...

14.9.2021
2792

ANADOLU EŞİĞİ KÜTAHYA’NIN BEŞİĞİ GERMİYANOĞULLARI

Merhabalar sevgili okurlarım. Bir önceki yazımızın okurlarımız tarafından ilgiyle karşılanması sebebiyle bu yazımı biraz daha gerilere lakin son derece de ileri ve aydın bir döneme dayandırmayı münasip gördüm. Umarız beğenirsiniz. Kütahya demişken, akla elbette ki Germiyanoğlulları Beyliği’nin gelmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu mevzu ile alakalı olarak çeyizi ve düğünleri sevmemizi Germiyan Beyliğinin Osmanlı topraklarına çeyiz olarak verilişine bağlarız. O günkü siyasi gerekçenin bizim çeyiz severliğimizle alakası tartışılır gerçi. Elimizde ve dilimizde bundan daha fazla bilgilere ihtiyacımız var. Çünkü millet olarak köklerine ve mazisine sahip çıkan kimliğimiz, nice Batılı bilim adamı ve liderlerin övgüsüne sebep olmuştur. Bu da 600 yıllık koca bir medeniyetin nasıl bu kadar kalıcı ve tesirli oluşunun da neticesidir. İşte o medeniyet toplumlarının başında gelen Osmanlı saray usulünün mihenk taşı, oldukça gelişmiş ve dönemin en kuvvetli beyliği olarak ifade edilen Germiyanoğlları merkezi Kütahya’da kurulmuş olup, İslam ve Türk dünyasına nice hayırlı hizmetlerde bulunmuştur. Farsça kökenli bir kelime olan Germiyan kelimesi kaynaklarda harekesiz yazıldığı için başta yer alan ‘kef’in hangi sesle okunması gerektiği tartışılırken Germiyan veya Kermiyan şeklinde okunmuştur. Daha sonra kelimenin ‘Germiyan’ şeklinde okunması fikir birliğiyle kabul görmüştür. Germiyan adının anlamı Farsçada "sıcak" anlamına gelen germâ sözcüğünden, yine Farsçadaki çoğul üretme takısı -yân ile türetilmiştir. "Ilıcalar" anlamına gelir. Yapılan araştırmalar sonucu Germiyanlıların Türk ve Türkmen oldukları kesindir ve Germiyan kelimesinin bir yer veya şahıs adı olmadığı, bir aşiret ismi iken sonradan bu ailenin (boyun) ve beyliğin ismi olduğu anlaşılmıştır. Germiyan aşiretinin Anadolu’ya ne zaman geldikleri belli değildir. Ancak Moğol baskısı karşısında Harezm bölgesinden göç ettikleri ve Anadolu’da ilk olarak Malatya civarını yurt edindikleri kabul edilir. XIII. yy’ın ikinci yarısından sonra Germiyanlılar Malatya’dan ayrılıp Kütahya ve Afyonkarahisar çevresine gelip yerleşmişlerdir. Anadolu Selçuklu’nun yıkılış dönemi ve yeni bir devletin kuruluş devrinin adeta bir köprü merkezi olan Germiyanoğulları 1300 yıllarda artık Germiyanoğulları Beyliğini tamamen teşekkül etmiş ve bağımsızlığını eline almıştır. Beyliğin merkezi Kütahya ve kurucusu Alişir oğlu Yakup Bey (Türkiye Selçuklu Devleti için Ankara’da hizmette bulunmuş büyük komutanlarından ‘el-emìrü’l-ecellü’l-kebîr’dir.) olmuştur. Selçuklu Devletiyle hep bir anlaşmazlık içinde olmuştur. Tarihçiler derler ki: “Eğer ilahi bir işaret büyük devletin kuruluş boyu olarak Osmanoğullarını göstermemiş olsaydı, belki de bugün Germiyanoğulları İmparatorluğu olarak devam bir Türk devletini anlatacaktık.” Burada anlatılmak istenen asıl mevzu Germiyan Beyliğinin hakikaten kurulduğu topraklarda göstermiş olduğu faaliyetlerin ne kadar mühim olduğudur. Gerek askeri gücü, gerek beylik yapısı gerek ilmi azim ve titizliği ile Osmanlı’nın omzunda bir el gibi olmuştur. Germiyanoğullarında yetişen Osmanlıların hizmetinde görülen Ahmed-i Dâî, Şeyhî, Şeyhoğlu Mustafa, Ahmedî gibi şairler Osmanlının ilim ve kültür hayatına yön vermişlerdir. Bu beyliğin Osmanlı’ya katılması Anadolu’nun birliği ve İslamlaşması açısından önemlidir. Saygıdeğer meslektaşım Rumeysa Kocadere’nin ifadesiyle: “Hem kültür birliği hem de siyasî birliğin oluşmasıyla Anadolu, kültür ocağının bir ateşi olmuştur.” Bu birlik ve beraberlik mimari eserlere de yansımış ve Anadolu’da Mevleviliğin üçüncü merkezi sayılan Kütahya pek çok kıymetli yapıya sahip olmuştur. Benim için beylik yıkılmamış bilakis İlahi kuvvetin arzusuyla şaha vezirlik yapmak için bir satranç tahtası kurmuştur. Ve bu şah ile veziri asırlarca ilahi kelimetullah davası uğruna Anadolu topraklarından üç kıtaya kadar bir devlet ve İslam bayrağını beraberce dalgalandırmıştır. Germiyan’dan Osmanlı’ya

oradan Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar ayakta kalan çeyiz geleneğimizin de hakkını yememek lazım. Helal olsun valla. Buradan küçük bir tebessümle sözlerime son verirken sizleri üzerinde yaşadığımız topraklar hakkında bilgiler edinmeye davet ediyor, şu meraklı Türk kimliğimizi yeniden canlandırmamızı umuyorum. Çeyiz sandıklarını değil de biraz kütüphaneleri karıştırsak hiç de fena olmaz sanki. Aman sende hadi gali dediğinizi duyar gibiyim ama bakın Kütahyalı Ȃrifî cahilliğin zorluğu hakkında ne demiş:

Cehalet güç imiş kurtar esirim

Ya Rab beni ilm ü vefaya er gör

Elde değil der umuru tedbirim

Vasıl'i kurbunda safüya er gör

Velhasıl kelam daha konuşacak, anlatacak çok şey var. Elimizin, dilimizin döndüğü, gönlümüzün güldüğünce nice kelamlar edebilmek duasıyla, selametle.

KAYNAKÇA:

1) Ahmet Attila ŞENTÜRK ve Ahmet KARTAL, “Üniversiteliler İçin Eski Türk Edebiyatı Tarihi” (İstanbul: Dergâh Yayınları, 2019)

2) Vedat TURGUT, “Germiyanoğulları’nın Menşei, Vakıfları ve Batı Anadolu’nun Türkleşmesi Meselesi Üzerine”, Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Dergisi (The Journal of Social and Cultural Studies) Cilt: III, Sayı: 5, Yıl: 2017

3) Rumeysa KOCADERE, “Germiyanoğulları Beyliği’nde Edebi Kültür ve Hayat”(Yüksek Lisans Tezi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, 2014)


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz
park hayat