...

12.10.2016
7066

TANRI ZAR ATMAZ

Bu başlık, bir kitap ismi… Kitabın yazarı Bogdanov, kitap ismini Albert Einstein’in bir sözünden almış: “Tanrı zar atamaz.” Einstein hayatı boyunca bunu ispatlamaya çalışmış. Kâinatın oluşu bir rastlantı sonucu değildir ve bunu böyle kabul eden bilginler de hayatları boyunca bunun peşinden koşmuşlar ispatlamaya çalışmışlar. “Her şey bir rastlantıdır.” diyenlerle aralarında büyük mücadeleler olmuş. Bu farklı inanış onların yaşam tarzlarını şekillendirmiştir.

 

Evinize döndüğünüzde hiçbir zaman salonunuzun rastlantı sonucu düzenlenmiş halde bulamazsınız. Kitabın kendi kendine basıma girmesi, harflerin yerli yerine oturması, cümlelerin mesaj vermesi, kitabın bir bütün halinde oluşması tesadüf ve rastlantı değildir. Rastlantı, cehaletin ölçütünden başka bir şey değildir. Bir evin kendi kendine ustasız yapılması ve dizaynı da imkânsızdır.

 

Bir maymunun daktilonun, bilgisayarın başına oturup Shakspeare’in: “Olmak ya da olmamak bütün mesele bu.” repliğini yazması kadar abes ve anormal bir durumdur kâinatın oluşumundaki rastlantı. Dünyamıza yağan kar tanelerinden hiçbiri diğerinin aynı değildir. Her kar tanesi kendine özgü dantelâsıyla yağar. Papatya ve diğer çiçeklerin yapraklarının sayısı ve simetrisine dikkat edilse görülür ki bir kast ve bir ölçü vardır.

 

Sabahları bazen ceviz kırıp yerim ve bu esnada rastladığım durum beni çok etkiledi. Kabukların birleştiği, lehimlendiği kapağın aksine buldum cevizin içinin birleşim çizgisini. Hiçbir zaman yanılıp da için eklenti yeri kabuğun eklenti yerine getirilmemiş. Bu sanki bir deponun yerleştirilmesi, bir malzemenin istifi gibi düzgün ve harika… Mısır, nar, portakalın kabuk içindeki yerleşimine bakınca yıldızların ve gezegenlerin sırlanışındaki hikmeti ve harikalığı da anlamış oluruz. Bizi bitiren alışkanlıkla, bilmediğimiz halde bilir gibi bakmak her şeye… Yağmur duasına çıkılır da niye güneş doğması için dua edilmemesini bu alışkanlıkta aramak gerekir. Çünkü güneşin her gün doğacağına inancımız ve onun monoton bir halde doğacağına alışmamız bizi sabahların şükründen uzaklaştırıyor ve araştırmaya sevk etmiyor. Bilmediğimizi bilmiyoruz biz.

 

Hayvanlardaki nefes kesici motiflerin durumlarını bir inceleyelim. Leoparın sırtında benekler varken; kaplanda neden çizgiler vardır? Bunu hiç düşündük mü? Ah bizi gördüklerimizi görmemek gibi bir körlüğe iten ülfet alışkanlığı, düşüncesizlik… Beyaz zemin üzerindeki siyah çizgili zebraların üzerinde bu kadar desen sergilenirken; yakın akrabası olan atlara biri nasip olmamış bu desenlerin. Bilgin Turing şunu söylemiştir: “Bu çizgiler ve benekler asla rastlantı sonucu değildir.” Bir de şu kanaate varmıştır: Bütün hayvanların renklendirmelerindeki metot aynı sisteme dayanmaktadır. Bundan sonra kâinattaki canlıların renklerine bakarken başka bir gözle bakalım. Bakar kör olmayalım.

 

Lorenz kelebek etkisini keşfetti. Brezilya’da bir çiçeğin üzerine konan bir kırılgan, zayıf bir kelebek, Teksas’ta korkunç bir kasırga başlatabilir. Bunu şöyle değerlendirmek gerekir: Hiçbir şey küçük değildir. Her taş yerinde ağırdır. Kâinatın dengesi öyle hassastır ki kuyumcu terazisine benzer. Bir kefesine konulan bir toz ağırlığı bile birini aşağıya çekerken diğerini yukarıya çıkarabilir. Altın oranı dediğimiz 1/6 oranı her yaratılanın üzerinde mevcuttur.

 

Hava tahminleri ancak on günlük yapılabiliyor; depremler, çok öncelerden tespit edilemiyor çünkü koşulların tümünü bilemiyoruz. Her an her şeye müdahale edebilecek bir külli iradeyi kabul etmek mecburiyetinde olduğumuzu bu işi rastlantıya bırakmayan Einstein gibi bilim adamları söylüyorlar. Haşa Tanrı, milyarlarca yıldız ve galaksilerle zar atabilir mi? Evrenin başlangıcında yaşanan hiçbir şey rastlantı sonucu olmamıştır. İlk patlamadan sonraki soğuma şayet fazla olsaydı yeryüzü kullanılmayacak kadar sert; az soğusaydı ekilemeyecek kadar cıvık olacaktı ki canlı varlık ortaya çıkmayacaktı. Toprağı ona seren, bizi topraktan yaratan ve tekrar toprağa döndürüp oradan ikinci yaratılışımızı nasip eden merhamet eden kudret rastlantıyı reddeder.

 

Yazımızı bir soruyla bitirelim: “Evinizde hâkim olan düzen ve tertip bir rastlantı sonucu mu ortaya çıkıyor; yoksa sizin düzenleme çabalarınız sonucunda mı var oluyor?


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz