...

9.11.2016
756

Batı emperyalizminin hedefindeki Türkiye

Türkiye’yi istedikleri şekilde kullanan, yönlendiren ABD ve Almanya başta olmak üzere Batılı emperyalist devletler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  “Türkiye’ye parmak sallama dönemi kapandı”uyarısına tahammül edemediler.

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve AB başta olmak üzere emperyalist güçler ve onların oluşturduğu küresel sistemin baronlarının ortak hedefi oldu. Ona karşı her türlü ahlak ve hukuk dışı girişimleri mubah kabul ettiler.

Çünkü onlar, yani Batılı egemen devletler, kendilerine teslim olan ve kendi çıkar politikalarını kabullenen, onlar adına faaliyetlerde bulunan satılmış, işbirlikçi siyasileri, sever ve desteklerler. 

Ama Sayın Erdoğan, teslim olmuyor, işbirlikçiliği kabul etmiyor. Ortadoğu’ya yönelik sömürü plan ve politikalarını kabullenmiyor. Hatta, eleştiriyor ve karşı politikalarla dünya kamuoyunu etkiliyor. 

 ‘Yeni Türkiye’den fevkalade rahatsız olan bu güçlerin ortak hedefi, ülkemize diz çöktürmek için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Türkiye’nin yönetiminden uzaklaştırıp siyası hayatını bitirmektir. 

Bunun için içimizdeki işbirlikçiler kullanıldı ve terör örgütlerine inanılmaz destek sağlandı. Hukuk dışı her yola başvuruldu ve son darbe, FETÖ ile vurulmak istendi.

DOSTLUK BİR LAFTIR

Türkiye, küresel kuşatma ve asimetrik bir savaşın içindedir. 

Bir kere daha gördük ki, bizim bizden başka dostumuz yoktur. Batılı egemen güçler, bizi hâlâ Osmanlı olarak görüyor ve “Güçlü ve istikrarlı bir Türkiye” istemiyorlar.  

Ekonomik ve siyasi alanda olduğu gibi Hukuk devleti, İnsan Hak ve Özgürlükleri ile demokratikleşme konularında bu güçler, hiçbir zaman Türkiye’ye destek olmadılar. 

Çünkü onlar, ilkeler ve değerler üzerinden değil, çıkarlar üzerinden politikalarını belirliyorlar. 

Yargı, insan hakları, basın özgürlüğü ve fikir hürriyeti gibi alanlar bahane edilerek ilişkiler krize dönüştürüldü.

Almanya ve AB, Türkiye’de hukukun işletilmesine engel oluyorlar. HDP, Cumhuriyet gazetesi ve FETÖ için başlatılan operasyonlar konusunda Türkiye’ye inanılmaz baskılar uygulanıyor.

Bu işbirlikçilere dokunulmasından rahatsızlar. 

Alman ve AB medyası ile siyasiler,  Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan aleyhinde kin ve nefret kusuluyor. Bu düşmanca tavırlar, ahlaksızca ve demokrasi adına utanç vericidir. 

Bunlar, bizim sözde dostlarımız ve NATO içinde müttefiklerimiz. 

Kimse kusura bakmasın ama böyle dostlar düşman başına.

Demek ki; “Domuzdan post gavurdan dost olmaz” atasözü boşuna söylenmiş değildir.

TÜRKİYE KARŞI TAVIR ALMALI

Tarihi kin ve nefret üzerinden Türk düşmanlığına AB içinde öncülük eden ırkçı Almanya’yı ve AB’yi, frenlemenin zamanı gelmiştir. 

Mülteciler için vaat edilen 3 milyar Euro yerine 9 aydır sadece 176 milyon Euro gönderildi. Vize muafiyeti hakkı, bahaneler üretilerek verilmiyor.

Hiçbir konuda verdikleri sözler ve yaptıkları vaatler yerine getirilmediği için Türkiye artık gereğini yapmalı ve ‘Geri Dönüş Anlaşması’nı iptal etmelidir. 

Ayrıca, terör örgütlerini himaye eden Almanya ve bazı AB ülkeleri “Terör örgütlerini destekleyen ülkeler” olarak ilan etmeli.

Türkiye, başta Almanya olmak üzere AB üyesi ülkelere “içişlerimize müdahale edemezsiniz” ültimatomunu vermelidir.  

Ne demiş atalarımız.  

Dik baştok karınmutlu yarın”…


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz