...

30.11.2016
1110

ÇOCUK VE KİTAP

“Çocuk edebiyatı alanında büyük boşluk var.” Bu cümle bana ait değil. Neredeyse çok uzun zamandır hep konuşuluyor bu konu. Bu konuda ne söylense boşluk dolmuyor. Ne yapmak lazım peki?

Önce durum tespiti yapalım: Kitapçılarda çocuklarımız için satılan kitaplar var. Bu doğru. Okullarda çocuklara kitap tavsiye ediliyor. Bu da doğru… Kırtasiyelerde veya kitapçılarda bulabileceğimiz kitapları hiç gözden geçirdiniz mi? Kendinizin okumadığı kitapları çocuklarınıza aldınız mı? Evet, aldık maalesef. En azından eve geldikten sonra o kitaplara bir kez olsun göz attık mı? Hayır, maalesef atmadık. Böyle bir şeyi yaptım. Evde bulunan çocuk kitaplarına tekrar göz attım. Kendi aldıklarımın hepsini bilerek almıştım. Hediye gelenler, çocukların alıp geldikleri, ödünç aldıkları kitaplar… Resmen ağzım açık kaldı.

Genel durum şöyleydi: Kitapların fizik yapısı olan kapağı çok kaliteli tasarımdan oluşuyor, baskısı ve renkleri, parlaklığı muhteşem. İç kısımları, kağıt kalitesi ve baskısı ile göz kamaştırıcı. Kitaplar, fizik yapısı itibariyle sahiden albenili. Çocuklar ve ebeveynler için çok çekici.

Gelelim kitapların içeriğine…

Maalesef bu konu hiç de iç açıcı değil. İsim vermeden anlatmaya çalışayım bari. Yazarını iyi tanımadığınız basit okuma kitaplarını bile satın almayın. Zira öyle şeyler var ki çocuk kitaplarında şaşkınlıktan ağzınız açık kalır. Yalancılığın övüldüğünü görebiliyorsunuz o kitaplarda. Alçaklık ve dalavere sevilen karakterde olabiliyor. Başkasının suçunu başkasına yükleyebiliyor yazar rahatça. Gözü açık olan çocuklara özendiriliyor kahramanlık adı altında. Çizimlere hiç girmeyelim zira, çizimler konusunda duyarlı olan kesim bile öyle anormali normal algı seviyesine sunabiliyor. Okuduğum pek çok kitapta da maalesef çocuk zihnine hiç hitap etmeyen konular vardı. Büyük bir iddia ile söylüyorum ki, çok kaliteli ve pahalı kitaplarda bile dilbilgisi kuralları asla gözetilmemiş. Öğretmenin öğrettiği çok basit dil kuralları bile o kitaplarda yok sayılmış resmen. Konu seçimleri zaten fecaat… Kimi zaman bir doğu masalı ile Batı masalı harman yapılmış yeni gibi sunulmuş. Kimi zaman  Amerikan filmleri gibi bir konu belirlenip hazır öğeler etrafına dizilmiş. Ne estetik ne sanat zevki ve ne de edebiyat var. Kuru bir pazarlama görüyorsunuz bütün satırlarında.

Daha söylenecek çok şey var lakin ne söylesek eksik kalacak. Peki, ne yapmalı? Yapılması gereken çok basit, çocuğunuza kitap alacağınız zaman değil, çocuğunuz okuma yaşına geldiğinde veya biraz öncesinde çocuk edebiyatında hangi isimlerin olduğunu ve eserlerinin ne olduğunu öğreneceğiz. Eserlerinin tamamını okumak mümkün olmasa bile internet vasıtasıyla, okuyan meraklı kişiler, bu işe ilgi duyan öğretmenler, kütüphaneler vb. vasıtalarla bilgi edineceğiz. Telefon alırken bile binlerce yorum okuyoruz internette. Çocuğumuzun geleceği için de bunu yapabiliriz zannederim. Emin olun kaliteli içerikle kötü bir sunum olsa bile çocuğunuz o kitabı çok sevecek ve ömrü boyunca hep bir iz taşıyacaktır o kitaba dair.

İsim tavsiyesinde bulunmayacağım. Yayınevi tavsiyesi de vermeyeceğim. Kendiniz bulacaksınız kendi meşrebinizce.

Edebiyat dünyasına ve eli kalem tutanlara da görevler düşüyor. Çok basit bir alan gibi görünen çocuk edebiyatı en zorudur belki. Zor olabilir lakin imkansız değil. Bu alanda çalışılarak harika işler çıkarılabilir. Bunun için gayret gerekiyor. Ben neden yapmıyorum? Bu soruyu kendime sormaya başladım ve cevaplarını bulmaya çalışıyorum. En iyi cevaplar denemelerden sonra gelecek diye umut ediyorum.


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz