Öğretmenler Günü Buruk Kutlanacak

Öğretmenler Günü Buruk Kutlanacak

Kütahya'da Eğitim-Bir-Sen düzenlediği kahvaltı programında, 24 Kasım basın bildirisini paylaştı.

Öğretmenler Günü Buruk Kutlanacak

Basın Bildirisi Terör saldırılarını kınamayla başladı. Toplumsal yapı içinde eğitimin önemine dikkat çekilerek, öğretmenlerin ekonomik ve sosyal anlamda sorunsuz olmalarının eğitime yansımalarının görüleceği ifade edildi. 

Eğitim-Bir-Sen Kütahya 1 Nolu Şube Başkanı Fatih Köse, kınama mesajıyla başlayan açıklamasında şu ifadelere yer verdi. 

“KALLEŞ SALDIRIYI  ŞİDDETLE KINIYORUZ “

Öncelikle İstanbul/Taksim’deki kalleş saldırıyı şiddetle kınıyoruz.  Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diliyoruz. Yine Suriye’nin kuzeyinden atılan bombalar sonucu şehit olan Ayşenur öğretmenimizi, beş yaşında hayattan koparılan Hasan’ı, şehitlerimizi rahmetle anıyor, yaralılarımıza şifalar diliyoruz.

Yeniden Büyük Türkiye ancak ve ancak iyi yetişmiş nesillerle mümkün olacaktır. Nesillerin çağın zararlılarından korunması, milli ve manevi değerlerle bütünleşmesi, bilimsel kapasitenin artırılması ancak iyi planlanmış bir eğitim programı ve sorunları çözülmüş bir eğitim ordusuyla mümkündür. Elbette ailenin, çevrenin katkı ve etkisi yadsınamaz. Ancak eğitim sisteminin asli unsurları olan çalışanların sorunlarının çözülmesi, onların verecekleri eğitime odaklanmalarını sağlayacaktır.  

Eğitim-Bir-Sen olarak bütün gayretimizi bu temel üzere kurgulamaktayız. Pek kıymetli ve tarihi önemi olan adımların atıldığını görmekteyiz. Yıllardır beklenen ek gösterge düzenlemesi ile tüm çalışanlarımızın ek göstergeleri 600 puan artırıldı. Öğretmenlerimiz 3600 ek göstergeye kavuştu. Emekli ikramiyesi ve maaşlarda kıymetli bir artış sağlanmış oldu. Meslek Kanunu ile 10 yılını dolduran öğretmenlerimizin maaşlarında önemli bir artış sağlanmış oldu.

Temel eğitim okullarımıza doğrudan Bakanlıktan bütçe gönderilmesi ile ilgili talebimizin gerçekleşmesi ve okul yöneticilerimizin velilerle parasal konularda karşı karşıya gelmemesi yine kıymetli bir adım olmuştur.

Toplu sözleşme hükümlerinden biri de sözleşmeli çalışanlarımız ile ilgili olup; yetkili sendika Memur-Sen ile hükümetin birlikte çalışma yapması ve 2022 yılı içinde kanuni bir düzenlme yapılması karar altına alınmıştır. Burada teklifimiz tüm çalışanlarımızın kadrolu olmalarıdır.

Sözleşmelilik ve Ek Gösterge düzenlemesindeki bu ortak çalışma iradesi kamu sendikacılığı açısından tarihi bir durumdur. Yıllardır sadece istişari bir yapıya sahip olan sendikalar ilk defa çalışma ortağı olarak görülmüştür. Bu sayede dört meslek grubu için vaadedilen ek gösterge düzenlemesi  tüm kamu görevlilerine teşmil edilmiştir.

Nöbet tutan öğretmenlerimize haftalık 3, aylık 12 saat ders ücreti ödenmektedir.  Bu gün itibariyle öğretmenlerimiz nöbet görevlileri karşılığı ortalama aylık 500 TL bir kazanç elde etmişlerdir.

Çalışanların kazançlarından asgari ücret kadar kısmı vergiden muaf tutulmuştur.

Sizlerin de pek çok kez şahit olduğunuz gibi basın açıklamalarımız ve eylemlerimizle daima çalışanların yararına bir şeyler üretme gayretindeyiz.

Şimdi önümüzde vergi matrahları ile ilgili bir sorun daha var. Kamu görevlilerine 2022 Ocak ayında yüzde 30,5, Temmuz ayında yüzde 41,69 oranında yapılan maaş/ücret artışlarına ve diğer ek desteklere rağmen 2022 ek bütçesinde gelir vergisi dilimlerinde yeterli düzenlemenin yapılmaması ve kamu görevlileri için ödenen harcırah tutarlarının günün şartları karşısında yetersiz kalması, kamu görevlilerinin önemli kayıplar yaşamasına sebebiyet vermekte ve bu kayıplar yıl sonuna doğru daha derinden hissedilmektedir.

Kamu görevlilerine ödenen harcırah tutarları en az yeniden değerleme oranında artırılarak günün şartlarına uygun hâle getirilmeli; kamu görevlilerinin gelir vergisi kaynaklı kayıp yaşamaması için toplu sözleşme süreçlerinde de dile getirdiğimiz “Vergide yüzde 15’i aşan kısmın iade edilmesi” teklifimiz uygulamaya konulmalı, gelir vergisi dilimleri adil bir şekilde düzenlenmelidir.

Yakın zamanda Öğretmenlik Meslek Kanunu meclisten çıktı. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, bu kanunun kariyer basamaklarının yeniden hayata geçirilmesi, uzman ve başöğretmenlere ücret ve ilave derece artışı getirilmesi, adaylık sürecindeki yazılı sınavın kaldırılması, öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesi gibi önemli özlük hakları ihtiva ettiğini, bu yönüyle öğretmenlerimizin bir kısım beklenti ve taleplerini karşıladığını, bu anlamda olumlu bir ilk adım olduğunu dile getirdik. Ancak hemen ardından, kanunun bu hâliyle öğretmenlerimizin beklentilerini ve toplu sözleşme masasına taşıdığımız talepleri tümüyle karşılamadığı, ‘meslek kanunu’ olarak nitelendirilmeyi hak edecek içerikten yoksun olduğu uyarısını yaptık.

Son olarak, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun, öğretmenlerin beklentilerini karşılayacak bir içerikle yeniden düzenlenmesi amacıyla Eğitim-Bir-Sen olarak hazırladığımız kanun taslağı/önerisini Millî Eğitim Bakanlığı’nın, TBMM’nin, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’nun ve kamuoyunun dikkatine sunduk.

Kanun taslağımızda, sözleşmeli ve ücretli öğretmenliğin kaldırılarak öğretmenliğin resmî eğitim kurumları ile diğer kamu kurumlarında öğretmen kadro unvanındaki kadrolu memurlar eliyle yürütülmesi; kariyer basamaklarında ilerlemede öğretmenlikte 8 yılını tamamlamış olanlar yönünde uzman öğretmenlik, 12 yılını tamamlamış olanlar yönünden başöğretmenlik unvanı alınabilmesi; eğitim kurumu yöneticiliğinin özlük hakları, atama ve terfi yönünden yeniden düzenlenerek iyileştirilmesi; öğretmenlerin ek ödeme, eğitim-öğretim tazminatı, hazırlık ödeneği ve ek ders ücretlerinde artış yapılması, zorunlu hizmet bölgelerinde çalışanlara ilave tazminat ödenmesi; öğretmenlerin görev, hak, yetki ve sorumlulukları mesleki özerklik ve akademik özgürlük ekseninde kurgulanarak ayrıntılı bir şekilde düzenlenmesi; şiddete karşı caydırıcı hükümler getirilmesi gibi somut ve açık öneriler yer almaktadır.

19 Kasım günü kanun kapsamında kariyer basamakları sınavı gerçekleştirildi. Bakanlık öğretmenleri eleme değil kazanma ve motivasyonu artırma yolunu seçti. 2023 Ocak 15 ten itibaren uzman öğretmenlerimiz 2 bin, başöğretmenlerimiz ise 4 bin TL civarı bir ekonomik iyileşmeyi almış olacaklar.

Milli Eğitim Bakanı yüksek lisans ve Doktora yapanlarla ilgili bir kariyer ve ekonomik imkan ön görürken yaptığımız çalışmalarla yine Milli Eğitim bakanının ifadesiyle yetkili sendika Eğitim-Bir-Sen sayesinde 6oo binden fazla öğretmenimiz bu imkandan faylanacaklardır.

Bakanlığın kariyer basamakları ile ilgili planının dar kapsamını genişletmek daha fazla öğretmenin bu imkandan faydalanmasını sağlamak üzere yaptığımız çalışmalar sırasında birileri de boş durmadı.

Bir muhalefet partisi ÖMK nın sınav dışındaki pekçok maddesini anayasa mahkemisine götürdü. Sanki sınavı mahkemeye taşımışlar algısı oluşturarak siyasi rant peşinde olduklarını gördük.

Bir sendika,  Yönergenin "Mesleki gelişim çalışması" başlıklı 8. maddesinin, başvuracak adaylara başvuru şartı olarak yeni bir kriter getirdiğini ileri sürerek, maddenin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay 2. Dairesine dava açtı. Bunlar da yine sınav ile ilgili hükümlere dava açmış gibi bir algı ile üyelerini ve eğitim çalışşanlarını yanıltmayı tercih ettiler. Danıştay 2. Dairesi, yürütmesinin durdurulması istemini "Dava konusu olan düzenlemede, kamu yararına, hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir." Şeklinde reddetti.

Bazı sendikalar da sosyal medyada ortalığı karıştırmak üzere üzerlerine düşen görevi yaptılar. Bazıları PKK nın gövde gösterisine sahne olan eylemler yaptılar.

Nihayetinde öğretmene hiçbir fayda üretmeyen, öğretmenin halk nazarında olumsuz algılanmasına yol açacak eylemlerle kamuoyunu meşgul ettiler. Amaç karamsar bir tablo ve bunun siyasi sonuçlarından başkası değildi.

Biz Eğitim-Bir-Sen olarak çalışanlarımızın alın terinin hakkının verilmesi, emeklerinin karşılığının alınması ile ilgili gayreti tercih ettik. Bir taraftan kanunun eksikliklerinin giderilmesi diğer taraftan sınav hususunda online kurs, deneme sınavı ve özet çalışmalarımızla öğretmenlerimizin yanında olduk.

Ekonomik sorunlar sadece eğitim çalışanların değil tüm toplumun sorunu. Gezi olayları ve akabinde 17-25 Aralık kumpası, Çukur eylemleri, 15 Temmuz ihanet girişimi gibi toplumsal, siyasal ve ekonomik yapıyı hedef alan saldırılar karşısında devletimizin ve milletimizin yanında olduk. Teşkilatımız ülkemizin en büyük sivil toplum örgütü olarak bütün saldırılarda rüştünü ispat etti.

Bu ihanet ve saldırı girişimlerinin akamete uğratılmasında bizim de emeğimiz vardır. Bu gün ekonomik saiklerle suyu bulandırmaya çalışanlara baktığımızda pek çoğunun yaşanan bu süreçlerde sınavı geçemeyen, örgütlü yapılarını milletinin ve çalışanların lehine kullanamayanların bilakis örgütlü yapılarını küreselcilerin piyonu haline düşürenlerin olduğunu görürüz.

Tezviratlar bir yere kadar başarılı olabilir. Gerçekler mutlaka algıları bastırır, sis dağıldığında her şey şey ortaya çıkar ve kim nereye hizmet ediyor, kim terörden ihraç edilen üyelerini fonluyor, kim LGBT derneklerinden fonlanıyor, kim iş yapıyor görünüyor, kim gerçekten çalışıyor hepsi ortaya çıkacaktır.

Kütahya ilimizde 30 yıldır kesintisiz büyümeye devam eden sendikamız  işimiz, derdimiz, kendimiz millet; yükümüz yeniden medeniyet mefkûresiyle yoluna devam etmektedir. Bu vesileyle tüm eğitim çalışanlarımızın Öğretmenler Günü nü tebrik ediyoruz.

 


Paylaş: 

Okur Yorumları

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz