...

18.8.2020
1524

Gönülden Gönüle Hayat Başarısı

 

Milli Eğitim sınavlara endeksli bir yörüngeye yerleştiğinden beri her kademede, evlerde , okullarda, çocuklar adeta hayattan soyutlandı.Okullarda sosyal faaliyetler ihmal edildi.Sınava hazırlık öncelik kazandı.Evlerde çocuktan tek istenen ; ders çalışması ,test çözmesi oldu.Hatta aile de çocuğu için onun geleceği için eş dostlarla görüşmelerini sınırlandırdı.Telefonun fişini çekmeye varıncaya kadar.

Bu gayretler belki sınav başarısı getirdi ama çocuklarda bazı boşluklar ,terslikler oluştu.Bugün idealize edilen öğrenci tipinin gerçek hayatta karşılaştığı tabloyu Psikolog Üstün Dökmen Hoca şöyle karikatürize ediyor.

"Çocuğunuz , Varsın bir çivi bile çakamasın ama dersleri iyi olsun.

Varsın omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön baksın .. ama matematiği düzgün olsun.

Varsın eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın .. ama fen lisesini kazanmış olsun.

Varsın oyun arkadaşları olmasın.. ama sınavlarda on çeksin.

Varsın taziye nedir bilmesin .. Başın sağ olsun , kime denir , niçin denir ? Haberi olmasın ama

karneleri süper olsun v.b.

Bu çocuğu bu hale nasıl getirdik ?

Bandı geriye sararak çocuğumuzla iletişimimizin nelerden ibaret olduğuna bakalım:

- Oğlum çıkar üstünü başını .. doğru derslerinin başına ..

- Kızım öğrenemedin gitti şu işi .Sokak yasak ..

- Oyun mu ? Gelmeyeyim yanına..

- Birazdan tek tek bakacağım ödevlerine ..

- Haftaya veli toplantısı var biliyorsun değil mi küçük hanım ? Diye diye yetiştirdiğimiz genç ,

bugün bize hüsran ve hayal kırıklığı yaşatıyor..

Ölçüyü kaçırdığımız muhakkak .. Bir yerlerde hata yapılmış acaba nerelerde ?

Günümüz şartlarında gençlerimiz çalışan ailelerin çocukları olarak değişik ellerde büyüyor anaokulları

yuvalar takiben ilkokullar ortaokullar sonra diğer okullar... Bu dönemde ailenin çok az etkisi oluyor.

Ailelerde yaşlılar maalesef kenarda kalmış durumda Çünkü çekirdek aile içinde yaşıyor milli gelenek ve göreneklerimizi çocuklara aktaramıyoruz.

Çocuğu sadece okulun , sokağın , medyanın eline bırakmak ne derece doğru olur? düşünmek lazım.

Ayrıca bugün çocuğa verdiğimiz eğitimde benlik duygusu daha ağır basıyor. Çocuk okula gidip geliyor.Bugün kaç aldın diyoruz.Bak arkadaşın ne kadar iyi not almış, sen yeteri kadar çalışmıyorsun,diyoruz.Bu sahneler çapları farklı olsa da her evde yaşanıyor.

Bizim evlerimizde bir sofra adabımız , bir sokak adabımız ,komşu adabımız vardı.Biz bunları

çocuklarımıza pek aşılayamıyoruz , çünkü çocuğun büyüklerle beraber oturması için zamanı yok.

Okuldan gelir gelmez "Haydi dersine çalış" diyoruz.Çocuk , odasında ne çalışıyor , ne yapıyor, onu bilmiyoruz.Görünen tablo pek parlak değil .

Herhalde Anneler babalar çocuklarını diploma ile sınırlandırmamalı .Hayatın insanlardan binbir talebi

var.Çocuk iyiye , güzele , doğruya yönlendirilmeli . Gerçek manada insan olmak hepimizin ana hedefi olmalı.

 

 

 


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz
park hayat