...

9.9.2020
863

Kütahya Kabuğunu Kırabilecek mi?

Selma Kocabaş Aydın – Kütahya’da oldukça önemli bir kuruluş olan Kütahya kültür ve tanıtım vakfının olağanüstü toplantısında, Kütahya Valisi Ali Çelik, çok önemli mesajlar verdi. 

İl adına yapılacak bütün hizmetler için 24 saatini vakfettiğini söyleyen Vali Çelik, Kütahya Kabuğunu Kırabilecek mi ? sorsunun da cevabındı verdi bu genel kurulda. Belki ilk kez “Kütahya’nın kabuğunu kırma” konusu dillendirildi. Ayrıca kabuğun nasıl kırılacağını da  net bir ifadeyle;

“Elimizde çok büyük değerler var. Sanat anlamında en çok sanatçıyı barındıran şehirlerden biri Kütahya. Zihinsel anlamda dinamik bir kent. İlin dinamikleriyle birlikte sahip olduğumuz hazineyi bir altyapıyla entegre edebilirsek Kütahya kabuğunu kırar. Bize düşen de o kabuğu kırmak” cümleleriyle dile getirdi, Vali Çelik. 

Çok etkili bir çıkış noktası için bu ifadelerin anlamı göründüğünden daha geniş. Bu noktada; İlin dinamiklerinin tanımını yapmak, herkesin bu dinamiklerdeki yerini bilmesine, 24 saatini Vakfeden Vakfın başkanına, projelerle gitmesine kalıyor. 

Nasıl bir günün ölçüsü 00.00’dan 24.00’e kadar ise; Nasıl ; benim için 08.00 -  00.00 yeter, yada, benim için 10.00, 14.00, 18.00, 21.00 yeterli diyememiyorsak, dinamiklerin  bütünlükten ayırmak ya da katmamak da o kadar mümkün değil; eğer gerçekten kavramların altı dolacaksa…..

Dilerim, bu kez olur, yoksa kabuğu kırılmayan her şey nasıl kabukların arasında, bir türlü hayat bulamıyorsa, bizim ilin her bir karışındaki muhteşem değerlerde, değerlenemez diye düşünüyorum. 

Kütahya deyince Çini akla geliyor. Çinicilik; topraktan hamura, hamurdan çarka, çarktan fırına, fırından tezgaha, tezgahtan fırına….. ATEŞTE AÇAN ÇİÇEKLER…….

Bu hikayeyi ilk kez, hem mektepli hem alaylı Çini Sanatçısı İsmail Yiğit’ten dinlemiştik. İsmail Yiğit sadece bize değil, bu hikayeyi Oxfort Üniversitesi bahçesinde  kurduğu mini çini atölyesinde, akademisyenlere ve öğrencilere anlattı. Ayrıca, İngiltere’nin en ünlü mağazalarından Harrods’ta  açılan “NUR” temalı  sanat sergisinde,Ateşte açan çiçekler cd’si ile, her dinden her dilden sanatçının katıldığı etkinlikte davet edilen ilk ve tek Türk olarak, dilimizde ve dinimizdeki NUR’u  anlattı. 

Geleneksel, özgün, dünya müzelerinde sergilenen çini eserlerin replikaları dışında, bizim dünyada eşi olmayan minyatür sanatını da çini eserlere taşıdı. Çini de ilk kez farklı hamur ile sıra dışı eserlere imza attı. 

Kütahya’da hiç bir festivalde, ya da üniversitede böyle bir etkinlik yapılamadı ama….

Şahsen ümit yüklendim, Kütahya’da yaşayan bir fani olarak. Kütav’ın bu olağanüstü toplantısından.

Şunu da eklemeliyim; Amerika’dan yayılan anlayış; kendini pazarlama bize göre bir şey değil, evrensel de bulmuyorum. Bizim kültürümüzde, marifetleri takdir vardır. Kendi kendini övenler makbul de sayılmaz . 

Muallim Naci bu sözü Hamiyyet isimli eserinden bugüne kadar gelen;   “Marifet iltifata tâbidir, müşterisiz meta zayidir”  sözündeki gibi, değer verilen her eser, her marifet her övgü, daha iyi eserlerin ortaya çıkması için, çok önemlidir. Yoksa insanın kendini övebilmesi mümkün değildir. O yüzden hepimiz, bizim dışımızdaki güzel başarıları takdir edersek, bu anlayışla, ne kadar marifetliler gücünü büyütürsek, bu herkesi büyütecektir.


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz