...

18.10.2016
1030

KISIR DÖNGÜ

-Adalet istiyorum!

-Sen hiç adil oldun mu, zalim? 

-O zaman merhamet istiyorum!

-Ya, merhamet ettin mi?

-Ne isteyeyim peki?

-İnsanlara verebileceğin şeyleri işte!

Eski zamanların birinde bir kul varmış. Tutmuşlar bu kulu tanrılık makamına oturmuşlar. Bu kul tanrı, kullarından adalet istemiş kendisi için. Kendisi için adalet isteyen bir tanrının varlığı ontolojik olarak bunalıma sokmuş kulları. Hem kendisi kul tanrı, hem kulları var, hem tanrısı, hem de adalet istiyor kullarından kendisi için. Bu karmaşık durumdan bizi çıkarsa çıkarsa ancak tanrının elçisi çıkarır demişler. Bu durumda kul tanrıdan elçi atamasını talep etmişler. İşte ne olmuşsa bundan sonra olmuş. 

Kul tanrı kendisine bir elçi seçmek yerine bir yardımcı seçmenin daha kolay olacağını düşünmüş. Böylece kendisi daha rahat hareket edebileceğini planlamış. Kullar, kul tanrılarının bir elçi yerine yardımcı seçtiğini duyunca şaşkınlıktan ağızları açık kalmış. Bazıları kul tanrıyı reddetmiş zira yardıma ihtiyacı olan tanrı mı olurmuş. Bazıları yardımcıyı kul tanrıdan daha çok sevmişler. Bazıları kul tanrıyı tanrı olarak tanımaya başlamış. Bazıları kul tanrının yardımcısının kul tanrıdan daha güçlü olduğunu ve dolayısıyla bazı işleri onun devralmasının münasip olacağını düşünmüş. Ortalık eskisinden daha karışık hal almış. Kul tanrı bu durumda adalet isteğinin hangi şeylere sebep olduğunu sorgulamaya başlamış. Kendisi için istediği adaleti kullarına dağıtmaya karar vermiş. Lakin elde avuçta adalet kalmamış hiç dağıtmadığı için. Zira adalet dağıtıldıkça çoğalan bir şeymiş o zamanlarda. Hiç dağıtmayınca kökü kurumuş. Kul tanrı için tek çıkar yol, elde biriken zulmü dağıtmak kalmış. Her gün gücü yettiğince zulüm dağıtmaya başlamış. Yardımcı tanrı buna bozulsa da müdahale etmemiş zira kul tanrı zulmettikçe kendisine bağlananların sayısında çoğalma olmuş. Zamanla artık iş külliyen zıvanadan çıkmış. Kullar arasında hiç düzen kalmamış. Herkes birbirinden kaçar haldeymiş. 

Nihayet bir adam çıkmış ve kul tanrının da bir kul olduğunu hatırlatmış ahaliye. Önce linç edip bırakmışlar adamı. İyileştikten sonra gizliden gizliye kul tanrının da bir kul olduğunu anlatmaya devam etmiş. Zamanla etrafında birikenler olmuş. Tek bir tanrı kalıncaya kadar bütün tanrıları yıkmaya karar vermişler. Gayret ve azimle çalışmışlar ve epey tanrı devirmişler. Tek tanrı kalıncaya kadar devirme kararıyla ortaya çıkan grup büyümüş ve ilk adamı tanrı ilan etmeye karar vermişler. Böylece en başa dönülmüş… 



Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz