12 YIL ÖNCE DUYDUK 2021'DE GÖRDÜK
2.9.2021 15:04:00

“FTRH“ Kütahya Yoncalı’da 1991 yılından buyana bir hastanesi bulunan çok önemli bir alan olmasına rağmen, Kütahya ve Tavşanlı’da çok da fazla bilinmeyen hatta bazılarına göre; “lüx” olarak algılanan bir alandı.

       İlk kez, Tavşanlı olarak, gazetemizde köşesinde, Afyonkarahisar’da akademisyen olarak görev yapan, Vural Kavuncu, FTR’yi, Sağlık turizmini yazılarılarıyla bizlere anlatmaya başladı. Afyonkarahisar’da, üniversiteden gerçekleştirdiği açılımla, Termal kaynaklardan da yararlanarak, açılmasına vesile olduğu, şifa dağıtan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uygulamalarından haberdar olduk. Kütahya’da da FTR’nin bilinirliği artıyor. 

Bugün Tavşanlı’da da, Türkiye’ye örnek olacak Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi  Hizmete başladı. Eğer, Sağlık Bakanlığından,gerekli uzman, tekniker ve kadroları temin edip, Tavşanlı Fzik Tedavi ve Rehabilitasyon hastanesi olarak tescillerse, bölgemiz, sağlık turizminden de, sağlık hizmetlerinden de kazanacak. Sıkıntı içinde yaşam sürdüren pek çok insanımız, buradaki uygulamalardan faydalanarak, daha iyi yaşam şartına kavuşabilecek. 

Rektör,  bu konuda en önemli değerlerimizden. Biz ondan 2008 yılında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyonu, Sağlık Turizmini duyduk, Afyonkarahisar’daki  başarılı tesisleri ve Sağlık Turizminin ne olduğunu öğrendik. Şimdi, Tavşanlı’mızda hizmete giren Hastanemizde de gördük. Bugün 1. 9. 2009 

11. 10 .2009 tarihinde, Porf. Dr. Vural Kavuncu’nun Tavşanlı’nın Sesi gazetemizde yayınlanan köşe yazısını aynı güncelliğiyle yayınlıyoruz. 

 

Günümüzde doğal tedavi yöntemlerine ilgi giderek artmaktadır. Avrupa’da termal su kaynaklarının bulunduğu bölgeler birer sağlık ve dinlenme merkezi haline gelmiştir. Türkiye ise zengin ve kaliteli sıcak su kaynaklarına sahip olmakla birlikte sağlık turizmi açısından dünya sıralamasında oldukça gerilerdedir. Bunun sebeplerini anlayabilmek için öncelikle kür tedavisi olarak isimlendirilen tedavi programlarını gözden geçirmek gerekir.

Kür tedavisi, termal-kaplıca tedavisi ile birlikte fizik tedavi ve rehabilitasyon, sauna, masaj, egzersiz, diyet tedavileri, psikoterapi, Yoga, akupunktur gibi uygulamaların birlikte yapıldığı bir tedavi şeklidir. Kür tedavilerinde belirli bir süre (genellikle 3 hafta) uygulama yapılır. Her türlü hastalığın nekahat döneminde ve bozulan beden işlevlerinin düzeltilmesi için kür tedavileri uygulanabilir. Yani sadece romatizmal ağrıları veya bedensel özürleri olanlarda değil, hareket kabiliyeti azalmış yaşlılarda, ağır cerrahi ameliyatlar ve kalp ameliyatlarından sonra, akciğer ve astım hastalarında, felç ve inme geçirmiş hastalarda kür tedavileri uygulanır. Kaplıca suları tedavinin bir parçası olmakla birlikte asıl olarak beraberinde fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavileri yapılmaktadır. Zaman zaman basında reklam-haber şeklinde yer aldığı gibi, felç geçiren bir hasta ya da özürlü bir kişi sadece kaplıca sularına girerek iyileşmesi olası değildir. Su ısısı ayarlanmış özel tedavi havuzlarında yapılan egzersizler ve diğer rehabilitasyon çalışmaları elbette çok daha yarar sağlayıcı yöntemlerdir. Kalp ve tansiyon hastalarında ise olumsuz etkiler oluşturacak sıcak su banyoları yerine, bacaklardaki ve kollardaki kan dolaşımını düzenleyen bölgesel banyolar, soğuk şoklama yürüme havuzları, bacak lenf damarları masajı, egzersiz kapasitesi tesbit edildikten sonra verilecek bisiklet ve yürüme egzersizleri ilaçlara olan gereksinimin azalacağı ve hastanın kendisini daha rahat hissedeceği önemli uygulamalar olacaktır. Ağır cerrahi ameliyat geçirenler bilirler, hastalarda bu ameliyatlardan sonra bir iyileşme-nekahat dönemi vardır. Bu dönemde hastalar kendilerini yorgun, halsiz ve kuvvetsiz hissederler. Bu dönemde yapılan kür tedavileri ile hastalar eski güçlerine ve sağlıklarına çok daha hızlı bir şekilde dönmektedirler. Eklem protezleri ve diğer ortopedik ameliyat geçiren hastalarda ise rehabilitasyon uygulamaları birer zorunluluktur. Aksi takdirde yapılan ameliyatlardan elde edilen kazanımlar oldukça azalmaktadır. Kanserli hastalarda bile beden işlevlerinin korunması ve bağışıklığın kuvvetlendirilmesi aşamasında kür tedavileri kullanılmalıdır. Bu tedavilerde temel mantık hastanın tedavide aktif katılımcı olarak yer almasıdır. Yani sadece dışarıdan ilaç verilmesi, vücuda bir takım tıbbi cihazların uygulanması ile sorun çözülmemektedir. Hareketin yaşamın sürdürülmesi için en gerekli unsur olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

Kür uygulamaları sadece hasta olanlara değil sağlıklı kişilere de uygulanır. SPA diye isimlendirilen uygulamalar; masaj (klasik masaj, sıcak taş masajı, shiatsu refleksoloji), kokularla yapılan aromaterapi, bitki banyoları, çamur, parafin, yosun uygulamaları, cilt bakımı, buhar ve sauna gibi sağlıklı insanlarında yararlanabileceği yöntemlerdir. Günümüz yaşamı bizlere teknolojik bazı kolaylıklar sunarken beraberinde stres, hareketsizlik, kimyasal ve fiziksel olarak kirli bir çevre gibi olumsuzlukları da armağan etmiştir. Araştırmalar toplumun en az yarısının psikolojik olarak rahatsız olduğunu ve kanserin çok yaygınlaştığını açık olarak göstermektedir. Alınan ilaçların fazlalığı bedenimizde olumsuz etkiler oluşturmakta, bağışıklık sistemimizin zayıflamasına ve bazı ciddi yan etkilere yol açmaktadır. Konunun bilincinde olan kişiler bu nedenle önceliklerini belirlerken egzersiz ve spora önem vermekte, beslenmelerine dikkat etmekte, yapay ürünlerden ve kimyasallardan kaçınmaktadırlar. İşte bu noktada kür tedavileri kişilerde zehirden arınma (detoksifikasyon), bağışıklık sisteminin güçlenmesi, hormonal sistemin ve vücut metabolizmasının düzenlenmesi, yaşam tarzı ve diyet alışkanlıklarında değişiklik ve psikolojik rahatlık gibi çok önemli katkılar sağlamaktadır. Kaplıca bölgelerinde tatillerini geçirenler bu dönemlerde kendilerinde olan değişiklikleri fark ederler. Mide asitleri azalır, tansiyonları ve kan şekerleri daha düzenli olur, kişiler kendilerini daha rahat ve neşeli hissederler. Kür uygulamaları ile adeta vücuda bir yenilenme olur.

Kür merkezlerinde sıklıkla cilt estetik merkezleri de bulunur. Kükürt, magnezyum ve selenyum içeren suların cilt üzerinde olumlu etkileri olmaktadır. Cilde canlılık vermekte, gözeneklerin açılması ile cilt solunumu artmaktadır. Yüz için buhar uygulamaları, özel bitki maskeleri, bitki banyoları ve çamur tedavileri cilt bakımlarında tercih edilen önemli uygulamalardır.

Dünyada kür ve kaplıca merkezleri ile ilgili yapılanmalar yukarıda bahsi geçen uygulamalar çerçevesinde gerçekleşmiştir. Bugün için sadece Almanya’da 1500’e yakın kür merkezi bulunmaktadır. Bu merkezler Türkiye’deki ‘‘Senatoryum’’ denilen merkezler gibi düşünülebilir. Çoğunluğu yeşillikler ve doğal güzellikler içerisinde, temiz hava olan yerlerdedir. Pek çoğu sağlık sigortası klinikleri, vakıf hastanesi, hıristiyan mezhep hastaneleri ya da özel hastaneler şeklindedir. Kalp hastalıkları üzerine, diabet hastalıkları üzerine, ortopedi hastalıkları üzerine, nörolojik hastalıklar üzerine, cilt hastalıkları üzerine, kanser hastalıkları üzerine gibi özelleşmişlerdir. Bu kliniklere sevk raporu ile hastalar gelmekte ve standart olarak 3-4 haftalık kürler uygulanmaktadır. Sigorta şirketleri bu kliniklerle her şey dahil (yatak, ilaç, yemek, tedaviler) günlük bir rakam üzerinden anlaşma yapmaktadırlar. Kliniklerde hastaların kalmaları için 5 yıldızlı konfora sahip bir otel bulunmaktadır. Her hastaya özel bir günlük tedavi programı çıkarılmakta ve hastalar da bu tedavi programına göre bütün günlerini geçirmektedirler. Kaplıca suyu banyosu hastanın ihtiyacına göre verilmektedir. Bu merkezlerde mutlaka standart olarak bir büyük tedavi havuzu, spor salonu ve egzersiz cihazları bulunmaktadır. Bahsedilmesi gereken diğer önemli bir özellik ise ulaşım kolaylıklarıdır. Yani bu merkezler havaalanlarına yakın mesafede ve ülkelerinin her tarafında tren ile ulaşılabilir özelliktedir. Ayrıca oluşan bu kür şehirlerinde sosyal olanaklar gelişmiş, sanatsal etkinlik merkezleri, pansiyonlar, restoranlar, kafe ve spor tesisleri bulunmaktadır.

Türkiye’de ise geleneksel kaplıca anlayışı daha çok sadece banyo uygulamalarını kapsamaktadır. Kaplıcaya giden hastalar sadece sıcak su ile hastalıklarına şifa arar. Çok sayıda kaplıca tesisi olmasına karşın bunlardan ancak 70-80 kadarı Sağlık Bakanlığı Kaplıca İşletme Ruhsatı sahibidir. Afyonkarahisar ili kaplıca zenginliklerini iyi pazarlamış, model alınabilecek illerimizden birisidir. Küçük-büyük onlarca işletme hizmet vermektedir. Şu anda Afyon ilinde 4, Sandıklı ilçesinde 1 adet 5 yıldızlı otel, yanı sıra  3-4 yıldızlı oteller, motel ve pansiyonlar, banyolu apart evler ve devremülkler konaklama hizmeti vermektedir. Özellikle devremülk işletmeleri Türkiye’nin 81 vilayetinde pazarlama ağı kurmuşlar ve ücretsiz bir günlük konaklama, seyahat ve yemek giderlerini karşılama ya da çekilişle tatil vs. vaadleri ile potansiyel müşterileri otobüslerle Afyon’a getirmekte ve tanıtım yapmaktadırlar. Tavşanlı’dan da bu amaçla çok sayıda gelen ve devremülk satın alan kişiler olduğunu duyuyorum. Sadece Gazlıgöl beldesinde şu anda 250.000 adet devremülk hissesi satılmış olup halen 500.000 hissenin de satışta olduğunu söylersem olayın büyüklüğü açığa çıkmış olacaktır. Diğer bir deyişle önümüzdeki yıllardan itibaren Gazlıgöl kasabasına her yıl 250.000 ailenin gelmesi beklenmektedir. 5 yıldızlı otellerde bayram günleri ve özel günlerde yer bulmak mümkün olmamaktadır. Sağlık anlamında bakılırsa da Afyon Kocatepe Üniversitesi örnek bir proje ile 2003 yılından beri özel sektör ile işbirliği yapmakta ve fizik tedavi/kür tedavisi uygulamalarını anlaşmalı olduğu 5 yıldızlı otellerde, kendi elemanları ile sürdürmektedir. Yapılan anlaşma çerçevesinde Üniversite Hastanesine sevkli ya da memur emeklisi olarak başvuran hastalara, yapılan muayene neticesinde gerekli görülürse, anlaşmalı otel kür merkezinde tedavileri uygulanmaktadır. Tedaviler, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD öğretim elemanlarının gözetiminde ve terapistler tarafından yapılmaktadır. Ayrıca diğer 5 yıldızlı Korel Termal otelin içerisinde de donanım ve olanaklar açısından Türkiye’de sayılı tedavi merkezlerinden birisi kurulmuştur. Burada da SGK mensupları doğrudan, memurlar ise kurum sevkleri ile doğrudan başvurup muayene ve tedavi olabilmektedirler. Yurt dışında yaşayan gurbetçilerimiz de Türkiye’ye geldiklerinde SGK dan alacakları sevkle birlikte bu olanaklardan yararlanabilmektedirler. Hollanda AGİS sigortası gibi bazı dış sigortalarla da hasta muayene ve tedavi anlaşmaları yapılmıştır. Afyon ili bu özellikleri ile sağlık turizmini 12 aya yaymış, son 8 sene içerisinde kaplıcalarında milyonlarca konuk ağırlamış, 40 bine yakın hastaya sosyal güvenceleri ile tedavi hizmeti vermiştir.

Tavşanlı ve çevresi de zengin sıcak su kaynaklarına sahiptir. Yoncalı’da SSK tarafından Sağlık Bakanlığı’na devredilen, Hidroterapi ve Fizik Tedavi Hastanesi bulunmaktadır. TÜTAV termal otel daha önceden Dumlupınar Üniversitesi ile bir protokol geliştirmiş ancak daha sonra bağımsız olarak çalışmaya devam etmiştir. Dumlupınar Üniversitesi bünyesinde bir Fizik Tedavi Hastanesi yapımı süreci devam etmektedir. Son yıllarda Kütahya Ilıca’da Güral Harlek ve Emet’de birer beş yıldızlı termal-SPA oteli yapılmıştır. Bunun dışında diğer su kaynaklarının hiçbirinde ciddi bir sağlık yapılanması bulunmamakta, daha çok yerel halkı günübirlik ağırlayan dinlence merkezleri olarak faaliyet göstermektedir. Tavşanlı için ilk planda Göbel kaplıcaları akla gelmektedir. Burası temiz havası, yeşil doğası ve fevkalede güzel suyu ile kür merkezi olmaya aday bir bölgedir. Tabi akla ilk gelen soru buraya yapılacak kimin yatırım yapacağı, yatırımın kime hitap edeceği ve ticari karlılık gibi konulardır. Ayrıca hidrojeolojik olarak su kaynağının analizi yapılmalı ve suyun ek tesisler için yeterli olup olmadığı tesbit edilmelidir. Bilindiği üzere Kütahya son dönemde teşvik yasası çerçevesine alınmış ve yatırımcılar için çekici hale getirilmiştir. Belirli bir yatırım yapması koşulu ile buradan bir arazi ve su kaynağı özel sektöre tahsis edilebilir. Kurulacak bir sağlık oteli ve modern bir kür merkezi buranın çehresini değiştirecektir. Şu anda uygulanan sağlık politikaları gereği yeni hastanelerin açılmasında kısıtlılıklar getirilmiştir. Türkiye’de özel ücretli tedavi talebi çok azdır, buna karşın sağlık sigortalarının ve sosyal güvencelerin geçerli olduğu kurumlarda büyük bir yığılma vardır. İşte Göbel Kaplıca–Kür Merkezi projesi için, hastaların sosyal güvenceleri ile doğrudan başvurabilmeleri formülü en önemli açılımdır. Bunun için de bir sağlık kuruluşu ile işbirliği yapma zorunluluğu vardır.

Yatırımcılar için diğer bir açılımda engelli çocuklar için Göbel’de kurulacak Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezidir. Bu kapsamdaki çocukların tedavisi için, ailenin sosyal güvencesine bakılmaksızın, Devlet tarafından özel kuruluşlara belirli bir ücret ödenmektedir. Tavşanlı’da da kuşkusuz, bu tedaviye ihtiyaç duyan pek çocuk bulunmaktadır. Göbel, öğrenci servisleri ile günlük taşıma mesafesindedir. Havuz ve su tedavilerinin de yer aldığı böyle bir rehabilitasyon merkezi çok orijinal olacaktır.

Bütün bu açılımlar için yerel yöneticiler, yatırımcılar ve sağlık sektörünün bir işbirliği gerekecektir. Eğer projenin gerçekleşmesi mümkün olursa Tavşanlı ve Tavşanlı halkı bundan kazançlı çıkacaktır.



Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz
park hayat