...

23.9.2020
7014

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN

TAHA KILINÇ:

Birisi vefat ettiğinde söylenen “BAŞIMIZ SAĞ OLSUN” ifadesinin “ ALLAH DEVLETİMİZİN BAŞINI (eski dönemlerde: padişahımızı) korusun, dirlik-düzenliğimizi bozmasın” anlamına geldiğini kaç kişi bilir?

Öbür türlüsü “ÖLEN ÖLDÜ, BOŞ VER, BİZ SAĞ OLALIM” anlamına gelir ki, abesliği ortada. (1)

Dr.M. Şerafettin KALAY:

· “BELÎU’L-ARZ” Toprağın yuttuğu kişi. Hubeyb b. Adiyy isimli sahabiyi TEN’İM denilen yerde direğe astılar.

· Efendimiz as adam gönderdi.

· O zat ipi kesti. Hubeyb de yere düştü.

· Aşağı indiğimde Hubeyb yoktu.

· Ona bu isim verildi (2)

Prof. Dr. Sadettin ÖKTEN:

“JİKLET yani “CHEWİNG GUM” yoktu.1950 den sonra geldi.(3)

ALİYA İZZET BEGOVİÇ:

· İsviçre,”Araştırma ve geliştirme” (AR-GE) için “KİŞİ BAŞINA” 361 dolar yatırırken, Pakistan sadece 0.49.dolar yatırıyor (sayfa:124)

 

· “SİGMUND FREUD ( 1856/1939--- psikanaliz kurucusu olan Avusturyalı nörolog- 1884'te kendisine ün getireceğini düşündüğü yeni bir deneyin üzerinde araştırma yapmaya başladı. Bu deney, maalesef kokaini yarattı. Önce kendi üzerinde denemeye karar verdi. 1923'te ağzında kanserli bir tümörün oluşmasıydı. Çenesinden büyük bir parçasının alınması gerekti. Bu, 16 yıl içinde geçireceği 33 ameliyatın ilkiydi. 23 Eylül 1939'da Freud kızına, 'zamanının geldiğini' söyledi. O akşam, öldürücü dozda morfin aldı. )

“FREUD’ün takipçilerinin birçoğu MARKSİZM’e katılmıştır” (sayfa:130)

· “Dünyanın en uzun anayasası 406 madde ile YUGOSLAVYA. En kısa anayasa Amerika, sadece 7 madde. İngiltere’de bir anayasa bile yoktur (sayfa:153)

· HOLACAUST kelimesi köken olarak Kitab-ı Mukaddeste yer alır. Yunanca HOLOS (bütün, tüm) ve KAUSTOL (yakma) kelimelerinden türetilmiştir.(sayfa:136)

· JAPONYA’da meşhur Meiji döneminden sonra;

( veya Meiji devri, Japonya tarihinde 23 Ekim 1868-30 Temmuz 1912 tarihleri arasında İmparator Meiji'nin saltanatını kapsayan dönemdir. Bu dönem Japon toplumunun soyutlanmış bir feodal toplumdan modern biçimine geçtiği Japon İmparatorluğu'nun ilk yarısını temsil etmektedir. Tarih: 25 Oca 1868 – 30 Tem 1912)

Eğitimde ânî bir yaygınlaşma başladı.

O dönemde Japon anayasasında sadece 5 madde vardı. Ve sonuncusu “BİLGİ NEREDE BULUNURSA BULUNSUN ELDE EDİLMELİDİR” cümlesiyle bitiyordu. Bu cümle Japon “EKONOMİ MUCİZESİ” olarak bilinen hadisede hayâtî rol oynamıştır (Sayfa:140)

· Çin alfabesi yaklaşık 44.000 harften oluşuyor; bunlardan 4 bini düzenli olarak kullanılıyor (sayfa:191)

· KONG FU TSE (Konfiçyüs) ( sayfa:194)

· Meşhur Fransız yazar LA FONTAİNE

(Jean de La Fontaine-Şair- Fransız şair ve yazar. Yazdığı fabl eserleri ile tanınmıştır. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Paris'te kolejde okudu. Hukuk tahsili yaptı. Papaz yetiştirilmek istendi. Lisede kiliseden ayrıldı. Okul hayatında başarılı bir öğrenci olamadı. Doğum tarihi: 8 Temmuz 1621, Château-Thierry, Fransa-Ölüm tarihi ve yeri: 13 Nisan 1695, Neuilly-sur-Seine, Fransa)

Arap yazar BEYDABA’ya son derece büyük bir minnettarlık duyduğunu gizlememiştir.

BEYDEBA’ (Beydeba, MÖ 1. yüzyılda yaşamış FABL yazarıdır..Şam'da doğup, sonraları Çin'e göç ettiği çok rivayet edilir. M.Ö. 1. yüzyıl civarında yaşadığı düşünülen Beydeba'nın el yazmalarına göre Büyük İskender'in zamanında yaşamıştır. Vefat yeri ve tarihi üzerine hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Fabl türünün en önemli eserlerinden biri olan Kelile Dimne'yi Depşelem isimli bir Çin Hükümdarı döneminde kaleme almış ve eserini hükümdara sunmuştur. Kitap 14 bölümden oluşur. Kitap, adını ilk bölümündeki hikâyelerin kahramanı olan iki çakaldan almıştır; "doğruluğu ve dürüstlüğü" simgeleyen "Kelile" ile "yanlışlığı ve yalanı" simgeleyen "Dimne". Beydeba, hiç kuşkusuz, Hint edebiyatında eşsiz bir yere ve öneme sahiptir. Eserlerinden biri de "Bülbül ile Bağcı"'dır.BEYDEBA’ nın masalları (KELİLE DİMNE):

Yunancaya 1080

İbraniceye 1250

İspanyolcaya 1251

Almancaya 1552Fransızcaya 1570 yıllarında çevrildi (Sayfa:328) (4)

Prof.Dr. Oktay SİNANOĞLU:

“Geçen yıl Kazakistan’da iken ÇİMKENT şehrinde 1 ay içinde 3.000 KAZAĞIN HIRİSTİYAN edildiğini öğrendik” (5)

NECAŞÎ Habeşistan Kralı

H.8 yılında vefat etti.

Hz. Peygamberin emriyle Medine’de gıyaben cenaze namazı kılınmıştir (s.36)

ADI; ASHAME

Arapçayı iyi bilirdi (s.41) (6)

Mehmet Akif ERSOY (Gazeteci-Yazar):

“İsrail ajanlarının istihbarat devşirmede izlediği yollardan biri;

” ÖNCE ARKADAŞ OL,

SONRA ŞANTAJ YAP!” (7)

SABİÎLER

· Dinleri Yahudi-Hıristiyan karışımı

· ZEBUR okuyorlar

· Meleklere ibadet ediyorlar

· Kâbe’ye yönelip namaz kılıyorlar.

· Kısacası her dinden bir şeyler almışlar

· Temelde Nuh’un dinine dayanır

· Sabiilerin Mecusi olduklarını söyleyen var

· IRAK’ta “SUBBA” denilen topluluk (8)

TARİH

Reşat Ekrem KOÇU:

İstanbul’daki meşhur “KIZ KULESİ” Osmanlı tarihinde yalnız bir defa ve bir kişi için hapishane olarak kullanılmıştır. Burada 18. Asrın namlı vezirlerinden HEKİMOĞLU ALİ PAŞA hapsedilmiş ve oradan sürgüne gönderilmiştir.

Tarihimizde kabrine gece yarısı defnedilen tek insan da yine HEKİMOĞLU ALİ PAŞA’dır.

Kütahya valisi iken ölmüş ve oraya deflenilmiştir

Ali Paşa İstanbul’da halen kendi adına anıla gelen büyük bir cami yaptırmıştı.

Ölürken caminin yanındaki türbesine gömülmesini vasiyet etmişti.

İzin verilerek naşı kabrinden çıkarılıp Üsküdar’a getirilip, vezire karşı tezahürattan ötürü gece yarısı türbesine bırakıldı. (9)

Fahri KILIÇ (İzzet Baysal Üniversitesi Eğtm. Fakültesi):

“ I. TBMM’nin en etkili simalarından ve ailesinin 1877-78 Osmanlı –Rus savaşı sırasında Türkiye’ye göç ettiği TUNALI HİLMİ, Bulgaristan 28 Ağustoz 1871 doğdu)

Ø Tıbbıyede eğitim sırasında JÖN TÜRK hareketine katılmış

Ø Cenevre üniversitesinde hukuk ve psikoloji eğitimi ile yüksek öğrenimini tamamladı

Ø II. Meşrutiyetin ilanından sonra Hürriyet adını alan JULİETTE hanımla evlendi

Ø Abdülhamid yönetimine karşı İstanbul’da başlattığı mücadeleyi Cenevre’de de sürdürdü.

Ø 1896 da “Osmanlı İhtilal Komitesi’ni kurdu.

Ø JÖN TÜRK hareketinin hedeflerini açıklayan 11 broşürden oluşan HUTBELER isimli broşürleri yayımlamaya başladı

Ø 1909 da Karadeniz Ereğli’si Kaymakamlığına atandı.

Ø Ereğli ‘de “”Evlendiricile Cemiyeti” ni kurarak, küçük yaştaki çocukların evlendirilmesini ve aşırı düğün masraflarını kaldırmayı amaçlamıştır.

Ø Girişimleriyle 1909 da “Karadeniz Ereğlisi Osmanlı İçki Düşmanları Cemiyeti kurulmuştur. İkisi hıristiyan, beşi hiç içki kulllanmamış olan 69 kişilik bir heyetle çalışmalarına başladı.

Ø TUNALI HİLMİ, seçim yaşının 18 e indirilmesi gerektiğini;””Osmalı’da Ahali Hâkimliği” ve “MURAD” isimli eserlerinde ifade etmiştir.

Ø Ankara’nı en işlek caddesine ismi verilen Tunalı Hilmi, sürgün hayatını bir sonucu olarak tüberküloz hastalığına yakalanmış. Büyükada’daki evinde hasta olarak yatmış 26 Temmuz 1928 de vefat etmiştir.

Ø Önce Maşka mezarlığına gömülmüş, daha sonra ailesinin isteğiüzerine Cebeci Asrî Mezarlığı’na defnedilmiştir. (10)

Batılı araştırmacılara göre,

Kendilerinde ilk üniversite İtalya’nın kuzeyinde “KIZIL ŞEHİR” denilen BOLONYA şehrindedir.

Tarih 1088

Hakikate göre ENDÜLÜS EMEVÎ DEVLETİ mîlâdî 859 yılında yani Avrupa’da kurulan ilk üniversiteden tam 229 sene önce FAS’ın FEZ şehrinde “KEYRUVAN” üniversirtesini kurmuştu. Çok değil,25-30 sene sonra Keyruvan’da üniversite 29 ‘a varmıştı. (11)

Taha KILINÇ:

İbranice, geçtiğimiz yüzyıla kadar konuşulan bir dil değildi

ELİEZER BEN YAHUDA çıktı, olağanüstü bir çabayla, ölmüş bir dili diriltti.

1858 de Beyaz Rusya topraklarında dünyaya gelen BEN YAHUDA, çocukluğunda din dili olarak öğrendiği İbraniceyi, güncel bir dile dönüştürmeyi kafasına koymuştu.

Herkesle İbranice konuşarak işe başladı.

13 EKİM 1881 de Paris’te bir grup arkadaşına İbranice hitap etti.

Yahudi ailelerin sadece İbranice konuşmasını teşvik için kampanyalar düzenledi

1922 de Kudüs’te tüberkülozdan öldüğünde İsrail’in kurulmasına daha 26 yıl vardı.

Günümüzde 20 milyon insanın konuştuğu İbranice, yeniden dirlişini, Elizer ben Yahuda’nın gayretlerine borçlu. (12)

Don Kişot'un yazarı dünyaca ünlü Cervantes'in,

İstanbul'daki Kılıç Ali Paşa Camii inşaatında amelelik yaptığını biliyor muydunuz?

Beş yıllık esareti sırasında esiri olduğu Kılıç Ali Paşa'nın Tophane'de yaptırdığı Camii'de amele olarak çalışır.

Kaderin bir cilvesi, camiinin mimarı Koca Sinan'dır. Camii hissedilir derecede Ayasofya'ya benzer. Cervantes, başarılı çalışmasından ötürü serbest bırakılır ve ülkesine döner. Ancak bu yazının konusu olan tiyatro eserlerinde İstanbul ve Türklerle ilgili gözlemlerini bu tarihten sonra yazmaya başlar.

İstanbul'dan ayrılırken şu dizeleri okur:

Elveda anlı şanlı İstanbul,

Elveda Pera ve Pelmas, Elveda

Chufiti merdiveni ve hatta Guedi

Elveda,

Güzelim Visitax Bahçesi, Elveda,

Santa Zofia dediğiniz büyük tapınak

Şimdi artık büyük bir mescitsin

Elveda Taraçanas, şeytan görsün yüzünü

(Pelmas: Galatadan İstanbul'a yocu taşıyan kayıklar, Chufiti: Çıfıt (Yahudilere verilen lakap), Guedi: Yedikule, Visitax Bahçeleri: Has Bahçeler, Santa Zofia: Aya Sofya, Taraçanas: Taranazas (Kasımpaşa Tersaneleri- Şiirin sonunda buraya lanet okumasının nedeni de ora ile ilgili nahoş anılarıdır) (13)

Nurettin Rüştü BÜNGÜL:

· Edirne’nin kale kapısı anahtarı Berlin Müzesindedir. Bunu 1828 yılında ÇAR I.NİKOLA, Rusya’ya yardımına mukabil kayınpederi III. FREDERİK’e vermişti (Sayfa:22)

· ARABA:

Kelime aslında öz be öz Türkçedir. Mısırlılar buna “ARABİYYE” deyip Araplaştırmak isterlerse de…

En eski kısımlardan başlayarak isimleri;

Kağnı

Tatar arabası

Yaylı diye anılır.

Tek ve çift at,

Kısrak,

Katır,

Öküz,

Eşek koşulu olanları gibi birçok neviler vardır. Daha sonraları:

Fayton

Landon

Körük kupa gibi çeşitleri de çıkmıştır. (s.24)

· BALYEMEZ:

Eski Türklerin döküp kullandıkları büyük çaplı, en çok KALE dövmeye yarayan bir top cinsidir.

Adı İtalyanca “PALLAMEZİ” den bozmadır.

Alınmaz

Satılmaz

Askerî Müzede seyrine doyulmaz bir cenk âletidir.

Öyle bir TOP-I FELÂKETTİR ki

Bulduğu kanı içer de bal yemez! (s.41) (14)

Muhammed HAMİDULLAH:

Güney Arabistan’a, münbitliğinden dolayı “YEMEN” veya “MES’ÛD ARABİSTAN” (ARABİA FELİX) adı verilmiştir.

Atina sitesinin kurulmasından çok önce burada gelişmiş bir medeniyet bulunmaktaydı. Burada birbirinden farklı iki alfabe kullanılıyordu. (15)

Mustafa ARMAĞAN:

Eğitim bakanı Vasıf (ÇINAR) Bey, Şimdiki Şehir lokantasının yerinde bulunan Sinema Gazinosu’nda günü rakı istiyor! Garson şu cevabı veriyor:

- Polis Ramazan’a saygı gereği açıkça içki içmeyi yasak etti. Rakı getiremem!

Bu cevaptan hiddetlene Vasıf Bey, garsona bir tokat atıyor ve kendisinin Eğitim Bakanı olduğunu söylüyor! Garsonlar da ona karşı grev yaparak hiçbiri masasına servis yapmıyor.

Sonunda Eğitim Bakanımız, halkın ve garsonların gülümsemeleri ile aşağılayıcı bakışları arasında sıvışıp gidiyor (16)

Prof. Dr.Ali KÖSE (Prof. M.Ü. İlahiyat Fakültesi Dekanı):

•222 A-------2.ayın ikisinde saat 2 de… Ankara’da BAŞÖRTÜSÜ aleyhinde miting

•555 K------5. Ayın beşinde saat 5 de Kızılay meydanında MENDERES’i astırmak için toplantı, miting (17)

ROGER GARAUDY:

“ISFAHAN’ı ele geçirdikten sonra TİMUR’un 70.000 insan kellesini üst üste koyarak koca bir piramit inşa etmesi için herhalde günlerce uğraşması gerekmişti.”

HİROŞİMA’da ise aynı sonuç birkaç dakikada alınmıştır

Bu olay baş döndürücü bir bilimsel ve teknik ilerlemedir.

Dünyamızın üzerinde şu anda HİROŞİMA bombasının bir milyon kere daha fazlasına eşit nükleer patlayıcı madde vardır.

Bu ölçü, yer küresinde yaşayan her insan başına 5 ton klasik patlayıcı madde demektir.

Bu da bir başka bilimsel ve teknik gelişme…(!)

Bir zamanlar “CAHİL BARBAR” olan Avrupa, şimdi “BİLGİLİ BARBARLK” devrine girmiştir. (18)

KAZLI ÇEŞME

AHMET SIRRI ARVAS:

Ordumuzun İstanbul önlerine dayandığı günlerdir. YEDİKULE önlerinde toplanan askerlerin su ihtiyacı had safhada

Fatih sıkıntıyı nasıl halledeceğini düşünürken, üzerinden yaban kazları geçnez mi?

Genç Sultan süvarilerden birine kazları işaret eder. O da sadaktan bir ok alırken Sultan

- Hayır, hayır. Onları takip et, belki bir göle uçuyorlardır. Süvari atını topuklar ve takibe başlar. Kuşlar alçalır ve berrak sulu bir gölceğize konarlar.

Su beklenenden, umulandan tatlıdır. Matarayı doldurur Sultana götürür.

Mimarlar derhal işbaşı yaparak 5-10 gün sonra lülelerden suyu akıtırlar.

Sıra kitabeye gelince bir sanatkârın FATİH adını kazındığını görür. Ustaya döner:

- Niye ama suyu bulan ben değilim ki?

- Peki, bu çeşme kimin adıyla anılsın?

- KAZLARIN!

Çeşmenin adı “KAZLIÇEŞME “ kalır. (19)

(NOT: Değerli kardeşlerimiz, bildiklerimizi hatırladık, bilemediklerimizi öğrendik ve yapmamız gerekenler için de uyarı almışsak mesele hâsıl olmuş demektir. Selam ve sevgilerimizle-AY. ÇA-Tavşanlı-20.09.2020)

*******0****

1. Taha KILINÇ-Kırmadan İncitmeden-Âşinakitap- 3.Baskı 2018 İstanbul-Sayfa:176

2. Dr.M. Şerafettin KALAY- Peygamber Dostları ÖRNEK NESİL-Altınoluk yayınları:6- İst.2001-sayfa:261

3. Prof. Dr. Sadettin ÖKTEN –Fincanımda Cola Var – 3. Baskı- İst. Haziran 2015-TUTİ KİTAP -Sayfa:190

4. ALİYA İZZET BEGOVİÇ- ÖZGÜRLÜĞE KAÇIŞIM-Zindandan Notlar-Tercüme: Hasan Tuncay BAŞOĞLU-15.Baskı-Klasik 18.Kitap-İst. EYLÜL 2014-Sayfa: Yukarıda belirtildi.

5. Prof.Dr. Oktay SİNANOĞLU- Bir New York BYE- BYE TÜRKÇE- 10.Basım-Otopsi Yayınları-Kasım 2002-Sayfa:178

6. Hüseyin CİSRÎ Efendi (Suriye ulemasından)-Risale-i HAMİDİYYE-Tercüme: Manastırlı İsmail Hakkı (Fatih Ders-i âm’larından)-Sadeleştiren: Ahmet GÜL İzmir Y.İ.E Öğrt. Üyesi) İstanbul-1980-Sayfa: Yukarıda belirtildi

7. Mehmet Akif ERSOY – TÜNEL- Gazze’de Yaşamak-Kapı Yayınları:545-I.Basım: Ocak 2017-Sayfa:157

8. M.İZZET DERVEZE- et-Tefsiru’l-Hadis Nüzul Sırasına Göre KUR’AN TEFSİRİ-Ekin Yayınları:25-Çeviri: Muharrem ÖNDER, Vahdettin İNCE--İst. ARALIK 1997-Cilt:4-Sayfa: 416,417

9. Reşat Ekrem KOÇU – Tarihimizde Garip Vakalar- 2.Basılış-Varlık Yayınları:620- İst. Kasım 1958- Sayfa: 101

10. TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ – 3 aylık Fikir ve Kültür Dergisi- Sayı:142-Bahar 2020-Sayfa:56-61

11. Muhammed Emin YILDIRIM-Asr-ı Saadet’te Ticaret ve TÜCCAR SAHABÎLER-Siyer yayınları:24-4.Baskı - İst.OCAK 2020-Sayfa:54

12. Taha KILINÇ - KUDÜS YAZILARI -4.Baskı TEMMUZ 2019-Aşinakitap-Sayfa:58, 59, 60

13. 09.MART 2015-HÜRRİYERT GAZETESİ –KELEBEK Eki

14. Nurettin Rüştü BÜNGÜL – Eski Eserler Ansiklopedisi- Tercüman 1001 Temel Eser- Cilt:1-Sayfa: Yukarıda belirtildi

15. Muhammed HAMİDULLAH- Hz. Peygamber’in ALTI ORİJİNAL DİPLOMATİK MEKTUBU- Çeviren: Mehmet YAZGAN- Beyan Yayınları:144- İst.1990-Sayfa:19

16. Mustafa ARMAĞAN –KIZIL PENÇE –Karabekir’in Gözüyle Kuruluş Yılları (1922-1933)Timaş Yayınları:2717-7.Baskı Eylül 2016 İstanbul-Sayfa:194

17. Ali KÖSE (Prof. M.Ü. İlahiyat F. Dekanı)-Enteller Aleykümselâm Der mi?- İz yayıncılık: 663- 3.Baskı-İst.2013-Sayfa:12

18. ROGER GARAUDY –İslam’ın vaat ettikleri –Türkçesi: Nezih UZEL- Pınar Yayınları:11- 1.Basım Haziran 1983-Sayfa:97

19. AHMET SIRRI ARVAS – Hikâye Tadında OSMANLI – Sultan Ahmet Yayınları-10. Baskı-İst. NİSAN 2018 –Sayfa:127


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz