE
27 Nisan 2021 Salı
EL ELE EL HAKK’A
8 Nisan 2021 Perşembe
MİLLİ İFTİHARLARIMIZ
2 Nisan 2021 Cuma
DEDE KORKUT KİTABI
19 Ekim 2020 Pazartesi
HAYAL GÜCÜ
13 Ekim 2020 Salı
ÖLÜMSÜZ SULTANLAR
1 Ekim 2020 Perşembe
TARİHTE TÜRKLER
25 Eylül 2020 Cuma
VAKİT DAR OLSA GEREK
21 Eylül 2020 Pazartesi
ŞARKILAR SENİ SÖYLER
14 Eylül 2020 Pazartesi
TAVŞANLI ORTAOKULU (1957-1960’lı yıllarda)
11 Eylül 2020 Cuma
Gönülden Gönüle
5 Eylül 2020 Cumartesi
Eğitim Üzerine
1 Eylül 2020 Salı
KENDİNE YARDIM
25 Ağustos 2020 Salı
Gönülden Gönüle
18 Ağustos 2020 Salı
Öğretmen ve Kültür
18 Ağustos 2020 Salı
Ya Hayır Söyle ,Ya sus
18 Ağustos 2020 Salı
Güzele Bakmak
18 Ağustos 2020 Salı
KALABALIK - MİLLET
18 Ağustos 2020 Salı
Bayram Etmek
18 Ağustos 2020 Salı
Gönülden Gönüle -1
18 Ağustos 2020 Salı
Müfide İskit Hanımefendi
18 Ağustos 2010 Çarşamba

 

Milli Eğitim sınavlara endeksli bir yörüngeye yerleştiğinden beri her kademede, evlerde , okullarda, çocuklar adeta hayattan soyutlandı.Okullarda sosyal faaliyetler ihmal edildi.Sınava hazırlık öncelik kazandı.Evlerde çocuktan tek istenen ; ders çalışması ,test çözmesi oldu.Hatta aile de çocuğu için onun geleceği için eş dostlarla görüşmelerini sınırlandırdı.Telefonun fişini çekmeye varıncaya kadar.

Bu gayretler belki sınav başarısı getirdi ama çocuklarda bazı boşluklar ,terslikler oluştu.Bugün idealize edilen öğrenci tipinin gerçek hayatta karşılaştığı tabloyu Psikolog Üstün Dökmen Hoca şöyle karikatürize ediyor.

"Çocuğunuz , Varsın bir çivi bile çakamasın ama dersleri iyi olsun.

Varsın omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön baksın .. ama matematiği düzgün olsun.

Varsın eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın .. ama fen lisesini kazanmış olsun.

Varsın oyun arkadaşları olmasın.. ama sınavlarda on çeksin.

Varsın taziye nedir bilmesin .. Başın sağ olsun , kime denir , niçin denir ? Haberi olmasın ama

karneleri süper olsun v.b.

Bu çocuğu bu hale nasıl getirdik ?

Bandı geriye sararak çocuğumuzla iletişimimizin nelerden ibaret olduğuna bakalım:

- Oğlum çıkar üstünü başını .. doğru derslerinin başına ..

- Kızım öğrenemedin gitti şu işi .Sokak yasak ..

- Oyun mu ? Gelmeyeyim yanına..

- Birazdan tek tek bakacağım ödevlerine ..

- Haftaya veli toplantısı var biliyorsun değil mi küçük hanım ? Diye diye yetiştirdiğimiz genç ,

bugün bize hüsran ve hayal kırıklığı yaşatıyor..

Ölçüyü kaçırdığımız muhakkak .. Bir yerlerde hata yapılmış acaba nerelerde ?

Günümüz şartlarında gençlerimiz çalışan ailelerin çocukları olarak değişik ellerde büyüyor anaokulları

yuvalar takiben ilkokullar ortaokullar sonra diğer okullar... Bu dönemde ailenin çok az etkisi oluyor.

Ailelerde yaşlılar maalesef kenarda kalmış durumda Çünkü çekirdek aile içinde yaşıyor milli gelenek ve göreneklerimizi çocuklara aktaramıyoruz.

Çocuğu sadece okulun , sokağın , medyanın eline bırakmak ne derece doğru olur? düşünmek lazım.

Ayrıca bugün çocuğa verdiğimiz eğitimde benlik duygusu daha ağır basıyor. Çocuk okula gidip geliyor.Bugün kaç aldın diyoruz.Bak arkadaşın ne kadar iyi not almış, sen yeteri kadar çalışmıyorsun,diyoruz.Bu sahneler çapları farklı olsa da her evde yaşanıyor.

Bizim evlerimizde bir sofra adabımız , bir sokak adabımız ,komşu adabımız vardı.Biz bunları

çocuklarımıza pek aşılayamıyoruz , çünkü çocuğun büyüklerle beraber oturması için zamanı yok.

Okuldan gelir gelmez "Haydi dersine çalış" diyoruz.Çocuk , odasında ne çalışıyor , ne yapıyor, onu bilmiyoruz.Görünen tablo pek parlak değil .

Herhalde Anneler babalar çocuklarını diploma ile sınırlandırmamalı .Hayatın insanlardan binbir talebi

var.Çocuk iyiye , güzele , doğruya yönlendirilmeli . Gerçek manada insan olmak hepimizin ana hedefi olmalı.

 

 

 


Paylaş: 

Okur Yorumları

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz