...

18.12.2010
1926

“FAST FOOD”(!) CAMİ

Ankara Ü. İlahiyat F. Öğretim üyesi Prof. Dr. NUSRET ÇAM:
• “ Kentlerdeki çarpık yapılaşmadan camiler de nasibini aldı.
• Lokantaların yerini FAST FOOD’lar aldı.
• Avlusuz camiler bu yerlere benziyor, ama “FAST FOOD“ cami olmaz.
• Camiler, insanların yalnızca ibadetlerini yapıp ayrıldıkları yer olarak düşünülmemeli.
• Geniş avlusu olmalı,
• Çiçeklerle yeşillendirilmeli,
• İnsanlar ibadet öncesi oturup sohbet etmeli, dinlenmeli” diyor (1)
Yurt dışında görev yaparken camiye devam eden bir Hacı Ahmet KIYAK ağabey; bizim hoca, “KILDIR-KAÇ”,biz de “ KIL-KAÇ” diye bir tarif yapmıştı. Cami bu mu olmalı? O nedenle böyle bir başlık attık. İçi boşaltılmış ve sadece “yatıp kalkılan” yer haline getirilmiş bir mekân mıdır camiler?
 Buradan esinlenerek, cami nedir? Ne olmalıdır? Bunu aktarmaya çalışacağız.
ÖYLEYSE NEDİR CAMİ?
Merhum Akif, “FATİH CAMİİ” şiirinde bir mısra söyler ve camiyi taş toprak olmaktan çıkarır:
“O BİR MABED DEĞİL, MABUD’A YÜKSELMİŞ İBADETTİR.”(2)
*
SEZAİ KARAKOÇ;
“  Asıl CAMİ, taşla tuğla ile örülmüş mekân parçası değil; onun ruhunu meydana getiren Müslümanlar topluluğu, cemaat dediğimiz inanmışlar topluluğu” (3)
*
ABDULLAH YILDIZ:
CAMİLER;
• İlim ve hidayetin fışkırdığı bir pınar
• Islah ve irşad nurunun parladığı bir ışık kaynağı
• Tebliğ, organizasyon ve mücadele için Müslümanların eğitildiği bir kışladır
• Sosyal tüm sorunların çözüme kavuşturulduğu HUZUR evidir
• İslamî değişimin yönlendirildiği bir karargâhtır (4)
*
SEZAİ KARAKOÇ (Sütun):
Camiler;
• Minareleri halkın göğe kalkmış şehadet parmakları 
• Şadırvanları da yüz akıdır.
• Caminin aldığı bir yara kalbin aldığı bir yaradan farksızdır
• Camilerimizle ayakta duruyoruz farkında değilmiyiz? (5)
*
İbrahim BALCI:
• Camilere Allah’ın evi denilmesinin sebebi; Allah adına yapılmış olup, kimseye ait olmamasıdır.
• Camiler bulunduğu yerin dindarlık ve medeniyet göstergesidir.
• Camiler cemaat için vardırlar İslam toplumunun temel taşı BU CEMAATTİR. Milletler cemaat oldukça yaşar, hayatlarını sürdürür. İslam da cemaati emreder.
• Saflar tabyalar gibi olmalı, saf ayaktan tutulmaz omuzlardan tutulur. Safı ayaktan tutup ayakları mı tanıyacağız? Safın düzgün olması öncelikle mümini tam bir disipline sokarken, birbirini tanımaya vesile olmaktadır.
• Cemaat toplumun terbiyesini sağlar. Cemaatle gerçek eşitlik temin edilir. Camisinde eşitlik sağlana bir toplumda da eşitlik sağlanır ve ekonomik dengesizlik olamaz
• Caminin mihverinde; MÜSLÜMAN-CEMAAT- CEMİYET vardır. (Camilerin Çağrısı kitabından alınmıştır. Ebrar yayınları) (6)
      *
Dr. Abdurrahman BÜYÜKKÖRÜKÇÜ:
• Camiler, Cenabı-ı hakkın evleridir.
• İnsanlar için yeryüzünde ilk mabet olarak inşa olunan Kâbe-i Muazzama’nın cihana dağılmış şubeleridir.
• Bir beldenin İslam beldesi olduğunun imza ve işaretleridir.
• Mübarek hatta KUDSÎ yerlerdir
• Camiler bulunduğu yerde İslam’ın remzi, işaret ve alametidir.
• Caminin veya mescidin bulunduğu yerde İslam vardır.(7)
*
LÜTFİ ŞENTÜRK:
Camiler, Hem Hakka açılan gönül kapımız, Hem sanat ve marifetle yükselen ruh yapımız. Hem de iman gücüyle çelikleşen YURT TAPUMUZ.(8)
*
SADIK YALSIZUÇANLAR:
• “CAMİ, çokluğun birliğinin adıdır.
• “EL CAMİ, “ALLAH’IN ÇEVRESİ” anlamına gelir.
• Cami bu yönüyle Allah’ın kutsal evidir.
• Orada farklı dilleri konuşan, farklı işlerle uğraşan, farklı kimlik ve ilgilere sahip müminler bir araya gelir ve Allah’ın CAMİ’ adı onları toplar.”(9)

    SAADET ÇAĞINDA CAMİ

ASR-I SAADETTE cami sadece “MABED” değildir.
İslam Devletinin;
• “MİLLET MECLİSİ”DİR.
• “ADALET SARAYI”DIR.
• İslam milletinin “BULUŞMA YERİ”DİR.
• Genel Kurmayın harp ve sulh kararlarının akdedildiği “KAPALI SALON ” dur.
• Belediye hizmetlerinin yürütüldüğü, kararların alındığı “ BELEDİYE BİNASI” dır.
• Cami civarında talebe yurdunun da bulunduğu “MEKTEP” tir.
• Dışarıdan gelen bir garibin barınacağı bir “ODA” vazifesini de görmüştür.(10)
*
ABDURRAHMAN AKBAŞ (Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı)
• Hazreti Peygamber sav’in isteği doğrultusunda inşa edilen Medine’deki Mescid-i nebevîdir.
• Ev, ibadet mahalli suffe olarak üç ana üniteden oluşmuştur
• Örgün ve yaygın eğitim merkezi olan suffada Hz. Peygamber sav eğitim ve öğretim yapmıştır
• İlim halkaları özellikle sabah namazından sonra mescide tertip edilirdi. Sahabe Peygamber sav’in etrafında iç içe daire şeklinde olurdu. İlim halkaları gayet disiplinli düzenli olur, oturuş ve soru sorma adabına dikkat edilirdi. Sahabe dinlemekle kalmaz dersin sonunda müzakere ederlerdi. Pratikleşmesi gereken hususları yerine getirmeye özen gösterirlerdi
• Cami derslerinde cinsiyet ayırımı güdülmezdi
• Kadınların özel günleri dolayısıyla, erkeklerden çekinmeden sorabilmeleri için haftada bir gün mescide onlara yer tahsisi etmiştir
• Medine dışından gelenlere mescide yatılı, kısa süreli dini eğitim vermiştir (11)
                         *  
CAMİ, Asr-ı saadette,
• Bir mabed olmanın yanısıra pek çok sosyal hizmetin icra edildiği bir merkezdi.
• Cami bir istişare
• Öğretim ve eğitim yeriydi
• Çünkü hem devlet başkanı, hem ilmî otoritenin sahibi, hem de manevi otoritenin temsilcisi olan Allah Resulü sav’in yeri cami idi (12)
 *
EFENDİMİZ SAV’İN MESCİDİ, sadece Mescid Değildi.
• MABEDDİ: Herkes ibadetini orada cemaat halinde yerine getirirdi.
• MEKTEBDİ: Müslümanlar, Ashab-ı Suffe’deki hususi muallimlerden yazı ve kıraat öğreniyorlar, ilmihal bilgileri alıyorlardı.
• İRŞAD YERİYDİ: Hutbeler, vaazlar, dini sohbetler orada yapılırdı.
• BULUŞMA YERİYDİ: Müslümanlar mescide her seferinde sadece ibadet için gelmezler, buluşmak, konuşmak üzere de gelirler, meselelerini hallederlerdi
• MERASİM YERİYDİ: Rasulullah sav nikâhın ilan edilmesini ve mescide yapılmasını emrederdi.
• STİRAHAT YERİYDİ: Rivayetler Rasulullah sav zamanında “KAYLÛLE” denilen öğle uykusunu uyumak üzere bir kısım sahabenin mescide uzandıklarını göstermektedir.
• MAHKEMEYDİ: Bir kısım davaları Rasulullah sav mescide hükme bağlamıştır.
• HAPİSHANEYDİ: Bazı suçlular mescidin direğine bağlanmıştır.
• KÜLTÜR EVİYDİ: efendimiz sav’ in mescidi daha geniş manada kültür faaliyetleri, edebi yarışmalar için de kullanılmıştır. Orada şairler şiir okuyarak, hatipler konuşma yaparak yarışırlardı. Hatta Peygamberimiz sav in hususi şairi HASAN İBNİ SABİT için bir şiir kürsüsü mescide koydurmuştu.
• ABDEST ALMA YERİYDİ: Rasulullah sav in mescidin içinde abdest aldığı rivayetlerde gelmiştir.
• MESCİDDE YEMEK: Rasulullah sav fakirlerin yemesi için mescidin direklerine hurma salkımları astırmıştır.
• MAL TAKSİM YERİYDİ: Taşradan gelen zekât ve sadaka mallarını, ganimeti mescide taksim etmiştir.( Kütübü sitte ve şerhi) (13)

1. 24.10.1999 – Anadolu’da VAKİT
2.Üstad Ali Ulvi KURUCU-HATIRALAR_M.Ertuğrul DÜZDAĞ-İzmir-Şubat 2008 Cilt:1 sayfa:104
3. SEZAİ KARAKOÇ   -   SUR -  s.96
4. HAYDİ, NAMAZA – 3. basım-İstanbul 2007-Pınar yayınları:206- sayfa:119
5. 27.09.2001- AKİT Gazetesi
6. 27.09.2001- AKİT
7. Dr. Abdurrahman BÜYÜKKÖRÜKÇÜ-Cami ADABI –2.baskı-Konya 2009-s:4,5
8. Diyanet Aylık Dergi –Ekim 1988- s.34
9. Medeniyetin Başladığı Yer Cami- Diyanet Dergisi Hediyesi -  s. 8
10. Prof. Dr. Ali YARDIMCI – Peygamberimizin (SAV) Şemaili –İst–1998-Erkam Y.135- s.189
11. Sevgi, Bilgi, Birlik ve İbadet Mekânı CAMİ- (Diyanet aylık Dergi eki) s.18
12. Prof. Dr.H. Kamil YILMAZ–300 Soruda Tasavvufî Hayat-ist.2010-Erkam yayınları:392-sayfa:38
13. 27 EYLÜL 2010- İrfan Takvimleri


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz