...

20.4.2021
226

BİLİMDEKİ SONSUZ GÜÇ

Bilim, evrende var olan her bir tanımın deney ve gözlem yoluyla kazandığı sonuçtur. 

Evrenin yaratılmasından günümüze kadar, hayat ekosisteminin belirli düzen ve ahenk içinde devam ettiğini görmekteyiz. Bu ahengi dengeleyen insanlık, yaratılış gereği (hayatta varolma, korku, endişe , rahat ve mutlu olma) bir arayış içerisinde olduğu için bilimin temelleri de; ne Rönesans, ne Reform, ne de 19.yüzyıla dayanır. Aslında bilimin tarihi ilk insanla başlamıştır. 

İlk insanın hayatı anlama isteği, öğrenme isteği, sevinme ve mutlu olma isteği, bilime dair yeni şeylerin doğmasını sağlamıştır. Günümüze de kendini sürekli güncelleyerek gelip hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Yeni arayışlar, yeni keşifler, yeni hedefler; aslında bilimin hızlı bir şekilde ilerlemesini sağlayan temel sebeblerdir. Bilimi diğer unsurlardan ayıran temel etken ise ;yaratılan her bir varlıkta hayatta kalma ve varolma telaşının olmamasıdır. Zira bilim ilk insanla başladığı için evrenin yok olmasıyla son bulacaktır. Bilimi keşfeden insanlıktır. 

İnsanlığı ikame ettiren ise bilimin kendisidir. Bu doğrultuda bilim,yaratıcının yaratılana verdiği bir üründür. Bilimdeki sır ise insanlığın onu nasıl kullandığıyla ilgilidir. Huzurlu, mutlu, bir yaşam istiyorsak; bilimi gereği gibi kullanmalıyız. Ama belirli çıkarlar uğruna, ülkeyi bölmek, insanlığı kaosa sürüklemek için uğraşıyorsak bilimi kötü bir şekilde de kullanabiliriz. 

 


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz
Galeri