Atık Boynuzları Sanat Eserine Dönüştürüyor
13.5.2020 14:08:00
1306

Atılan boynuzlar da keşfettiği Güzelliği, birer sanat eserine dönüştüren, Entegre et işleme ve satış şirketi sahibi Abdurrahman Şirin, yüzlerce boynuz, ahşap ve taşlardan oluşan eserleriyle bir Boynuz Müzesi oluşturuyor.

Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde, Entegre et işleme şirketi sahibi Abdurrahman Şirin’in işletmesinde oluşturduğu sergi salonu ve atölyesinde sergilediği, boynuz, ahşap ve taştan ürettiği eserler hayranlık uyandırıyor.
Şirin, 32 yıl önce et sektöründe başlayan faaliyeti ile, kesilen büyükbaş ve küçükbaş hayvanların boynuzlarındaki güzelliği fark ederek başlayan sanatsal yolculuğunu Anadolu Ajansı Muhabirine anlattı.
Dış güzelliğini ve her birinin farklı yanlarını fark ettikten sonra, kasapların attığı boynuzları, biriktirmeye başlayan Şirin, bunların eski zamanlardaki işlenme tekniklerini araştırarak, denemeler yapmaya başladığını söyledi.
Şirin; Boynuzların plastiklerin icadından önce, barut muhafazası, tarak, kaşık gibi malzemelerin ham maddesi olarak kullanıldığını öğrenince, işleme teknikleri konusunda çalışmalara başladığını belirterek; boynuzun kemiğinden sıyrılarak, cilalanması sonucunda ortaya çıkan sonuçla, ilgisinin uğraşa dönüştüğünü anlattı.
“Boynuzdaki tortu temizlenip kemiğinden sıyrılıp, cilalandığında hayranlığım arttı “
Şirin, sanata dönüşen hobisinin hikayesini şöyle anlattı:
“Aslında bu tutkum 40 yıl önce başladı. 18 yaşındayken, İstanbul kapalı çarşıda boynuzdan yapılmış bir pullu balığa hayran olup satın almıştım. Et sektörüne girince, bu tutkum yön verdi. Önceleri et marketim ve lokantalarım için kesilen küçükbaş ve büyükbaş hayvanların boynuzlarını temizleyip biriktiriyordum. Kesimhaneler dışında doğada bulduğum, başka şehirlerde rastladığım boynuzları da toplamaya başladım. Sonra, nasıl bir esere dönüşeceğini araştırmaya başladım. Üzerindeki tortuları temizleyip, ayrıntılı bir işlemle, kemiğinden ayırdıktan sonra bambaşka bir güzellik ortaya çıkıyordu. Her boynuzun ayrı bir rengi, ayrı bir özelliği vardı. Ancak çok zahmetli bir süreç içinde bu noktaya geliyordu. İlk yaptığım; eskiden dolma tüfeklerde kullanılan bir boynuz barutluk oldu. Bunu yapmak, iki buçuk günümü almıştı. Eğelemek, törpülemek, iç kemiğinden sıyırmak çok kapsamlı bir çalışma gerektiriyordu. Bu çalışmalar için gereken alet edevatları da kendim yapmak zorunda kaldım. Tecrübe kazandıkça, farklı eserler üretmeye başladım. Kemik dışında, ahşap ve taşları da kullanarak, yüzlerce eserim oldu. “

“Ne Hayal Ediyorsanız Onu Boynuzdan Yapabilirsiniz “
Şirin , entegre et işleme tesisinde, hobisi için düzenlediği bir atölye ve sergi salonunda, boş vakitlerini değerlendiriyor. Şirin, boynuzları atölyesinde işleyip, hayal ettiği eserlere dönüştürüyor. Şirin, yaptığı eserleri şöyle anlattı;
Manda boynuzundan küçük bir kılıç, bir balta, Vav harfi kolye, barutluk yaptım. Koç ve manda boynuzundan tarak, bir tane de kazma yaptım. Ahşapla boynuzlarları birleştirerek aplik, lamba, avize yaptım. Ne hayal ederseniz yapabilirsiniz. Mesela bir tane de toplu iğne, bufalo kemiğinden saç tokası. Şu anda yorganlar kaplanmıyor ama bu işte kullanılabilecek bir Yorgan iğnesi. Bıçak, çakı kafatasıyla beraber trope, kazma buna benzer biblo ve süs eşyaları.

“Hammadde Sıkıntısı Yok”

Abdurrahman Şirin, işlenmesi yönüyle oldukça zor bir hobi olsa da; çok güzel eserler ortaya çıktığını belirten Şirin merak eden ve ilgi duyanlara destek olabileceklerini ifade ederek;
“Şu anda bende; yöremizde ve ülkemizde yetişen yenilebilir hayvanların özellikle büyükbaş ve küçükbaş hayvanların çeşit ve ırklarına göre boynuzların tamamı var. İşin kaynağında olduğumuz için, genelde atılan boynuzlardan işimize yarayacak özellikte olanları ayırıyoruz.
Şu anda belki meslek olarak sürdüren vardır. Tarak, süs eşyası gibi yapanlar var mı bilmiyorum. Ama bu çok güzel bir uğraş, ortaya çıkan eserlerin her biri kendine has özellikler taşıyor. Eski dönemlerde plastik üretilmiyordu kemik vardı, boynuz vardı onlardan tarak yapıyorlardı ve keratinden dolayı boynuz tarakların saç kırılmasında saç dökülmesinde önemli bir koruyucu olduğu bilinir. Bu anlamda ilgi duyan kişilere destek verebiliriz. “ dedi.
Şirin boynuzlarla ilgili hazırlık sürecini de şöyle anlattı:
“Hayvanda bir kemik yapısı var. Bir de keratin yapısı var. Yüce yaradan öyle yaratmış ki bunun ikisinin arasında 3 milimetrelik jelimsi bir madde var. Bunun için, kafatasını temin ettikten sonra, 3-4 saat kaynatmak gerekiyor ; içinde ki jel yapısı biraz büzülme yapıyor. Büzülme yaptıktan sonra da kemiği üzerinden boynuz rahatlıkla çıkabiliyor. “


Bir Boynuz Müzesi Oluşuyor

 

Şirin büyük entegre tesisinde, şu anda eserlerin sergilenmesi için alanın yetersiz kaldığını düşünürken, bir bonuz müzesi oluşturmayı istediğin belirtti.
bu belki sergi olabilir bu güne kadar biz bunun ticaretini yapmış insanlar değiliz. yarınlar bizi nereye götürür bunu kestirmek mümkün değil ama şimdilik biz boş vaktimizi değerlendiriyoruz onların her birisinde biraz önce söylediğim gibi ilahi hikmeti görmekle meşkulüz şu an. tesisimizi gördünüz şuan bunların sergilenecek olduğu alan bize yetmiyor çok daraldı alanımız ofisimizde diğer yerlerde belki ileride daha büyük bir odayı hususi boynuz müzesi olaraktan değerlendirmek elbette mümkün. 


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz