Germiyan Beyleri ve Eserleri
28.9.2020 10:24:00

1-YAKUP BEY BİN ALİŞİR (1302-1340) Alişir oğlu Yakup Bey ilk Germiyan hükümdarıdır. Çelebi-i Âzam ve Sultanü’l Germiyan lakaplarıyla anılmıştır.

I. Yakup Bey devri Germiyanoğullarının en kuvvetli zamanıdır. İbn Fazlullah el-Ömerî, Germiyan hükümdarının; Türk meliklerinin en büyüğü olup hepsinin memleketine hükmettiğini, hükümet merkezinin Kütahya olduğunu bildirir.

Germiyanoğullarının 40 bin atlı askerinin bulunduğunu savaş zamanı ise 200 bin süvari ve piyade askerini teçhizatlı şekilde çıkarabildiğini kaydeder. O dönem Anadolu’da en kıymetli atlar, Germiyan atları olup soy şecereleri tutulmaktadır.

XIV. yüzyılın başlarında Osmanlılar hariç, Denizli, Aydın, İzmir, Antalya, Isparta çevreleriyle Ankara ve yukarı Sakarya havzasını içine alan geniş bir bölge Germiyanoğullarına bağlıdır. Batı’da sınırlarına dayanan Germiyan hücumundan emin olmak ve ittifak sağlamak için Bizans, her sene Germiyan hükümdarına yüz bin İstanbul altını ve kıymetli hediyeler göndermektedir.

Bizans ile sürekli mücadele eden Yakup Bey, İç Frigya’nın büyük kısmını ve Alaşehir’i (Philadelphia) ele geçirmiştir. Bizanslılar baş edemedikleri Germiyanlılara karşı Katalanları paralı asker olarak kullanmıştır. 

Uzun mücadeleler sonunda Yakup Bey üstünlük kurarak Alaşehir’i vergiye bağlamıştır. Halen Kütahya Arkeoloji Müzesi olarak kullanılan Vâcidiye Medresesi, Alaşehir’den alınan bu cizye geliri ile yaptırılmıştır. 

Yakup Çelebi zamanında Mevlana’nın torunu Ulu Arif Çelebi Kütahya’ya gelmiştir. Böylece, daha sonraki zamanlarda oldukça önem kazanan Germiyan Beyleri ile Mevlevilerin ilişkilerinin temeli de bu dönemde atılmıştır.  

VÂCİDİYE MEDRESESİ

2- MEHMED BEY BİN YAKUP (1341-1361)

I. Yakub Beyin vefatından sonra yerine oğlu Mehmed Bey geçer. “Metanetini kıran, dağıtıp parçalayan” manasına gelen Çahşadan lakabına sahip olduğunu Şeyh oğlu Mustafa’nın Hurşidname adlı eserinden öğrenmekteyiz. 

Mehmed Bey’in Musa adlı bir kardeşi daha bulunduğu H.765/ M.1364 tarihli bir vakfiye suretinden anlaşılmaktadır. Mehmed Bey, Türklerin elinden Katalanlar tarafından alınmış olan Kula ve Simav’ı (Angir) geri alır. 

II. Yakub duvara yazdırdığı Taş Vakfiyenin 5. ve 6. satırında dedesi Mehmed Bey’in Kula ve Simav’ı geri alışından şöyle bahsetmektedir: 

“Küldi’yi (Kula’yı) babam atası Mehmet Bey kâfirden aldı ve 

Simav Gölün dahi babam atası Mehmet Bey kâfirden aldı.” 

Mehmed Bey’in nerede vefat ettiği ve mezarının yeri bilinmediği gibi hakkında çok az bilgi bulunmaktadır. Vefat tarihi olarak oğlu Süleyman Şah’ın Beyliğin başına geçtiği 1361 tarihi kabul edilmektedir.

TAŞ VAKFİYE

3- SÜLEYMAN ŞAH BİN MEHMED BEY “ŞAH ÇELEBİ”(1361-1387)

Çahşadan Mehmed Bey’in büyük oğlu Süleyman Şah üçüncü Germiyan Beyidir. 

Süleyman Şah’ın lakabı, “Şah Çelebi”dir. Kütahya Analcı Mescid kitabesinde ve bazı arşiv belgelerinde kendisinden bu lakapla bahsedilir.  

Döneminde imar ve kültür faaliyetleri öne çıkmaktadır. Ahmedî, Şeyhoğlu Mustafa, Ahmed Dâi, Şeyhi gibi âlim ve şairler Süleyman Şah’ın meclisinde yer almış ve Germiyan hükümdarına sunmak üzere pek çok kıymetli eser hazırlamıştır. 

Ahmedî, İskendernâme’yi Süleyman Şah namına yazmıştır. Şeyhoğlu Mustafa, Süleyman Şah’ın isteğiyle Farsça Marzubânnâme’yi ve Kabûsnâme’yi Türkçe’ye tercüme etmiştir.  

Süleyman Şah’a takdim etmek üzere Şeyhoğlu tarafından yazılmaya başlanan “Hurşidnâme” Şah’ın vefat etmesi üzerine, Osmanlı hükümdarı Yıldırım Bayezid’a sunulur. Hurşidnâme’deki tasvire göre Süleyman Şah; yardımseverlikte sınır tanımayan kerem sahibi, cömert bir kişidir. Öyle alçak gönüllüdür ki, yanında kullar kulluğunu unutur, onlarla oturur kalkar ve yer içerdi. İnsanların hataları konusunda bağışlayıcı, halka karşı âdil ve devletin idaresinde tavizsizdi. 

Süleyman Şah’ın Hazret-i Mevlana’nın torunu ve Sultan Veled’in kızı Abide Mutahhara Hatun ile yaptığı evlilikten Hızır ve İlyas Paşa adlı iki oğlu ile Devlet Hatun adlı bir kızı olmuştur. Süleyman Şah diğer evliliğini ise meşhur ümeradan Mübarezüddin Umur bin Savcı’nın kızı ile yapmış ve kendisinden sonra tahta geçen II. Yakub bu evliliğinden dünyaya gelmiştir.

Süleyman Şah döneminde Germiyanoğulları, güneydoğusunda bulunan Karamanoğulları ile büyük bir mücadelede içindedir. Öte yandan kuzeyinde Osmanoğulları giderek daha da güçlenmektedir. İki güçlü beylik arasında sıkışan Süleyman Şah siyasî bir karar alarak kızı Devlet Hatun’u, I. Murad’ın oğlu Şehzade Bayezid (Yıldırım) ile evlendirerek geleceğini daha parlak gördüğü Osmanoğulları ile akrabalık bağı kurar. Bir ay süren dillere destan bu düğüne Mısır Hükümdarı ile Anadolu Beyliklerinin hepsi davet edilmiştir. 

Kız çeyizi olarak Kütahya, Tavşanlı, Simav ve Emet Osmanlılara verilmiştir. Daha sonra Kula’ya çekilen Süleyman Şah burada vefat eder, türbesi Kula’dadır.

SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ

ANALCI MESCİT (1369 - 1370)

KURŞUNLU CAMİ (1377)

KALE - İ BALA CAMİ (1377 - 1378)

SERVİ ÇATAL CAMİ (SÜLEYMAN BEY MESCİDİ - 1381)

BALIKLI CAMİ 

AHMED-İ DÂÎ ESERLERİ

ÇENG-NAME (Konya Koyunoğlu Müzesi ve Kütüphanesi nr. 14546)

4- 1I.YAKUP BEY (1387-1390)(1402-1429)

Süleyman Şah’ın, Germiyan emirlerinden Mübarizüddin Umur bin Savcı'nın kızı ile evliliğinden dünyaya gelen Yakup Bey,  babasından sonra tahta geçmiştir. 

Süleyman Şah’ın diğer hanımı Hazret-i Mevlana’nın torunu ve Sultan Veled’in kızı Abide Mutahhara Hatundur. Bu evliliğinden ise oğulları Hızır ve İlyas Paşa ile kızı Devlet Hatun doğmuştur. 

I. Murad’ın Kosova Savaşı’nda şehit olması üzerine; diğer Anadolu Beylikleri ile beraber Germiyanoğlu Yakub Bey de harekete geçerek çeyiz olarak Osmanlılara verilen toprakları geri alır. Ancak Yıldırım Rumeli’den döndüğünde, karşısında ittifak kuran diğer beyliklerle birlikte, 1390 senesinde Germiyan Beyliğinin topraklarını da ele geçirerek II. Yakup Beyi, İpsala Kalesi’ne hapseder. Daha sonra hapisten kaçan Yakup Bey önce Şam’a gider, oradan Timur’a sığınır. 

1402 tarihinde yapılan Ankara Savaşı’nda Timur’un Yıldırım’ı yenilgiye uğratması üzerine, Anadolu Beylikleri yeniden ihya edilmiş ve 12 yıl aradan sonra II. Yakup Bey de yeniden beyliğine kavuşmuştur. 

Yakup Bey, Osmanlı Devletinde hâkimiyeti sağlayan Çelebi Mehmet’in yanında yer alarak Beyliğinin devamını sağlamıştır. Ancak, erkek evladı olmadığı için ölümünden sonra memleketini II. Murad’a vasiyet etmiştir (1428). Böylece, 1429 senesinde Yakup Bey’in vefatıyla Germiyanoğulları Beyliği fiilen sona ermiştir. Türbesi, Kütahya’da kendi yaptırmış olduğu İmaret Mescidi’nin içindedir.

II. Yakup Bey’den günümüze kalan en önemli eser Kütahya’da yaptırmış olduğu külliyedir. Günümüzde bu külliyenin yalnız İmaret Mescidi ayaktadır. Külliyesi için yazdırdığı Türkçe “Taş Vakfiye” hakkında Z. Velidi Togan; “eski Göktürk ve Uygur kitâbelerinden sonra taşa yazılmış Türkçe vesikalar sıfatıyla ancak Temür’ün Ulu-tav’daki Uygurca kitâbesi, sonra da Bursa ve Kütahya kitâbeleri gelir”  demektedir. 

Yakup Bey döneminde, ilim ve fikir hayatı son derece canlıdır. II. Yakup sanata ve musikiye düşkün bir hükümdar olarak sarayında şiir ve musikî meclisleri kurmuş, Şeyhi ve Ahmed-i Dai gibi şairleri himaye etmiştir. 

Evliya Çelebi; “beş kıllı, tahta göğüslü ve yirmi altı perdeli büyük bir saz” olarak tarif ettiği “Çöğür”ün mucidinin Germiyanoğlu Yakup Bey olduğunu söylemektedir. 

YAKUP ÇELEBİ İMARET MESCİDİ

YAKUP ÇELEBİ TÜRBESİ

TAŞ VAKFİYE

Kaynak Kütahya Valilik


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz