Sarıgöl: Gelecekten Umutluyum
14.8.2012
5450

TKİ Tavşanlı Linyitspor’un genel kaptanı Erhan Sarıgöl, Kartepe kampını değerlendirdi. Sarıgöl, Nihat Mermer’in sorularını yanıtladı.

TKİ Tavşanlı Linyitspor’un genel kaptanı Erhan Sarıgöl, Kartepe kampını değerlendirdi. Sarıgöl, Nihat Mermer’in sorularını yanıtladı.

Nihat Mermer: İkinci dönem kampınızı Kartepe’de geçirdiniz. Hazırlık karşılaşmaları oynadınız ve bu karşılaşmaların hiçbirinde yenilmediniz. Kamp, nasıl geçti?

Erhan Sarıgöl: Evet; hiçbir hazırlık müsabakasını kaybetmedik ama bu maçlar, ölçü olamaz. Kızılcahamam kampının ardından verdiğimiz iki günlük iznin bitiminde; Kartepe’de toplandık. Günde çift idman yaptık. Hazırlık maçlarımızı yaptık ancak iki maçımızı tamamlayamadık. Maçların birinde; istenmeyen bir atmosfer oluştu, diğerindeyse sis bastırdı. Ancak, doğal şartlar ne olursa olsun, çalışma standartlarımızı kaybetmemeye uğraştık.

Sizin Kartepe’de olduğunuz esnada; 2. Lig’in şampiyonluk adaylarından Bandırmaspor ile oynadık. Kadro kalitesi gayet iyi bir takımdı. 2-1 yendik. Hazırlık maçı da olsa, galibiyet almak mutluluk verici idi.

NM: Ancak ben, Bandırmaspor’u pek yeterli görmedim. Dolayısıyla; büyütülecek bir maç olacağını sanmıyorum.

ES: Doğrudur. Bence de çok yeterli değillerdi. Bizimle oynadıklarında, yeni yeni idmana başlamışlardı. Yendik ama önemli olan, bu tür sonuçları lige taşımaktır. Yavaş yavaş da güçleniyoruz. Kartepe kampında aramıza katılan oyuncularımızla kadromuzu zenginleştirmiş ve kuvvet kazanmış olduk. Bu seneden, umutluyum.

NM: Son üç transferinizi nasıl değerlendirirsiniz. Mesela ben, Oktay Pop’u gayet etkili gördüm.

ES: Oktay, geçen yılın şampiyon takımı Elazığspor’un futbolcusudur. Kalitesini tartışmamak gerekir. Onu almak, bizim için bir şans oldu. Bence en büyük olay da bu futbolcunun transferi konusunda, yönetim kurulunun özveride bulunmasıdır. Başkanımız Zafer Atalay’ın, bu konuda önemli çabaları oldu. Kendisine teşekkür ediyorum.

Oktay’dan sonra; ofansif anlamda sıkıntı yaşamamak adına Denizlispor’dan Eser’i kadromuz kattık. Bir yıllığına kendisiyle anlaştık. Altyapısı sağlam bir futbolcudur. Ancak enüz hazır değil. Ağırlıklı olarak bireysel nitelikte çalıştı.

NM: Eser’in bize gelişinde, Denizlispor’da yaşanan maddi sıkıntıların ve olumsuz ortamın etkisi var mıdır?

ES: Hiç bilmiyorum. Biz, istediğimizi aldık. Gerisini kurcalamadık. Eser’e, neden ayrıldığını sormadım. Önemli olan, bizde başarılı olmasıdır.

NM: Gökhan için ne diyeceksiniz?

ES: Gökhan, henüz hazır değildir. Bazı eksiklikleri var. Elbette; bunları biliyorduk. 2+1 yıllık olarak aldık. Üstelik, genç bir futbolcudur. Yani uzun vadeli düşünüyoruz. Geçen sezon, tam anlamıyla oynayamasa da sürekli olarak Gaziantepspor’un kadrosuna girmiş bir oyuncudur. Geçmişini de iyice araştırdık. Genç, yetenekli ve çıkış arayan bir futbolcudur ve umarım, aradığı çıkışı bizde yakalar.

NM: Takımdaki tecrübeli futbolcu sayısı çoğaldı.  Bu bir dezavantaj olabilir mi?

ES: Bunun örnekleri, başka takımlarda yaşanmış olabilir. Bu durum, kulübün yapısıyla, kulübü yönetenlerle ve futbolcuların kişilikleriyle ilgili bir olaydır. Biz, aldığımız futbolcuları, futbol yetenekleri kadar, kişiliklerini de araştırıp alıyoruz. Hepsi de kaliteli insanlardır. Bizim kulübümüzün ortamı da bellidir. Bizdeki aile ortamını başka yerde bulamazlar. Bu yüzden, sıkıntı çekeceğimizi sanmıyorum. Biz, onlara güveniyoruz ve güvenimiz de boşa çıkmayacaktır. Herkes, şevkle çalışıyor ve bu şekilde devam edersek, başarının geleceğini düşünüyorum. İnşallah, yanılmayacağım.

NM: Havuç ve Arshavin?

ES: Çağrı’nın kınalı saçlarından ötürü, ona “Havuç” diyoruz. Çocuklar, Ömürcan’a da “Arshavin” adını taktı. İkisi de iyi gelişim gösterdi. Sağolsun; Levent Hoca da oynadığımız hazırlık maçlarında, onlara şans tanıdı. Onları da kazanmak istiyoruz ancak 1. Lig, çok çok zorludur. Her oyuncu genç olsun diye düşünürsek, sıkıntı yaşarız. İleriki dönemde; bu çocuklarla, iyi bir yerlere geleceğimizi düşünüyoruz. Şu an kadromuzdalar ama yarının ne getireceği bilinmez.

NM: Doğrudan sorayım: Savunmamızın sağ kanadı aksıyor mu?

ES: Mümkün değil. Savunmamızın sağ kanadında Hasan ve İbrahim var. Ancak, ön bölgeden yardım anlamında söylerseniz, birtakım sıkıntılar görülebilir.

NM: Size göre Osman nasıldır? Uyum sağladı mı? İstenilen kadar verim gösterebiliyor mu?

ES: Osman, gayet olumlu biçimde ilerliyor. Hem oyun stiliyle hem de kişiliği ile uyum sağladı. Onun oynadığı sol kanatta da savunma anlamında bir sorun yaşayacağımızı sanmıyorum. Osman olduğu gibi Faruk da sol kanat savunmasında gayet başarılıdır. Ben bu sezon için savunma hususunda problem oluşacağını sanmıyorum. Elbette, en iyisini teknik heyet bilir. Zaman zaman bilgi alışverişinde bulunuyoruz. Teknik heyet de savunmada memnun. O yüzden; ben, gayet rahatım.

NM: Kızılcahamam’da gördüğümü doğrular nitelikteki oyun tarzını, Kartepe’de de gördüm. Bahsettiğim kişi, Faruk’tur. Bu sezon, Faruk’tan bir hayli olumlu biçimde yararlanacağımıza benziyor. Mesut ile uyum sağlama konusunda da gayretleriniz var gibi. Ne diyeceksiniz?

ES: Elinizde Faruk gibi çok yönlü bir futbolcunuz varsa avantajınız var demektir. Faruk, gerçekten kaliteli bir futbolcudur.  Türkiye’de kendisini kabul ettirmiş bir isimdir. Mesela; antrenman niteliğinde hazırlık maçı oynuyoruz ama seyretmeye gelenler, Faruk’un performansına hayran kalıyorlar.

NM: Ben de kendisini, oldukça istekli gördüm.

ES: Elbette. Üstelik, çok çalışıyor. Faruk’tan çok şey bekliyoruz. Teknik heyetin düşüncesi de aynıdır.

NM: Özgür, Kızılcahamam kampına yeni katıldığından dolayı, ısınma süresi ister gibiydi. Kartepe de gördüm ki o süre dolmuş ve orta sahada; inisiyatifi eline alabilen, oyuna yön verebilen, arkadaşlarına liderlik edebilen biridir. İki kamp arasında geçen kısa sürede bir hayli uyum sağlayıp, üzerine koymuş.

ES: Evet hem de çok… Özgür, her yönüyle uyum sağladı. Takımın, ağabeyi oldu ve takımdaki herkes onu çok seviyor. Oyun anlamında da çok katkısı var. O yüzden; Özgür transferi için tam isabet tabirini kullanabilirim. O da çok özverili çok iyi niyetli ve futbolculuğunu ortaya koyuyor. Takımımızın iyi yerlere gelmesinde, Özgür’ün çok büyük katkısı olacağını düşünüyorum.

NM: Kaleci Metin’i nasıl görüyorsunuz? Sakatlığından dolayı; Yavuz’un yokluğunda, kaleyi devralmış vaziyettedir.

ES: Metin, çok yetenekli bir kaleci ancak biliyorsunuz ki kendisini 2. Lig’den aldık. Bizim ligimiz için tecrübesi henüz yeterli değildir. Çok başarılı çok iyi bir kaleci ama 1. Lig tecrübesi olmadığından dolayı, bazı sıkıntılar yaşayabiliyor. Bunu da zaman içerisinde; oynayarak çözebilecektir. Metin’e güvenimiz var ve önündeki en büyük şansı da Yavuz gibi bir kalecinin himayesinde olmasıdır. Her türlü yardımcı oluyor.

Fatih’i de unutmayalım. Kalecilerin, uyum içinde çalıştığını gözlemliyoruz. Gökhan Köstereli de gayet iyidir. O da özverili biçimde çalışıyor. Yavuz’un, alt adalesinde sorun var. Bu yüzden dinleniyor ama en yakın zamanda yeniden bizimle olacaktır. Maçlar başladığında, sorunlarımız kalmayacaktır.

NM: Gördüğüm kadarıyla; Kartepe kampında, o Temmuz, Ağustos sıcaklarını yaşamadınız. Hatta, akşama doğru ceket giymek gerekiyor. Ortam nasıldı?

ES: Gerçekten üşüdük. Eşofmansız dolaşamıyoruz. Hatta donduk diyebilirim. Ancak böylesine bir atmosfer de bizim aradığımız bir şeydi. Sezon öncesi için bundan daha iyi bir hava bulmak biraz zordu.

NM:  2012-2013 sezonu öncesinde; sezon açılışı gibi bir organizasyon yapmadınız. Bir planınız var mı?

ES: 13 Ağustos 2012 (Bugün) tarihinde, Tavşanlı’da toplanacağız. 14 Ağustos’ta, futbolcuların sağlık raporlarıyla ilgili bir çalışmamız olacak. Tabii, idmanlar aksamayacak. 17 Ağustos 2012’de, Sandıklıspor ile bir maç yapacağız. Maalesef, bölgemizde; bizim ayarımızda bir takım yok. En azından, Bozüyüksor ile görüştük ama hazırlıklarının yeni başlamasını gerekçe göstererek hazırlık maçı teklifimizi kabul etmediler. İnegölspor da o tarihte kampta olacakmış. Baktık ki etrafımızdaki e yakın takım, Sandıklıspor’dur. Zaten onlar da bizimle oynamak istiyorlardı. Biz de kabul ettik.

NM: Yani bir nevi açılış maçı mı olacak?

ES: Öyle de denilebilir. Eskiden; büyük takımlarla görkemli açılışlar yapılırdı ancak son zamanlarda bunlar da kalktı. Yine de Sandıklı maçında bir tanıtım yapabiliriz.

NM: Peki o tanıtım, Ada Stadı’nda mı olacak yoksa Tunçbilek’te mi? Tunçbilek, biraz uzak kaçıyor ve aracı olmayanlar için Tunçbilek’e gidebilmek sorun olabiliyor. Öyle olunca da pek bir açılış havası olmuyor.

ES: Yüksek ihtimalle Ada’da yaparız. Tabii daha bu durumu yönetim kurulu ile görüşmedik ama benim arzum, Ada’da olmasıdır.

NM: Niçin büyük bir takım tercihi yapmıyoruz? Mesela; büyük şehir takımları, büyük kulüpleri davet edebiliyorlar.

ES: Örneğin; İstanbul takımları, birbirlerine yakınlar. Büyük takımların Tavşanlı’ya gelmesi, bayağı bir problemdir. Gelmek istemiyorlar. Her zaman benzeri bir sıkıntı yaşıyoruz. Bir de Süper Lig’den takım davet etmek istesek de ligleri, bizimkine göre erken başladığı için gelemiyorlar. Erken bir tarihte açılış maçı yapacağımız zaman da biz hazır olamıyoruz. O haldeyken; büyük takımın karşısına çıkmak da pek doğru olmuyor.

NM: İşte o zaman, ikili ilişkiler akla geliyor?

ES: Anlıyorum ama diyelim ki Trabzonspor ile aramız iyidir. Rica ettiğimizde; bizi kırmazlar ama A takımı göndermiyorlar. B takımı geliyor.  Bu da bizim işimize gelmiyor. Galatasaray’ın altyapı takımı gelse, kim mutlu olur?

NM: Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

ES: Size teşekkür ediyoruz. Kamplara gelip, bizi ziyaret ediyorsunuz. Özveriniz için sağolun. İyi ki geldniz…


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

egelimm

9 Ekim 2012 Salı
sormak gerek sarıgö le gerçekten yönetim ve başkan yeterlimi bakarmısınız HOCA sının söylediklerine!!!!!!!!!!!!!!!Linyitspor’un sahipsiz olduğunu ısrarla vurgulayan Devrim, “Biz, kendi kendine yürüyen bir takımız. Sahipsiziz. Öyle bir tepsi baklavayla idmana gelerek olmaz bu işler…” dedi.

Takımdaki oyuncuların, altı aydır para almadığını açıklayan Devrim, “Buyurun! Yöneticimiz de yanımızdadır. Yalansa, yalan desin. Oyuncularım altı aydır, bense yedi aydır para alamıyoruz. Öyle, biz size inanıyoruzla olmaz! Tamam, ben istifa edeyim, hatta şimdi arabama binip gideyim ama değişen bir şey olmayacak ki! Ama sizin sahanız yok, tesisiniz yok, paranız yok! Herşeyi geçtim; sevgi-saygı-güven yok. Kulüp başkanı, en son benle ne zaman oturup çay içmiş? Başkana, hocasının arkasından konuşmak, söylemediği şeyleri söylemiş gibi göstermek, yakışmaz. 70 dakika boyunca iyiydik; ses çıkmadı. Geriye düştük, istifa sesleri yükseldi. Ben, buradan şu sonucu çıkartırım: Maksatlı biçimde seyirci bağırtılıyor. Gitmesine gideriz ama kırıp dökmeden gitmek lazımdır. Gelsinler, yüzüme karşı konuşsunlar ama yüzleri yok!” dedi

kanarya

15 Ağustos 2012 Çarşamba
sayın sarıgöl.a2 takımından kampa futbolcu davet ederken gerçekten adilane davrandığınıza inanıyormusunuz.bu dünyada iş yürütmek kolay .ama.....
Yorum Yaz