...

9.6.2021
241

ALGILARIMIZ

Sayın okurlar,

Bu hafta sizlere algılarımız ve onların nasıl yönlendirildiğinden bahsetmek istiyorum. Yazıma şu ayeti örnek vererek başlayayım…

Nur suresi, 35. Ayet:

“Nur üstüne nur. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir.”

Sizlere şöyle bir örnek vermek istiyorum. Duymuşsunuzdur, dünyadaki elit tabaka “Creme de la Creme” olarak adlandırılır. Yani kremanın da kreması. O kadar tatlı bir tat, o kadar lüks bir yaşam. Peki bu ayeti düşünerek ben sizlere desem ki, gelin krema üstüne krema olacağımıza nur üstüne nur olalım. İçimizden bazı kimseler bu söze güler. Çünkü nur kelimesini kullanan yaşlılar aklımıza gelir. Onlar gibi olmadığımızı hatta onlardan üstün olduğumuzu düşünerek nur olmayı reddederiz. Daha magazin insanları ise nur terimi yerine ışık kelimesini kullanır. “Işıklar içinde uyu.” Halbuki nur Arapça ışık demek…

Sayın okurlar bu tam anlamıyla bir oyundur. Algı oyunları. En başta bu oyunu bize şeytan yapar. Nefsin istediği günahları bize süsler de süsler. Sonrasında mahalle arasında baskılar başlar. Hep daha fazla yaramaz olan kazanır. Lise de en karizmatik ve en güzel olanın etrafındadır herkes. Üniversitede en çok ortam kimde, hep o kazanır. Artık samimiyet ve doğruluğun bir önemi kalmaz. Yetişkinlikte güç ve para kimde, onun sözü dinlenir. Bu algı aslında dünya hayatının bir parçası.

Herkes kremanın peşinde bir ömür sürüyor. Gözümüz hep daha iyisinde daha lüksünde. Nur denildi mi küçümseniyor. Bizleri biz yapan değerlerimiz hor görülüyor. Kimse burnundan kıl aldırmıyor. Gelin, dua edelim namaz kılalım denildiğinde, bizler o akılsızlar gibi mi olalım deniliyor. Neden? Çünkü algılarımız gereği bu dünyada sonuna kadar eğlendin mi, senden iyisi yok. Dolayısıyla duaymış, ibadetmiş bırakalım da onları akılsızlar yapsın deniliyor. Ateist oldun mu senden eliti yok. Ateist olmak her şeye çözümmüş gibi. Evrim teorisini bilmek Allah’ı reddetmek ile eş tutuluyor. Halbuki Kur’anda Evrim Teorisi de canlılığın sudan meydana geldiğini söylüyor. Dahası Kur’an ekliyor; Hala inanmayacaklar mı? ( Enbiya Suresi-30. Ayet) Bizleri cahillik ile bir tutanlar, asıl cahilin kim olduğunu bizce yakında anlayacaklar.

Peki gerçekten de bu algılara değecek mi ? Bir ömür sürülen zevkler bir son bulduğunda içine düşeceğimiz boşluğu kremalar mı dolduracak yoksa nurlar mı? Ya da gözüne girmek istediğimiz o kişiler, gerçekten de bizler düştüğümüzde elimizden tutacak mı? Zor günler geçirdiğimizde, kimden yardım isteriz? Elit tabaka bu dünyanın güzellikleri sadece kendisinin olsun istiyor. Bir başkasına tahammülü yok.

Allah ise kendi nuruyla bizleri rahmetine çağırıyor. O’nun rahmetinde yalana ve yanlışa yer yok. Birbirimizi yemeyeceğimiz, çekişmeyeceğimiz bir hayat mümkün. Doğruluk makamına O’nun nuru sayesinde ulaşacağız. Ancak Doğruluk makamı için bu dünyada doğru olmak gerekiyor. Şeytanın hilesinin farkında olmak gerekiyor. Gerekirse içten bir tövbe ile yeniden başlamak mümkün. Yazımı bir hadisle bitirmek istiyorum.

“Ya Ömer! İstemez misin? Bu Dünya onların olsun, Ahiret ise bizim olsun…”                                                                    


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz
park hayat