GÖLGE VAR GÖLGE İÇİNDE

Gölge, bir şeyin üzerine düşmesiyle meşhurdur deyimler arasında. Gölgenin düşmek gibi karanlık bir tarafı vardır. Düştüğü yerin örtüsü, engeli, kilidi, duvarı olur. Bu sebepten “Gölge etme…” (Diyojen), yoluma çıkma denir. Kendi gölgesiyle yaşayan insan, bir başka insan için de gölge olabilmektedir. Dahası, henüz tanışamadığı gölge kişiliklerini taşır sırtında. Ve koca bir gölgeden, hayalden ibaret dünya hayatının ışıksız odaları arasında gelip gider…

Muhtemel gölgenin, “karanlık güçlerle” akrabalığı, anlamdaş olmaklığı da var. Kafirin geceyi, tohum saklamayı, (ekip toprakla örtmeyi) sevmesi gibi, gölgenin de karanlığa ayrı bir sevdası var. Tohum saklar gibi hakikati, cevheri, ışığı saklayıp üzerini örtmek, gizlemek gibi bir meşrebi var. Bütün bunlar bir kurgudan, zandan ibarettir, “O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.”(Mevlana Celaleddin Rumi.) “Konan göçer. Dağ yerinde durur.” (Kemal Sayar)

Gölge ışığı saklar koynunda, tohum örtüsünü açar fışkırır dallarıyla ışık ışık. Hakikatten gölgeye ne? Perdeyi kaldır, bitsin oyun….



Paylaş: 

Okur Yorumları

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz