“Ada Stadı Mutlaka Yapılmalıdır”
17.1.2013
4616

AKP Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu ile TKİ Tavşanlı Linyitspor’u konuştuk.

 

AKP Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu ile TKİ Tavşanlı Linyitspor’u konuştuk. Gazetemizin Spor Sayfası Editörü Nihat Mermer, Kavuncu’nun Parlamenterler Turnuvası için Aralık ayının hemen başında; kampta bulunduğu Antalya’da, sohbet etme imkanı yakaladı ve merak edilenleri sordu.

 

Nihat Mermer: Turnuvada olduğunuza göre futbola yabancı değilsiniz herhalde?

 

Vural Kavuncu: Haftada iki gün, düzenli olarak antrenmanlarımız var. 07.30-09.30 arasında yapıyoruz. Görevimizi engellemeden, sporumuzu da yapmaya çalışıyoruz ve yılda birkaç kez de siyasilerin bir araya geldiği turnuvalara katılıyoruz.

 

NM: Hangi mevkide oynuyorsunuz?

 

VK: Sağ açık ve orta sağın sağında yer alıyorum. Hakan Şükür ile aynı takımda top koşturacaksın deselerdi, inanmak, güç olurdu. Ama parlamento çatısı altında, bu mümkün olabiliyor. 

 

NM: Vural Kavuncu’nun hayatında, futbolun yeri nedir? Buna paralel olarak da Linyitspor’un sizin hayatınızda neyi ifade ettiğini öğrenmek istiyorum.

 

VK: Futbol, dünyanın konuştuğu ortak bir dildir. Çocukluğumuzda topun peşinden koşturduk. 15 yıllık hekimlik hayatımda da yaz-kış aksatmadan; haftada iki kez halı saha maçlarına devam ettim. Fenerbahçeliyim. Ama siyasete atıldıktan sonra futbola fırsat bulmak gerçekten güçleşti. Birkaç senedir maç seyredemiyorum. Sadece elimden geldiği sürece Linyitspor’un maçlarına gelmeye çalışıyorum.

 

Gençlik dönemlerimizde; Genç Yurdu ve Akıncılar ile haşır neşir olmuştuk. Linyitspor’u da elimden geldiğince takip etmeye çalışıyordum. Eski Linyitsporlu futbolcuları, Sadık Deda’nın yönettiği ve Alanyaspor ile oynanan yükselme maçını hatırlarım. Yani futbola çok uzak değilim. Linyitspor ile de futbola olan ilgimiz yeniden arttı.

 

NM: Sizin zamanınızdaki Linyitspor ile şimdiki Linyitspor arasındaki fark nedir?

 

VK: Bir kere; beklentiler, çok değişti. Linyitspor’un başarı grafiği, taktir edilecek niteliktedir. Evvelinde, küçük başarılardan büyük mutluluklar çıkartabiliyorduk lakin şu an çıta, yükselmiş vaziyettedir. PTT 1. Lig takımı olabilmişseniz, büyük takımsınız demektir ama üç sezondur oluşan bir alışkanlıktan dolayı, bulunduğumuz yerin değerini fark edemeyebiliyoruz. 

 

Tabii işin taraftarlık boyutundayken, siyasete atılmamızla birlikte ayrı bir görev edinmiş olduk. Bir şehrin, bir ilçenin takımına destek olmak yönünde de istekler oluştu. 

 

NM: Ligdeki pozisyonuyla, yaydığı enerji ile; Linyitspor’un 2012-2013 sezonundaki durumunu nasıl görüyorsunuz?

 

VK: Linyitspor, geçen sezonun son haftalarında yaptığı atakla lige tutundu. Bir takım hayal kırıklıkları oluştu. Bu sezon da sonuç ortadadır. Arif Peçenek’ten önce çok gol yiyen, bolca hata yapan, pek de başarılı olmayan bir takım görüntüsü çizdi. Elbette bazı şanssızlıklar, hakem hataları oldu ancak bu mazeretleri dile getirmeden, “biz ne yaptık?” sorusu da sorulmalıdır. Örneğin; 1461 Trabzon maçında, kendi kalemize gol atarak, talihsiz bir yenilgi aldık ama gol atmak için ne yaptık? Son haftalar hariç, defansımızın boşluklar verdiğini, orta sahanın oyun kurmakta zorluk çektiğini ve maçı kurtaracak, sonuca ulaşacak bir futbol sergileyemediğimizi söyleyebilirim. Son vuruş ve son vuruş öncesinde oluşturulacak varyasyonlarda sıkıntılarımız vardı. Umarım, devrearasında bazı şeyler değişmiş olur.

 

NM: Linyitspor’da yönetim değişikliği oldu. Bu konu hakkındaki görüşleriniz nedir? Yeni yönetimden neler beklersiniz?

 

VK: Geçmiş dönemlerde; yönetimsel bazda bazı sorunlarla karşılaşıldığı açıktır. Bu yüzden yapılan değişikliği, olumlu buluyorum. 

 

NM: Anladığım kadarıyla; geçmiş yönetimde oluşan bazı aksaklıklar ardı diyorsunuz. Siz göre bu aksaklıklar neydi?

 

VK: Manzaraya baktığınızda; yanlış giden bir şeylerin olduğu gayet açıktı. Elde edilen sonuçlara, idari-mali duruma baktığınızda, bir şeylerin yanlış gittiğini anlayabiliyordunuz. Linyitspor, arkasında maddi destek grupları barındıran bir takım değildir. Büyükşehir takımlarına nazaran bazı dezavantajlarımız vardır. Bakın hala forma reklamımız bile yoktur. Bu yüzden; yüksek maliyetli futbolcular almak yerine futbolda kendini ispatlamaya çalışan kişilere yönelirsek, mali açıdan daha rahat oluruz. Taraftarlarla, futbolla ilgilenenlerle daha yakın olmak gerekir. Şehri, olaya ortak edip birlikte hareket etmek lazımdır. Bunlara baktığımızda; bir şeylerin yanlış gittiği belliydi. Kaldı ki bir takım sorunlar da zaten kamuoyuna yansıdı. Ben, her yetkinin, beraberinde bir sorumluluk getirdiğine inanıyorum. Bireylerin değişmesi anlamında; yönetim değişikliğine ihtiyaç vardı diye düşünüyorum.

 

Türkiye’deki kulüplerin çoğu mali krizdedir. Kulüp yönetmek, gerçekten çok zor şartlar altında gerçekleştirilen bir olaydır. Masraflar, çok fazladır. Gelirlerin içinde de taraftarlardan gelen gelir, en düşük gelir kaynağıdır. Farklı mekanizmalarla, oradan gelecek geliri de bir şekilde sağlarsınız. Bana kalırsa; gelir-gider dengesini etkileyen en önemli faktör, futbolcuların ve teknik ekibin maliyetidir. Geçmişte, verim alamadan bir sürü para ödenen futbolcularımız oldu. Geçmişte, Ada Stadı’na masraf yapıldı ve bunların bir bölümünü, kulüp karşıladı. Bunları geri döndürmek gerekiyordu ama olmadı. Özellikle reklam bazında çok eksik kalındı. Reklam bazında, benim de çalışmalarım oluyor. Bazı firmaları, birlikte ziyaret ettik. Ama inanın, çoğu önemli firma, futbola girmek istemiyor. 

 

 

NM: Eski yönetim, oluşan mali kriz ve de Ada Stadı’nın kapalı tribünlerinin yıkılacak olması nedeniyle; daha fazla seyirciyle maç yapıp, daha fazla stat geliri elde etmek için, maçları Kütahya’da oynama kararı almıştı. Sizin, bu konu hakkındaki görüşünüz nedir?

 

VK: Bana bildirildiği kadarıyla; Kütahya’ya gidişteki ana sebep, stat hasılatı değildir. Sezon başında; Ada Stadı ile ilgili deprem değerlendirmeleri yapılmıştı ve o değerlendirmelerin ön raporu, olumlu çıkmadı. Raporun, resmi kanallardan gelmesini beklerken, alabileceğimiz önlemleri de konuştuk. Ancak güvensiz bir stat sorumluluğunu, kimse üzerine almak istemedi. Bu da doğaldır. Bu sonuçtan sonra Kütahya’ya gitme kararı alındı. Elbette, şehir merkezine gidince, stat ve reklam gelirlerinin arttırılması da bir amaç oldu ancak asıl sebep, Ada Stadı’nın güvensiz tribünleriydi.

 

Tabii bu sonuçla, Ada Stadı’nın da tadilat ihtiyacı ortaya çıkmış oldu. Aslına bakarsanız, stadımız, konforlu bir stat değildir. İçime sinmeyen birçok şey vardır. Mesela yeni yapılan kale arkası tribün var ama orası, açık tribündür ve Tavşanlı’nın hava koşullarına göre orada maç seyretmek kolay değildir. Kapalı tribünlerimizin tepesinden sular akıyor. Portatif tribünler, geçici bir çözüm olarak kuruldu ve bir çekiciliği yoktur. 

 

Evet, Tavşanlı, Kütahya’nın ilçesidir. Linyitspor, aynı zamanda ili de temsil ediyor ama kazandığı başarıları Tavşanlı’da elde etmişse, maçlarını da Tavşanlı’da oynamalıdır. Maçların, Tavşanlı’da oynanmasını gönülden istiyorum. Lakin stadımızın olumsuzluklarını da kabul ediyorum. Ada Stadı, maç oyamaya yeterli ögeleri taşımıyor. Bu urum, takıma da kötü etki edebilir. Bu yüzden, stat konusunda yeni hedeflerimiz, Tavşanlı’ya yakışır bir stat yapıp, maçları yeniden Tavşanlı’da oynanabilir hale getirmek olmalıdır.

 

NM: Zaman zaman tribünlerden bir tezahürat duyulur: “Biz stat istiyoruz!” Tavşanlı’ya yeni bir stat projesi mümkün müdür veya mevcut stadımızda ne gibi iyileştirmeler yapılabilir?

 

VK: Hatırlansanız, bu tezahüratı bir dönem siz de kilit olarak sunmuştunuz. Siyasetçi olduğumuz için, yeni bir stadı benden istiyorsunuz ama keşke bu konu, benim elimde olabilseydi. Bir senedir, spor bakanımızı değişik vesilelerle ziyaret ediyorum ve stat talebimizi her seferinde iletiyorum. Belirli bir noktaya geldik. Elbette, stat ihtiyacımızı kimse inkar etmiyor. Ancak Türkiye’nin hemen her yerinden çok sayıda talep var ve maalesef hepsi bir anda gerçeğe dönüşemiyor. Biz, elimizden geldiği kadar isteklerimizi üzerine basa basa yineledik. 2013 bütçesinde, Tavşanlı’nın da yer alması konusunda umudum var. Spor bakanlığının belirli planları vardır. Bu planlar dahilinde hareket ediyorlar. Aslında bakanlık, neredeyse hiçbiryere stat yapmıyor. Yapılan yeni statlar, TOKİ tarafından yapılıyor. Stat konusunda muzdarip olan tek yer de değiliz. En basitinden, Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Akhisar Belediyespor’un da stadı yok ve maçlarını, Manisa’da oynuyor. Her takıma hemen imkan sağlanamıyor. 

 

Tavşanlı’da, sıfırdan stat yaptırmak pek mümkün gözükmüyor. Ancak mevcut stadyum, iyileştirilebilir. Yalnız, portatif tribünlerin olduğu tarafta, kamulaştırma sorunlarımız var. Çözülürse; stat, o taraftan genişletilecek. Hatta yeni tribün yapılması söz konusu olursa, stadın yönünün değiştirilmesi gibi bir proje de var. Şimdiki yeni kale arkası tribün, o zaman açık tribün olmuş olacak. Böylece yeni alan kazanılabilir ama teknik incelemeye bağlıdır. 

 

Yeni bir stat projesi ise Kütahya ile Tavşanlı’nın ortak olarak kullanabileceği, iki yerleşim biriminin ararsında yer alacak bir stat için olabilir. 

 

NM: Futboldan elde edilecek bir gelir veya popülarite olacaksa, bunun, o yerleşim birimine ait olması gerektiğini düşünenlerdenim. Bahsettiğiniz stat, Yoncalı’ya yapılırsa, o bölgenin kalkınmasıyla ilişkili bir iş gerçekleşmiş olur. Maalesef Tavşanlı olarak sorunumuz, futboldan elde edilebilecek artıları, ekonomik anlamda yakalayamamaktır. 

 

VK: Şunu yineleyeyim. Tavşanlı Ada Stadı, mutlaka restore edilmeli ve Linyitspor’a, Linyitspor seyircisine layık hale getirilmelidir. Karşılaşmalar, Ada’da oynanmalıdır. PTT 1. Lig’de oynayan bir takım, bir yerleşim birimi için çok önemli bir tanıtım aracıdır. Bugün, Linyitspor’un Kütahya için sağladığı tanıtımı, farklı reklamlarla sağlamak, çok ama çok zordur. Yoncalı’ya, büyük bir termal kent projemiz vardır. Yoncalı’ya veya Kütahya’nın hemen dışına yeni bir stat yapılır, Ada Stadı’da restore edilir; o gün gelir, durum, o zaman yeniden masaya yatırılır. Tavşanlı halkının çıkarına ne geliyorsa, o gün gelince bunu konuşuruz. Ancak şu da bir gerçek ki Linyitspor, Tavşanlı’dan yeterli katkıyı alamıyor. Güvenlik nedeniyle rakip seyirciler, ilçede dolaşamıyor. Kaldı ki bir pazar günü para harcanabilecek ortamlar da Tavşanlı’da çok azdır. Tercih edilmeyen bir merkez otelimiz var. İnsanlar, gelip kalmıyorlar. Bunları düzeltmenin yolarına bakmamız gerekiyor.

 

NM: Rakip taraftar demişken; son iki sezondur, Karşıyaka taraftarı, Tavşanlı’da hoş olmayan işlere imza attı. Özellikle bu sezon çıkan olaylarda, cana kasta kadar vardı. Bu olaylar neticesinde de bazı seyirciler ceza aldı. Yorumunuz nedir?

 

VK: Linyitspor seyircisi, her zaman takımını desteklemek istiyor. Karşıyaka maçında ben de vardım. Bazı önlemler alınmıştı. Sırf, bir önceki sezonda çıkan olaylar yüzünden bu durum İzmir’de nasıldır diye Karşıyaka deplasmanına gitmiştim ve orada çıkan önemli bir sorun olmamıştı.

 

NM: Ama oradaki statta, ev sahibi taraftarlar, rakip taraftarları neredeyse görmüyor. Giriş esnasında iki taraftar grubunun karşı karşıya gelmesi neredeyse mümkün değildir. Bizdeki sıkıntılardan birisi de Ada Stadı’na giden taraftarlarımız, rakip taraftarların tam önünden geçerek kendi tribünlerine ulaşıyorlar. Bu da olay çıkmasına ortam sağlayabiliyor. 

 

VK: İşte bu sorun, stadın altyapı eksiklinden kaynaklanıyor. Evet, güvenlik sorunu oluşuyor. Gidecek başka yol yok. Mecburen bizim seyircilerimiz, rakip seyircilerin önünden geçiyor. Karşıyaka maçında, belirli bir seyirci grubu geri gönderildi ve stada alınmadı. Ancak gelen seyirciler içinde alkolü olanlar varmış. Emniyet müdürümüze şişe atıldı ve kafasından ciddi şekilde yaralandı. Burada bir emniyet zaafı olduğu aşikardır. Tabii böyle bir topluluğa karşı önlem almak çok da kolay bir şey değildi. İçeriye giren şişeler veya kesici aletler ise elbette kabul edilebilir değildir. Bu konuyu, emniyet birimlerimizle de konuştuk. 

 

Maç esnasında önemli sorunlar çıkmadı ama maç sonunda üzücü olaylar yaşandı. Futbolda şiddet, tasvip edilemez bir durumdur.  Çıkan olaylar sonucunda, futbolda şiddet yasasından dolayı bazı takipler başladı. Yaralamalı olaylar olmasaydı, belki olaylar unutulabilirdi. Ancak kamu görevlileri yaralandı ve olay kamu davasına döndü. Bazı kişilerin para cezaları iptal edildi ama kamu davasında yer alanların cezalarını çekmesi gerekmektedir. Kanunlarımız, bunu söylüyor. Tavşanlı’da kamu davasına maruz kalanlar varsa, aynı biçimde Karşıyakalı taraftarlar da kamu davasıyla yargılanıyorlar ve bu işlemler de İzmir’de gerçekleştiriliyor. Konuyu, takip ediyoruz. Kamu davası dışında, emniyet müdürümüz de şikayetçi oldu. Bu da işin, başka bir boyutudur. (Devam edecek)

 


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz