...

26.12.2016
4221

Kütahya`yı Lekelemek (!)

    Kütahya'yı Lekelemek (!)

Kenâr-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu,

Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer'den onu!

"Dicle'nin kenarında bir kurt kapsa bir koyunu,

İlahi adalet gelir de, Ömer'den sorar onu!"

Bir ihtiyar karı bî-kes kalır, Ömer mes'ûl!

Yetîmi, girye-i hüsrân alır, Ömer mes'ûl!

"Bir ihtiyar kadın kimsesiz mi kalır? Ömer sorumlu!

Bir yetim hüsran gözyaşları seline mi kapılır? Ömer sorumlu!"

Bir âşiyân-ı sefâlet bakılmayıp göçse:

Ömer kalır yine altında, hiç değil kimse!

"Yoksulluk-sefalet içindeki bir yuva ilgisizlikten göçerse

Hiç kimse değil, altında yine Ömer kalır!"

Zemîne gadr ile bir damla kan dökünce biri:

O damla bir koca girdâb olur boğar Ömer'i!

"Yeryüzüne; haksızlık ile bir damla kan dökünce biri:

O damla bir koca girdap olur, gelir, boğar Ömer'i"

Ömer duyulmada her kalbin inkisârından;

Ömer koğulmada her mâtemin civârından!

"Ömer duyulmada kırılan her kalbin bedduasında;

Matemlere bürünmüş her yerden Ömer'dir kovulmada!"

 

 

diyordu Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy.

Kütahya Hayvan Barınağında meydana gelen açlık sebebiyle hayvanların birbirini parçalaması kabul edilebilecek veya normal karşılanabilecek bir olay değil. Özellikle de “Dağlara buğdaylar serpin. ‘Müslüman ülkede kuşlar aç’ demesinler.”  diyen  bir medeniyetin evlatları için.

Söyleyin; bir köpek yavrularını emzirdiği için koskoca bir ordunun yolunu değiştiren,bir küçük kuş  vefat  etti diye küçük bir çocuğa taziyeye giden peygamberin ümmeti miyiz gerçekten  biz? Gerçekten biz yük hayvanları eziyet görmesin diye cuma günlerinde hayvanların yük taşımasını yasaklayan, göçmen kuşlar için hastaneler açıp, kuş evleri yaptıran bir medeniyetin evlatları mıyız? Veya bunlardan hesaba çekilmeyeceğimizi mi düşünüyoruz!

Kütahya Belediyesi'nden ve sorumlularından beklentimiz derhal bu vahşete bir son verilmesi yönde adım atmasıdır. Ve bundan sorumlu olanların bir takım yaptırımlarla cezalandırılmasıdır.Unutulmamalıdır ki:

 Hz. Ebu Bekir’in kızı Esma’dan (r.a) rivayet edilmiştir. Diyor ki:

Peygamber Efendimiz (s.a.v) güneş tutulduğu bir gün kusuf namazı kıldıktan sonra şöyle buyurdu:

“Bana namazda cehennem gösterildi. Cehennem ateşi bana o kadar yaklaşmıştı ki ben: Allah’ım! Ben de cehennemliklerle (ateşe atılanlarla) beraber miyim, diye telaşlandım. Orada bir kadın gördüm. Bu kadının yüzünü bir kedi tırmalıyordu.

– Bu kadının günahı nedir, diye azap meleklerine sorduğumda,

– Bu kadın dünyada bir kediyi aç olarak ölünceye kadar hapsetti, diye cevap verdiler.”

(Buhari, Mûsakât, 9)

 

 


 

 


 

 

 

 


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz