...

13.12.2010
2079

NÜKTELER (LETAİF)

HANGİ AHMET?        
Sadrazam KEÇECİZADE FUAD Paşa’ya yetmişlik kadının otuz yaşında gençle evlenmek istediğinden bahsetmişler. Paşa hemen
- Ahmet müsaade etmez! Demiş. Sormuşlar:
- Hangi Ahmet?
- KARACAAHMET! (13)
         *
TARİHİ KİŞİLERDEN

Birisi gördüğü korkulu rüyadan çok ürkmüş. DİYOJEN’e bundan bahsetmiş. DİYOJEN de adama dikkatle bakarak:
- Size hayret ediyorum demiş. Uyanık iken adım başı gördüğünüz kötü şeylere aldırış etmediğiniz halde, uykuda gördüğünüz hayali şeylerden korkuyorsunuz.(14)
*
Padişah ÜçüncüSELİM HAN,

hüküm sürdüğü devirde dürüstlüğü ile tanınan bir bilgini KADI tayin eder.
Bu âlimin ayakkabıları pek eski ve yamalı imiş.
Münasebetsizin biri kadı hakkında:
- Böyle ayağına giyecek ayakkabısı olmayan adam kadı yapılır mı? Kadı adama şu cevabı yollar;
- Kendisine söyleyin, biz hükümlerimizi ayağımızla değil, kafamızla veririz.(15)
*
SOKRATES ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates’e vermiş veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiçbir tepki göstermiyor; bir kova su alıp başından aşağı boşaltmış.
Sokrates gayet sakin:
- Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum
05.01.2007 –Hasan KARAKAYA- Anadolu’da Vakit
*
"Hakikatli bir latife:
Sultan Süleyman-ı Kanunî, kesretli kırk çeşme sularını İstanbul'a getirdiği Vakit,  Şeyhülislam Zembilli Ali Efendi ona demiş:
-  "Hilaf-ı Şeriat kanunları Avrupa'dan getirdiğin cihetle, İstanbul'a öyle bir b.k s…tın ki; o getirdiğin suların cümlesi üzerinden akıp geçse, yüz senede temizleyemez."(16)

YENİLERDEN

DOĞAN NADİ’ ye sormuşlar:
- Siyaset adamı kimdir?
- Bir takım meseleler üzerinde boş yere çene çalan adamdır.
- Peki, hükümet adamı kimdir?
- O meseleleri bir türlü anlamadığı için hiç ağzını açmayan kimsedir.(17)
    *
ORHAN SEYFİ ORHON İNÖNÜ için demiş;
Maksadın hizmetse şayet partiye
Arza hacet yoktur, ilan istemez.
EY PAŞAM! Lütfen çekil, kâfi bize GÖLGE ETME BAŞKA İHSAN İSTEMEZ.
Cevap Necdet ATILGAN’DAN;
Paşaya, partisine o kadar dil uzatmaİki gözden olursun ey Orhan Seyfi ORHON
Tazyik neticesinde yırtılmamış olsaydı,Halk Partisi malıydı hâlâ kıçındaki don (18)
*
Mahir adında çalışkan bir talebe, nasıl olduysa meşhur edebiyat öğretmeni TAHİRU’L-MEVLEVİ’ den zayıf not alınca bir fırsatını bulup tahtaya;
- “Vermezse Tahir, neylesin Mahir” diye yazar.
Tahiru’l-Mevlevi yazıyı görünce hemen cevabı yazar:
 - “ÇALIŞSA MAHİR, VERMEZ Mİ TAHİR?”(19)
*
Prof. Nevzat TARHAN
“GANDİ” lakaplı KILIÇDAROĞLU,
DERSİM konusuna önce sahip çıktı, sonra dönüş yaptı.
Çarşaf’ta da öyle…
Bu gibi durumlar Gandiliğe aykırı.
Şu aşamada Gandi Kemal’e “SOLUN DEMİRELİ” diyebiliriz.
Herkesin hoşuna gidecek şeyler söyleyip, kendi bildiğini uygulayabilir.(20)
*
Nejat Uygur’un 3 yıl önce beyin damarı tıkandı ve sol tarafına felç indi. Allah sağlıklı uzun ömür versin tabii;UYGUR’un oğluna sordular:
- Şöyle getirin noteri , vasiyetimi yazacağım dedi mi hiç?
- Yok yok. Onun esprisini yapardı. Bir gün oyunda bana, “Vasiyetinizi okudum baba, mezarıma yangın söndürücü koyun yazmışsınız, neden diye sorun” dedi... Sahnede ;
- “Neden, yangın söndürücü” diye sordum.
-  “Eee cennete gitmeyeceğiz ya oğlum. Gideceğimiz yer sıcak” diye cevap verdi. (http://www.beyazgazete.com/haber/2010.03.21)
                BATIDAN
Batılı bir pedagog:
“Çocuklarınıza iyi bakın ve çok iyi eğitim verin. Çünkü onlar gelecekte sizin hangi huzurevinde kalacağınıza karar verecek kişilerdir.”(21)

ŞAŞIRINCA
Şehir içi dolmuşta seyahat eden ihtiyar bir teyzemiz, MÜSAİT bir yerde inmek ister ama dili sürçer:
- Şoför bey evladım, MÜBAREK bir yerde inebilir miyim? Şoför bu güzel isteğe şöyle cevap verir;
- Canım teyzem, o zaman seni şu ilerdeki caminin önünde bırakayım.(22)
NASIL MİLLET?
OSMAN HAMDİ Bey,”oturan bir millet” olduğumuzu söylermiş. Bir gün dostlarına şöyle dert yanmış:
Biz oturmayı pek severiz, konuşmalarımıza dikkat edin; Mesela birine sorarsanız;
- Peder bey ne yapıyor?
- Ne yapsın evde oturuyor der
- Nerede oturuyorsunuz? Diye sorarsanız
- Kadıköy’de oturuyoruz derler
- Nereye gidiyorsunuz? Diye sorsanız
- Ahmet beylere oturmaya gidiyoruz derler
- Bayramda ne yaptınız? Derseniz
- Ne yapacağız evde oturduk dersiniz. Hoca çocuğa:
- Yaramazlık etme! Uslu otur! Der (23)
KUŞUNUZ
Dış İşleri Bakanı Cemal ERKİN, İran gezisi sırasında, özel kalemi telefonu Bakana verir. Santralden:
- Kuşunuzu tutunuz! Diye seslenilir. Bakan kızar. Meğer Azerice “telefondan ayrılmayın” demekmiş (hold the link) (24)
GELECEK
 Trabzon’da bir camide
Adam namaz kılıyor. Secdede
Cep telefonu çalarYanındaki arkadaşı telefonu alır ve
- Arkadaşım secdeye kadar gitti, hemen gelecek (25)
PEHLİVAN
HER GÜN Gazetesine sabahın erken saatlerinde orta yaşlı bir adamcağız hışımla girer ve bağırır:
- Nerde o pehlivan tefrikalarını yazan kişi?
- Burada deyip Murat SEROĞLU Üstada seslenirler
- Murat ağabey! Bir okuyucumuz geldi sizi arıyor
SEROĞLU en sevimli haliyle ve teşekkür bekleyerek misafirinin yanına gelir. Ama tepki değişik;
-  ahu! Bir hafta oldu, hala elense çekiyorlar. Yeter artık! (26)
        *
MERHUM M.AKİF,
Ağır hasta olup yatmaktadır. Kerli-ferli (ker=kuvvet, fer=şanlı şöhretli) bir ziyaretçi girer.
- Geçmiş olsun der. Akif saygısından dolayı, hastalığına rağmen ayaklarını toplar.
Hal hatır faslından sonra adam Akif’e yönelir ve müşkülünü halletmesini ister:
- Hocam, gökkuşağının altından erkek geçerse kadın; kadı geçerse erkek olurmuş, bu doğru mu?
Koca şair, bu saçma soru üzerine yanındakilere mırıldanır:
- Artık, ayaklarımı uzatabilirim (27)
        *
Prof. Dr. Nevzat Tarhan Eğer bu dezenformasyon 15 sene önce olsaydı hükümet çoktan yıkılmıştı. Çoktan Ortadoğu politikalarında geri adımlar atılmıştı.
İşi fitne siyaseti olan gizli servislere bir karga hikâyesi anlatmak isterim:
Karga ağzında peynir ağaç dalında duruyor. Tilki aşağıdan karganın ağzındaki peynire sulanıyor.  “Karga kardeş senin sesin çok güzeldi bir şarkı söylesene” diyor.
Karga ağzındaki peyniri bir kenara koyup şarkıya başlıyor. Tilki “Hikâye öyle değildi peynir ağzında söylemeliydin” diyor.
Karga:
- “Yemezler babamı öyle kandırıp ağzından peyniri aldığınızı unutmadım” diyor. ( http://www.haber7.com/haber/-30.11.2010)
13. 06 ARALIK 2010- ERKAM TAKVİMİ
14. 16.05.2010- Anadolu’da Vakit Gazetesi
15. 03.05.2008- Anadolu’da Vakit Gazetesi
16. Sikke-i Tasdik-i Gaybî – sayfa:161
17. 28 Ekim 2010- ERKAM TAKVİMİ
18. Ferit ÖNGÖREN- Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı ve Hicvi - Ankara 1983- İş B. Yayın:244-sayfa:159,160
19. 02.04.2009- Kardelen Takvimi
20. Gerçek Hayat–3 Haziran 2010-sayfa:4
21. Vehbi VAKKASOĞLU:“Kalp Sevmekten Yorulmaz- 5.baskı-İst.2003 -Nesil yayınları- sayfa:139
22. İRFAN TAKVİMLERİ -12 OCAK 2010
23. 23 Ekim 2010- Nesil Takvimi
24. Mithat DİNDAR-  Enteresan Olaylar-I- Gonca yayınevi- İstanbul–2008- sayfa:38
25. Mithat dindar-  Enteresan Olaylar-I- Gonca yayınevi- İstanbul–2008- sayfa:46
26. 19 Eylül 2010- Nesil Takvimi
27. 02.03.2008- Nesil Takvimi
28. 10.07.2010- Anadolu’da Vakit

ŞEYH SADİ;
Bir âlimin bir kızı vardı. Pek çirkinceydi. Gelinlik çağına yetişmiş ama çeyizi ve malı mülkü de olduğu halde bir taliplisi çıkmıyordu. Âlim mecbur kaldı kızını kör bir adama verdi.
O tarihlerde Serendip adasından bir tabib çıkıp geldi, körleri gördürmekle meşhur idi. âlime dediler:
  -   Şu senin kör damadını, bu meşhur hekime göstersen ya… Âlim dedi:
  -    Korkarım gözü açılırsa, kızımı boşayıverir. Böyle çirkin bir kadının kocasının, kör olması iyidir.(29)
        MERHUM ÜSTAD HATIRASI
Merhum Akif İNAN anlatıyor:
Üstad Necip FAZIL bir gün bizden evvel gelmiş. Bizim küçük “buyur” etmiş salona Üstad amcasını. Ve hemen yanına bebeklerini almış konuşmuşlar:
-    Gel Üstad amca, seninle evcilik oynayalım; sen baba ol; ben de anne
-    Peki
-    Haydi, şurası da evimiz olsun demiş bizimki yani yemek masasının altını göstermiş. Buna da dur dememiş Üstad. Üstadı masanın altına yani evlerine girmesini istemiş bu sefer, sokmuş da
-    Haydi, şimdi ayaklarını uzat, üstüne çocuğu yatıralım, salla uyusun
Ben eve girdiğimde bu manzarayı gördüm. Üstad ayaklarında bebeği sallamakta. Kızımı haşlayacaktım ki Üstad haykırdı:
-    Bu çocuk bir dâhî azizim, bayıldım. Müthiş eğlendirdi beni (30)
                        *
Gönlünüz hoş olsun, gülen yüzleriniz solmasın, Rabbim dert verip derman aratmasın dualarımızla (07 Aralık 2010-A.Y.Çakmak-Tavşanlı)
                
                                     ---------------0-----------------

1.    Selim GÜNDÜZALP-Neşeli Öyküler 2  -  6.baskı- ist.2007- Zafer yayınları-s.91–92
2.    22. MART 2010- İrfan Takvimleri
3.    Hilmi YÜCEBAŞ-Neyzen TEVFİK –İstanbul1978- 7.Baskı-s:193
4.    08 Mayıs 2010  - Nesil Takvimi
5.    Yılmaz Karakoyunlu-  25.06.2000 - Sabah GAZETESİ-
6.    Selim GÜNDÜZALP-Neşeli Öyküler 2  -  6.baskı- ist.2007- Zafer yayınları-s.85–86
7.    DÜŞÜNCELER- İst.1973- Yeni Asya yayınları:3-sayfa:94
8.    HİLMİ YÜCEBAŞ-NEYZEN TEVFİK –İST.1978 7.BASKI-S.176
9.    28.05.2003-Turgut EMİN-Anadolu’da Vakit)
10.    TRT-FM-Enis fosfor oğlu–13.09.2000 günkü programından
11.    Gençlik ve Din –T.D.V. YAYINLARI.- sayfa:178
12.    29 Kasım 1995-Fazilet Takvimi
13.    06 ARALIK 2010- ERKAM TAKVİMİ
14.    16.05.2010- Anadolu’da Vakit Gazetesi
15.    03.05.2008- Anadolu’da Vakit Gazetesi
16.    Sikke-i Tasdik-i Gaybî – sayfa:161
17.    28 Ekim 2010- ERKAM TAKVİMİ
18.    Ferit ÖNGÖREN- Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı ve Hicvi - Ankara 1983- İş B. Yayın:244-sayfa:159,160
19.    02.04.2009- Kardelen Takvimi
20.    Gerçek Hayat–3 Haziran 2010-sayfa:4
21.    Vehbi VAKKASOĞLU:“Kalp Sevmekten Yorulmaz- 5.baskı-İst.2003 -Nesil yayınları- sayfa:139
22.    İRFAN TAKVİMLERİ -12 OCAK 2010
23.    23 Ekim 2010- Nesil Takvimi
24.    Mithat DİNDAR-  Enteresan Olaylar-I- Gonca yayınevi- İstanbul–2008- sayfa:38
25.    Mithat dindar-  Enteresan Olaylar-I- Gonca yayınevi- İstanbul–2008- sayfa:46
26.    19 Eylül 2010- Nesil Takvimi
27.    02.03.2008- Nesil Takvimi
28.    10.07.2010- Anadolu’da Vakit
29.    Selim GÜNDÜZALP-Neşeli Öyküler 2  -  6.baskı- ist.2007- Zafer yayınları- s.37
30.    29.Haziran 2010- Anadolu’da Vakit


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz