...

1.10.2020
3677

ÖLÜMSÜZ SULTANLAR

Evliya yurdu bu toprak, şüheda burcu bu yer

Bir yıkık türbesinin altında Mevla titrer.

Mehmet Akif; Anadolu’yu “Evliya yurdu”, “şüheda burcu” diye tanımlar. Gerçekten, Anadolu’nun her şehrinde, kasaba ve köyünde bir veya birkaç veli yatar. Türkiye’ye İslamiyet’i onlar yerleştirmişlerdir. Bu mana büyüklerine halk büyük saygı duyar. Onlara ait pek çok efsane ve keramet anlatılır. Toprak bu mübarek insanlarla kutsallık kazanmıştır.

Ankara’da Hacı Bayram Veli, Bursa’da Emir Sultan, Somuncu Baba, Eskişehir’de Yunus Emre, Konya’da Mevlana, İstanbul’da Eyüp Sultan, Aziz Mahmud Hüdayi, Merkez Efendi gibi mana sultanları metfundur. Kendilerini Tanrı’ya admış bu ruh adamlarının Türk kültür ve medeniyetinde büyük rolü olmuştur.

Tuğrul İnançer Hocamızın buyurdukları gibi “İnsana bedava türbe yapmazlar. Bu türbelerin her biri peygamberimizin türbesinin şubeleridir.” Onlar, acı tatlı günlerimizde hep bizimledir.

Tavşanlı’mızda Mülayim Dede’miz, Aslan ve Horasan Beyler, Ekmekçi Dede’miz, Şaban Dede’miz, Eren Dede’miz… İlçemizin mana sultanları, manevi sahipleridir.

Anadolu’muzda “Dede” unvanıyla anılan mana sultanlarının Horasan erenleri olduğunu biliyoruz. Horasan erenleri, Ahmet Yesevi dervişleridir. Onun izni ve işaretiyle Anadolu’ya gelmişlerdir. Onlar, Türkistan’da yanan ocağı Anadolu’da tüttürmek için yollara dökülmüş, Türk’ün yükte hafif, pahada ağır bütün değerlerini Anadolu’ya akıtmış, bu toprakları maddede manada vatan yapmışlardır. Onlar, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda, gelişmesinde öncü olmuş; tarihçilerin “Gaziyan-ı Rum”, “Bacıyan-ı Rum”, “Ahiyan- Rum” diye saya saya bitiremediği Horasan Erenlerindendir.

Yakın köylerimizden Ayvalı’nın, Tepecikköy’ün, Çukurköy’ün, Göbel’in, daha sayamadığım, benim bilmediğim pek çok yerleşim merkezinin bir mübarek yatırın etrafında oluştuğunu görüyoruz.

Tavşanlı’mızın sembolü, Mülayim Dede’mizdir. Tavşanlı’ya damgasını basan Mülayim Dede’miz, hepimizin hamuruna maya olmuştur. Yakın zamana kadar gelinlerimiz, sünnet çocuklarımız Mülayim Dede’yi mutlaka ziyaret ederlerdi, halim selim, mülayim huylu olsunlar diye… Dedemizin ziyaretçisi hiç eksik olmaz. Derdine deva, arzusuna cevap, ruhuna şifa isteyenler, Fatihalarıyla dedemize koşarlar…

Ulucami’nin adeta içindeki türbede metfun, türbe duvarında kalem ve kılıç sahibi olarak tanımlanan Arslan ve Horasan Beyler de bu toprakların maddede manada fatihidir. Ulucami’nin hemen yanı başındaki bu türbe tesadüfî değildir.

Bu mübarek insanların her biri tam bir “serdengeçti” kimliğiyle halk için yaşamış; etraflarına insan olmanın, insanca yaşamanın yollarını göstermişlerdir. Onların hatıralarını yaşatmak boynumuza borçtur. Onların türbeleri bugünkü fersude manzaralarından kurtarılmalı, şanlarına layık bir özenle abat edilmelidir.

Şaban Dede şenlikleri dışında bu aziz hatırayı yaşatan merasimler var mı bilmiyorum. Var olanlar güçlendirilmeli, unutulanlar canlandırılmalıdır.

Kapıya kilit vurmak, herhalde muhafaza etmek değildir… Onlar eli açık, kapısı açık, gönülleri açık oldukları için asırlara hükmetmişlerdir. Her şeyin kolayca unutulduğu, gözden çıkarıldığı, terk edildiği çağımızda onlar halen bizimle yaşamaktadır. Gerçek kudret sahibi ulu atalarımıza layık olmak lazım.

Esma CANIAZ

Edebiyat Öğretmeni


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz
park hayat