...

1.9.2020
2593

“Bir Nefes Bir Lokma Bir hırkanın bedeli nedir

Selma Kocabaş Aydın- Bizim topraklarımızda yaşayan, Kral Midasın ünlü bir hikayesi vardır. Frig kralı Midas ile ilgili bir mitolojik efsane.

Efsanede;

Sanat, eğlence ve şarap Tanrısı Dionysos ve alayı Frigya yaylarında oradan oraya dolaşırken, yaşlı Silenos, yorulur bir ağaç gölgesinde uyuyakalır. Bulanlar alay edip aşağılayarak Kral Midas'a getirirler. Midas, Silenos'u on gün krallar gibi ağırlar ve Dionysos'a götürür. Tanrı çok memnun olur ve Midas'a " dile benden ne dilersen " der.

Midas; "Her tuttuğum altın olsun"

Midas'ın her tuttuğu hakikaten altın olur. Kral mutlu ve çok sevinçlidir. Akşam olur,

büyük bir iştahla sofraya oturur. Evet her tuttuğu altın olmaktadır. Ekmeği, yemeği hatta sevmek için sarıldığı güzel kızı'da. Kral pişman olur ve isteğinin yanlışlığını anlar.

Tanrıdan, dileğini geri almasını ister. Yoksa açlıktan ölecektir.

Tanrı. Paktolos( yani Gediz Nehrinde)  ırmağında yıkanmasını söyler.Burada Yıkanır, ırmağın kumları altına dönüşür. Midas da bu derdinden kurtulur.

Bu efsanede, Ekmeğin, bir elbisenin, bir kucaklaşmanın değeri ne ile ölçülebilir?

Ahmediye’den iki çok güzel kıssada;

Bir gezginin yolu bir şehre düşer. Gezgin, o şehirde, ders alabileceği bir alim sorar. Onu birine götürürler. Alime hayatı öğrenmeye çalıştığını söyler. O da “takıl peşime” der;

Alim onu, bir demirci dükkanına götürür. Demirci ateşinin başında demir döverken, aniden atölyesinde samanların yığıldığı dip tarafa doğru telaşla koşarak gider. Samanların başına gidince, bir kısım samanı alır gözleri parlayarak, eline alınca, yüzü düşer, üzüntüyle samanları elinden atıp geri döner. Yine çalışmaya başlar bir süre sonra, gene aynı şey.

Alim Anlatır; Bu adam çok iyi bir demirci ustasıydı. Bir gün çok büyük bir iş geldi. Bu işi zamanında yetiştirmesi halinde, çok büyük para kazanacaktı. Adam gece gündüz çalışırken, eşi birgün ona tavuk pişirip getirdi akşam yemeği için. Eline tavuğu alıp tam yiyeceği sırada, samanların içinden bir kedi çıktı. Dile geldi. “Ne Olur çok açım, bana yarısını ver” dedi. Adam veremem , deyip yemeye devam etti. Kedi Samanların bir kısmını altına dönüştürdü. “Eğer verirsen bu altınlar senin olur” dedi. Adam baktı. Nasılsa altınlar duruyor diye düşünüp, yine vermeyi reddetti. Kedi istediği miktarı azaltarak, altınları artırıyordu. Fakat adam en son lokmayı ağzına attı. Son lokmayı yuttu, kedi kayboldu ama altınlar duruyordu. Adam koşarak altınlara gitti. Ama eline aldığında samana dönüşüyordu. İşte o günden bugüne adam ne iş yapabilir, ne de altınlara kavuşabilir oldu. Ama her seferinde de böyle ömrü koşuşturmakla geçiyor.

Çok önemli bir ders alan gezgin, oldukça etkilenerek, yeni dersleri beklemeye başladı.

O başka dersler dealdı.

Gelelim sorumuza; Acaba demirci için, Bir lokmanın hırsı neye maloldu?

Yorumu size bırakıyorum.


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz
park hayat