Atalay: Ada’dayız Ama Bir Şartla
7.9.2012
5619

Atalay, Nihat Mermer’in sorularını yanıtladı.

TKİ Tavşanlı Linyitspor’un Başkanı Zafer Atalay, 2012-2013 sezonunda; müsabakaların hangi statta oynanacağı konusunu konuştu. Atalay, Nihat Mermer’in sorularını yanıtladı.

Nihat Mermer: Öncelikle; Boluspor maçı evvelinde, Ada Stadı hakkında oluşan süreci yeniden konuşsak?

Zafer Atalay: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, il müdürlüğüne bağlı ekipler, stada gelmişler. Ellerinde rapor olduğunu ve stadın kapalı tribününe ait olumsuz bir rapor olduğunu, dolayısıyla kapalı tribünlere seyirci alınamayacağını söylediler. “Biz, raporumuzu yazarız, kararı ise İlçe Güvenlik Kurulu verir.” dediler. Bu duruma sitem ettik. Durdular, durdular, maçın oynanmasına bir gün kala geldiler. Daha önceden gelip de rapor tutmuş olsalardı, biz de ona göre önlem alırdık.

NM: Tavşanlı’nın en sevmediğim özelliklerinden bir tanesi, bu işte ön plana geldi. Nedir? Her kafadan bir ses çıkıyor. Takımı alıp, bir Diyarbakır’a götürmedikleri kaldı. 2012-2013 Sezonu maçları, Kütahya’da mı oynanacak?

ZA: Maçlarımız Kütahya’da oynanmayacak ama ne zaman kadar? Statla ilgili raporlar, yeniden inceleniyor. İlçe Güvenlik Kurulu, İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü ve de şehircilik mühendisleri, konuyu yeniden ele alacak. Raporun yeni yorumu da İlçe Güvenlik Kurulu’na sunulacak. İlçe Güvenlik Kurulu da kapalı tribünlere seyirci alınıp alınmayacağının kararını verecek.

Tavşanlı’da ve Türkiye’nin birçok yerinde, depreme karşı dayanıksız olduğu raporlanmış okullar var. Tavşanlı’daki kimi binaların da aynı şekilde depreme karşı dayanıksız olduğu rapor edildi. En doğru biçimde ifade etmek gerekirse; deprem güçlendirmesi yapılacak binalar var. Tribünlerin de deprem güçlendirmesi yalpınca, sorun kalmayacaktır. Ancak şu da bir gerçek ki deprem güçlendirmesi yapmak, tribünlerin yeniden inşa edilmesinden daha pahalıya mâloluyor. Tamir etmektense yıkıp, yenisini yapmak, daha mantıklıdır. Kaldı ki her iki seçenekte de tribünlere seyirci alamayacağız.

NM: Komplo teorisi üretelim: Tribünlerin, Kütahya tarafından incelenmesi ne kadar sağlıklı olur? Yani, takımın Kütahya’da oynayabilmesi için, art niyetli bir rapor oluşturulabilir mi?

ZA: Teknik rapor, teknik rapordur. Üzerinde oynanamaz. Olmayan şey, yazılamaz. Herhangi bir kasıt veya yanlış rapor olmaz çünkü elde done var. “Deprem güçlendirmesi gerekir ama seyirci alınmasında mahsur yoktur.” da diyebilirler. Bu ihtimal de vardır. İlçe Güvenlik Kurulu da aynı kararı alabilir. Şu an, gelişecek olayları bekliyoruz. Önümüzde bir süreç vardır.

NM: Rapor incelendi ve olumsuz bir sonuç çıktı diyelim. Tribünlere seyirci alınmayacak olursa; geçmişte, “tribünlerin önüne branda çekip, gerekirse kapalı tribünler olmadan maçlarımızı yaparız” demiştiniz. Böyle bir durum söz konusu mudur? Konuşmalarınızdan anlayabildiğim kadarıyla; Kütahya’ya gitmek gibi bir durum var sanki?

ZA:
Yok. Ben, söylediğim sözün arkasındayım. Gerekirse branda çekeriz çünkü inşaat, futbol oynamaya mani bir durum değildir. Ancak bir gerçek var ki kapalı tribünleri kullanamayınca, maddi anlamda zararımız söz konusudur. Bizim, en çok para kazandığımız yer, kapalı tribündür. Kale arkaları ve maraton tribünlerinden elde ettiğimiz toplam hasılat, kapalı tribünler kadar ediyor hatta bazen etmiyor. Zaten maddi olarak zor durumdayız. Üzerine bir de bu binerse iyice darbe yemiş oluruz.

Kapalı tribünler inşaata girerse; Kütahya’ya gitmek istemeyen seyircilerimizin de fedakarlık yapması gerekiyor. Açık tribünlerin bilet fiyatlarını yükseltmek durumunda kalacağız. 10 Lira ise 20 Lira yaparız. Kapalı tribünlere 1600 seyirci alıyoruz. 15 Lira ile çarptığınızda, 24,000 Lira para yapıyor. Ya birisi, belediye, kaymakamlık; bu parayı bize verecek ya da bilet fiyatlarını yükseltmek durumunda kalacağız. Tek endişemiz, maddi yöndendir.

NM: Bu söylediklerinizi, birkaç maçta uyguladınız diyelim ve baktınız ki bilet fiyatlarına itiraz ediliyor; seyirci, maçlara gelmiyor. İşte o zaman karar değiştirip, madem öyle biz de Kütahya’ya gideriz deme ihtimaliniz var mı?

ZA: Bu durum, o zaman düşünülebilecek bir şeydir. Geçen cumartesi günü yaptığımız ilk maçımıza, 2085 seyirci geldi. Bu durum, içler acısıdır.

NM:
İnsanlar kızacaklar ama ilk maçtaki tabloya göre takıma sahip çıkılmıyor. Futbolseverler ve yetkililer, yeri geldiğinde; her türlü delikanlıca açıklamayı yapıyor ama iş eyleme dönüşmeye geldiğinde, fedakarca davranılmıyor. Maalesef gerçek budur.

ZA: “Takıma sahip çıkmak demek”, stattaki reklam panolarının dolması demektir. “Takıma sahip çıkmak demek”, göğüs reklamına talip olmak demektir. “Takıma sahip çıkmak demek”, sırt reklamı vermek demek, “Takıma sahip çıkmak demek”, tribünleri doldurmak demektir. Eğer, takıma sahip çıkılacaksa bütün bunların yapılması lazımdır. Yoksa…

NM: Yoksa; sonuçlarına katlanmak durumunda mı kalacağız?

ZA: Yorum yapmak istemiyorum ama bizim de kendimizi düşünmemiz gerekiyor. İnce eleyip sık dokumamız lazımdır. Kurduğumuz takımı görüyorsunuz. Kaliteli bir takım kurduk. Bırakın taşın altına elimizi koymayı, tam manasıyla; gövdemizi koyduk. Bireysel olarak bankalara borçlandık ve bu işi yürütmeye çalışıyoruz. Ola ki çok sıkıntıya girersek, diğer seçenekleri gözden geçirmek durumunda kalacağız.

NM: Hazır konu açılmışken sorayım: Linyitspor’un borcu ne kadardır?

ZA:
Geçen sezona başlarken, 1.5 Milyon Lira borcumuz vardı. Bizden önceki dönemden kalan 300 Bin Liralık da prim borcu mevcuttu. Bizim prim borçlarımızla birlikte; yaklaşık 2 Milyon Lira borcumuz vardır. Ancak bu para, futbol piyasası için komik bir meblağdır. Diğer kulüplerin başkanlarına, borcumuzu söylediğimde, bana gülüyorlar. 2 Milyon Lirayı borçtan saymıyorlar. Bu borca rağmen, maddi yönden en iyi gözüken birkaç takımdan biriyiz çünkü diğer kulüplerin 25-30 Milyon Lira borcu var.

NM:
Raporlar henüz gelmediğine göre; İçerideki ikinci maçımız olan Denizlispor müsabakası, Ada Stadı’nda oynanacaktır diyebilir miyiz?

ZA:
Maddi zararımızı karşıladığımız sürece, maçlarımızın tamamı Tavşanlı’da oynanacaktır. Kapalı tribünlere seyirci alamazsak, fedakarlık gerekiyor.

NM: Fedakarlık dediniz ya… Protokol Tribünü’nden söz etmek istiyorum. O tribünü nasıl ayarlıyorsunuz? Oturanlar, nasıl oturuyorlar? Orada oturanların, Linyitspor’a katkısı nedir?

ZA: Bu soruyu sorduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Protokolde, 80 tane koltuk var. Bu koltukların 25 tanesi, kulübe aittir. 15 tanesi, misafir takıma aittir. Geri kalan da kaymakamlığa aittir. Kaymakamlığın düzenlemesini de İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü yapıyor.  Biz, sadece 25 koltuğun hesabını verebiliriz.

Bilemiyorum fark ettiniz mi; biz, Boluspor maçı öncesinde, bir yazı dağıttık. Şeref Tribünü’nde oturmak isteyenler, bir koltuğa 5 ila 10 Bin Lira arasında para ödesin dedik. Bağış makbuzu karşılığında; kendimize ait olan koltukları satıyoruz dedik. Gerekirse; biz idareciler, koltuğumuzdan fedakarlık yapacağız ve kim oturmak isterse, parasını versin otursun istedik. Bazı şeylerden rahatsızız.

NM:
Sanırım, orada oturmakla iş bitmiyor değil mi?

ZA: Aynen öyle… Biz de rahatsız oluyoruz ve böyle bir şey yapmayı uygun gördük. Bize ait olan yerleri değerlendirmek gayretindeyiz. Bazı kişiler de daha fazla para verme taraftarı olmuşlar ki bu durum da memnuniyet vericidir. O kişilere de çok teşekkür ediyoruz.

NM: Peki ya kalan 40 koltuk?

ZA: Kaymakam beyden rica edip, biraz daha koltuk almayı planlıyoruz ama kendi koltuklarımızı satabilirsek.

NM: Kırmızı koltuklarda, hiç alakası olmayan kişiler de oturuyor?

ZA: Bazen, idareci arkadaşlarımızın misafirleri olabiliyor ama kendi koltuklarımızın dışındakilere bir şey diyemem. Biz, kendi koltuklarımızdan sorumluyuz. Sattığımız koltuklara da satın alan kişinin adını yazacağız. Adam maça gelmese bile koltuğu boş kalacak. Kombine bilet gibi yani… Orada oturuyorsan, bir bedeli olmalıdır ama bu bedel de kulübe yardım amaçlı ödeniyor zaten.

NM: Forma ve stat reklamlarınız niye yok?

ZA: Açıkçası, Leblebiciler Odası’ndan vs. bir atak beklerdim. Mesela; leblebiciler birleşip, bize ufak paketler içinde leblebi verse; biz de o leblebileri, rakip takımın seyircilerine atsak…. Hem sempati toplarız hem de leblebinin reklamını yapmış oluruz.

Tavşanlı’da oynadığımız her maç öncesinde; 10-12 kutu leblebi alıyoruz. O leblebiler, hakemlere, gözlemcilere, misafir takımın başkanına vs. armağan ediliyor. Biz, bunları kendi paramızla alıyoruz.


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

hasan ali

10 Eylül 2012 Pazartesi
sayın başkan leblebiciler odasından leblebicilerden medet umar hale gelmiş.adama sorarlar 2 yıldır leblebiciler toz kömür alabilmek için çalmadık kapı kalmadı kime yardımcı oldunuz söylermisiniz.hem soru size reklam tabelaları boş diye soruluyor siz leblebi diyorsunuz.dürüst olun lütfen.leblebiciler şamar oğlanı değil

NACİ ERARSLAN

7 Eylül 2012 Cuma
NİHAT BEY
YIĞMA BİNA YAPIMI TEKNİĞİ İLE İMAL EDİLMİŞ VE 50-60 CM TAŞ DUVARLAR TARAFINDAN TAŞINAN ( DÖŞEME ACIKLIĞIN YARISININ ALTI DOLGU YAPILMIŞ DİGER YARISI BOŞ OLAN VE BETONARME DÖŞEME YAPILMIŞ ÜSTELİK DÖŞEME ACIKLILIKLARI FAZLA OLMAYAN BU YAPI İÇİN NASIL BİR RAPOR HAZIRLANMIŞ DOĞRUSU MERAK ETTİM BU RAPORUN FOTOKOPİSİNİ BULABİRMİSİNİZ (AKLIMA ESKİ ACIK HAVA TİYATROLARININ İMALATI GELDİ ACABA O YAPILAR İÇİNDE BÖYLE BİR RAPOR HAZIRLANMIŞMI.)
Yorum Yaz